

CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç, basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak, İzmir'deki CHP'li belediyelerin çalışmalarının merkezi hükümet ve AKP'li siyasetçiler tarafından bürokratik müdahalelerle engellendiğini açıkladı.
Güç, Körfez kirliliği konusunda İZSU ve İZDENİZ'in gösterdiği çabaların önemine dikkat çekerken, Gediz Nehri’nde yaşanan kirliliğin denetlenmesi ve İzmir'e yönelik yatırımlar için merkezi hükümete çağrıda bulundu.
İzmir'de CHP Yerel Yönetimlerden ve Dirençli Kentlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek ile CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin'in katılımıyla bir toplantı yapılacağını belirten Güç, önümüzdeki haftalarda bu süreci değerlendireceklerini ifade etti. Güç, şunları ekledi:
“Gökan Zeybek ve Ensar Aytekin ile birlikte önümüzdeki günlerde bir toplantı gerçekleştireceğiz. Bu genel süreci gözden geçireceğiz. AKP'li siyasetçilerin belediyeler üzerindeki baskılarını ve Ankara'da yapılan engellemeleri değerlendireceğiz.
Gerçekten ciddi çalışmalar yapılmaya çalışılıyor. İzinler alınmaya çalışılıyor, ancak İzmir milletvekilleri ve il başkanı durumları engellemeye çalışıyor.
Bu sorunları halkımız için çözüme kavuşturmaya çalışıyoruz. Ancak sürekli bürokrasiye müdahale eden bir siyasi anlayış ile karşı karşıyayız.
Onların yaptığı hiçbir şey yok ama CHP’li belediyeler hizmet sunmaya gayret ederken, engelleniyor. Biz burada engelleniyoruz değil, çalışıyoruz. Fakat daha fazlası için bürokrasinin hareketlenmesi gerekli.
Ayrıca, AKP'li İzmir milletvekillerinin ve genel sekreterinin, bu konuda daha İzmirli bir anlayış benimsemesi gerekiyor. Sürekli 'şunu yapmıyorsunuz, bunu neden yapmıyorsunuz' diyerek ilerleme kaydedemeyiz.
Önce İzmir'e hangi yatırımları yaptığınızı açıklayın. İktidar partisisiniz. Hayatı boyunca sadece belediyeyi eleştiren bir siyasi anlayış sürdürülebilir mi?
İzmir'deki AKP siyasetçilerinin anlayışlarının değişmesi gerektiğine inanıyoruz. Gelecek dönemde bu konuyu ele alacak bir istişare toplantısı yapacağız; aksine belediyelere herhangi bir müdahale söz konusu değil. Konu bu kadar basit.”
'Devlet Memurları Baskı Altına Alınıyor'
Belediyelere yönelik operasyon iddialarıyla ilgili Güç, şu ifadeleri kullandı:
“Böyle bir şey duyuyoruz ama kesin bir bilgiye sahip değiliz. Bu konuyu hukuka ve yargıya bırakmak lazım. Ancak duyduğumuz şeylerin, doğru olup olmadığını merak ediyoruz.
Belediyelere sürekli büyük bir baskı uygulanıyor. Bu haberlerin çıkmasının nedeni; belediyelerdeki bürokrasiyi sıkılaştırmak. Belediyeler kamu kuruluşlarıdır ve burada çalışmakta olan devlet memurları baskı altında tutulmaya çalışılıyor.
Bu tür haberlerin, belediyelerin işleyişini yavaşlatma amacı taşıdığını düşünüyoruz. Bu nedenle bu haberleri önemsemiyoruz ama bu durum belediye içinde sorunlar oluşturuyor.
'Yarın Bundan Hesap Veremezsiniz'
Güç, ilçe başkanlarıyla yaptığı toplantıda İZSU ve İZDENİZ’in gerçekleştirdiği sunumlarla ilgili şunları söyledi:
“Körfez kirliliği ile ilgili İZDENİZ ve İZSU’nun yaptığı çalışmalara ilişkin bir açıklama bulunuyor. Bunları toplumla paylaşmamız gerekiyor. İZSU ve İZDENİZ ciddi bir çaba sarf ediyor, ancak merkezi yönetimden yeterli destek görmüyoruz.
Sadece 'yapamıyorsunuz' algısı yaratmaya çalışıyorlar ve kendi görevlerini yapmıyorlar. Gediz Nehri şu anda üçüncü dereceden kirlilik seviyesine ulaşmış durumda. Menemen Ovası'na ve İzmir Körfezi'ne ulaşan bir sorun var. Üçüncü seviye, kirlenmiş su demektir.
Kirli suyun İzmir'e, Menemen Ovası'na ya da Körfez'e ne faydası var? Gediz'in acilen denetlenmesi gerekiyor. Birçok organize sanayi, arıtma yapmadan bu suya deşarj gerçekleştiriyor.
İzmir dışındaki pek çok köyde de benzer şekilde, Gediz Nehri'ne arıtma olmadan deşarj yapıldığını biliyoruz. İlgili teknik ve akademik raporlar açıklandı. Ancak, 'Körfezi kirli tutup İzmir Büyükşehir Belediyesi'ni eleştirelim' gibi bir yaklaşım benimsendiğini fark ediyoruz.
İzmir'de yaşayan herkes, yarın bunun hesabını veremez. Teknik anlamda bir yıl sonra, beş yıl sonra ya da on yıl sonra İZSU'nun ve İZDENİZ'in yaptığı çalışmalar belgelendiğinde, utanacak bir durumları olmasın.
'Katkıda Bulunun'
Bu nedenle İzmir kentine siyasi bakış açınızdan uzaklaşmanızı rica ediyoruz. İzmir'e İzmirli olarak bakın ve Körfez temizliği, çöp tesisi, katı atık yakma tesisi ve kara yollarının inşası gibi konularda lütfen destek olun. 2026 bütçesinde bu konular yok.
2027 bütçesinde ise, lütfen bu konuları ele alarak İzmir milletvekili gibi davranarak çözümler sunun ve bütçe ayırın.
Sadece İzmir'de oturup eleştirerek yapılan bir siyasetin, İzmirli ve ulusa hiçbir faydası yok. Amacımız, parti içindeki bilgi akışını sağlamak. Hem örgütümüzü hem de üyelerimizi bilgilendirerek neler yapacağımızı belirleyeceğiz ve üç ayda bir toplantı yaparak bilgilendirme sürecimizi sürdüreceğiz.
'Aşırı Derecede Umutluyuz'
Güç, CHP Genel Merkezi'ndeki görüşmelerine de değinerek şunları kaydetti:
“Genel merkezimizde müthiş bir motivasyon var. Sağ olsunlar, bu durumu yaratan Genel Başkanımız ve genel merkez yöneticileri tarafından destekleniyoruz. Aşırı derecede umutluyuz. Bu umudu halkta da görüyoruz. Halkın bize karşı büyük bir beklentisi var.
Bu beklenti bize ağır bir sorumluluk yüklüyor. Bu sorumluluğu yerine getirerek iktidara gelmek istiyoruz ve Türkiye'yi daha iyi bir konuma getireceğiz. Türkiye Cumhuriyeti köklü bir devlettir; burası bir aile devleti değildir.
Milletimizin kaygılarını dikkate alarak, burada bir devlet yapısı ve aklı olduğunu unutmamalıyız. Seçimler olacak, geçecek ve ekonomi hızla düzelecektir. Ülke hakkında olumsuz düşüncelere kapılmamanız gerekiyor.”


