

Bodrum'a içme suyu temin eden Mumcular ve Geyik barajları, geçtiğimiz kasım ayında ölü hacim seviyelerine ulaştı.
Bu süreçte etkili olan yağışlar, barajların doluluk oranını önemli ölçüde artırmaya yetmedi. Mumcular Barajı'nın doluluk oranı yüzde 7 seviyelerinde kalırken, Geyik Barajı'nda bu oran yüzde 28 civarında seyretti.

'Barajları Doldurmak Artık Mümkün Gözükmüyor'
MSKÜ Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, “Ocak ayının ortasına geldiğimiz halde, düşen yağışlar Bodrum barajlarını doldurmakta etkili olamadı. Mumcular Barajı'nın doluluk oranı şu anda yüzde 7 civarında. Geçtiğimiz yıl bu oran yüzde 28’lerdeydi. Geyik Barajı’ndaki doluluk oranı ise yüzde 28 civarında, geçen yıl ise bu oran yüzde 45’ler seviyesindeydi. Maalesef, barajları doldurmak artık pek mümkün görünmüyor” şeklinde konuştu.

'Musluklardan Su İçmek 35 Yıl İçinde Sadece Bir Hayal Olabilir'
Doç. Dr. Özçelik, “Bu bölge için yıllık toplam yağış miktarının yüzde 80'inin şubat ayının sonuna kadar gerçekleştiğini göz önünde bulundurursak, şubat ayında alacağımız yağışlar son derece kritik. Bu tarihten sonra tek umudumuz, bahar aylarındaki kısa süreli yağışların baraj haznelerine ulaşabilmesi. Geliştirilen alternatifler arasında olumlu bir gelişme görünmüyor. Deniz suyu arıtma proje ise gündemde, ancak arıtılacak su miktarı, arıtma maliyeti ve elde edilecek su kalitesi açısından bu sadece bir sigorta niteliğinde bir çözüm olabilir. Bodrum'daki su kalitesi oldukça düşük ve deniz suyu temin edilmesi durumunda, 35 yıl içinde musluklardan su içmenin hayal olabileceğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

'Başka Güvenilir Bir Alternatif Kaynak Yok'
Yer altı sularında aşırı çekim olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Özçelik, “Her iki baraj uzun süre kuru kaldığı için su ve kanalizasyon idaresi, kente su sağlamak adına yer altı sularını kullanıyor. Ancak yer altı sularında da ciddi bir aşırı çekim söz konusu. Bakanlık yetkililerinin yer altı sularının denetimli çekimi konusunda önlem alması gerekiyor. Önümüzdeki yıllarda kuraklık etkilerinin devam etme olasılığı var. Yer altı suları bizim için gelecekteki sigortamız. Bu suların kalıcı olarak çekilmesi durumunda başvurabileceğimiz başka güvenilir bir alternatif kaynak yok” sözleriyle durumu özetledi.


