

Kanada Başbakanı Mark Carney, son zamanlarda önemli bir tartışma ve gerginlik yaratan Grönland konusuyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Carney, kişisel X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Grönland'ın geleceğinin sadece Grönland ve Danimarka tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Ülkesinin egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkelerine vurgu yapan Carney, “Grönland'ın geleceği yalnızca Grönland ve Danimarka tarafından belirlenebilir” diye belirtti.
Arktik'in güvenliğinin hayati bir öneme sahip olduğunu kaydeden Carney, bu güvenliğin en etkili şekilde NATO bünyesinde işbirliği ile sağlanabileceğine dikkat çekti.
Kanada ordusunu güçlendirmek ve yatırımları artırarak Arktik'in güvenliğine katkıda bulunacaklarını belirten Carney, “Bu kritik bölgeyi korumak için müttefiklerimizle işbirliğine devam edeceğiz” dedi.
TRUMP NE DEMİŞTİ?
Eski ABD Başkanı Trump, ülkesinin “ulusal güvenlik amacıyla Grönland'a ihtiyacı olduğunu” ve bunun “inşa edilen Altın Kubbe için hayati önem taşıdığını” ileri sürmüştü.
Washington'da bir araya gelen ABD, Danimarka ve Grönland dışişleri bakanlarının gerçekleştirdiği görüşmeler sonrası temel anlaşmazlıkların sürdüğü ifade edilmiş, ABD'nin Grönland'ı “ele geçirme arzusunun açık” olduğu belirtilmişti.
Danimarka Krallığı'na bağlı özerk bölge Grönland, daha önce ABD'nin sunduğu egemenliğin devredilmesi teklifini reddetmişti.
Danimarka, son dönemde müttefikleriyle birlikte bölgedeki askeri işbirliğini artırma çağrısında bulunmuştu. Bu çerçevede Avrupa ülkeleri, küçük askeri birlikler ve subaylar göndereceklerini duyurmuştu.
Trump, Grönland ile ilgili tartışmalarda dünya barışının tehdit altında olduğunu savunarak, Grönland'ı satın almaya karşı çıktıkları gerekçesiyle Danimarka, Norveç, İsveç, Fransa, Almanya, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya'ya gümrük vergileri getireceğini açıklamıştı.
Grönland'a giden bu 8 Avrupa ülkesi için 1 Şubat 2026'dan itibaren yüzde 10 gümrük vergisi uygulanacağını, 1 Haziran 2026'dan sonra vergi oranının yüzde 25'e çıkacağını belirten Trump, Grönland'ın tamamen ve eksiksiz olarak satın alınması konusunda bir anlaşmaya varılana kadar bu oranların geçerli kalacağını bildirmişti.


