reklam
reklam
DOLAR 43,8637 % 0.04
EURO 51,8047 % 0.26
STERLIN 59,4135 % 0.31
FRANG 56,7461 % 0.14
ALTIN 7.323,93 % 0,61
BITCOIN 67.450,42 4.876
reklam

15 Bin Kadına Soruldu: Doğum İzni 60 Hafta Olmalı

Yayınlanma Tarihi : Google News
15 Bin Kadına Soruldu: Doğum İzni 60 Hafta Olmalı
reklam

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen), çalışma yaşamındaki zorlukların nüfus artış hızındaki düşüşe etkisini incelemek ve alınması gereken önlemleri belirlemek amacıyla 15 bin 44 kadın eğitim çalışanının katılımıyla geniş kapsamlı bir saha araştırması düzenledi. Araştırmanın sonuçları açıklandı.

Yapılan araştırmada, kadın eğitim çalışanlarının doğum izni süresinin 1 yıla çıkarılması, süt izni süresinin uzatılması, yarım zamanlı çalışmada özlük haklarının korunması, babalık izninin artırılması ve haftalık çalışma süresinin 32 saate indirilmesi gibi talepleri yer aldı.

“Doğum İzni Uzatılmalı, Yarım Zamanlı Çalışmada Hak Kaybı Olmamalı”

Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadın Komisyonu ve Eğitim-Bir-Sen Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM) tarafından yürütülen ‘Türkiye’de Eğitim Alanında Çalışan Kadın Kamu Görevlilerinin Analık Haklarına Yönelik Beklentileri Saha Araştırması-1: Doğum İzni ve Esnek Çalışma Modelleri’, 15 bin 44 kadın eğitim çalışanının katılımıyla 2025 yılı aralık ayı içinde Türkiye’nin 81 ilinde gerçekleştirildi. Kadın kamu görevlilerinin doğum izni süresinin uzatılması ve süt izni beklentileri araştırmada öne çıktı.

Katılımcılar, yarım zamanlı çalışma ile ilgili özlük haklarındaki kayıplardan duydukları rahatsızlığı dile getirirken, tam istihdam ve güvenli esnek çalışma modellerinin geliştirilmesi gerektiğine de vurgu yaptılar.

Araştırmanın ilk aşamasında, eğitim alanında görev yapan kadın kamu görevlilerine doğum izni ile yarım zamanlı ve esnek çalışma modellerine yönelik beklentileri soruldu. Katılımcıların yanıtları, çalışma hayatındaki zorlukların nüfus artış hızındaki düşüşe etkisini ve analık haklarıyla ilgili beklentileri ortaya çıkararak politika yapıcılar için kapsamlı veriler sundu.

Araştırmaya Millî Eğitim Bakanlığı’nda görevli öğretmenler, kurum yöneticileri ve idari personel ile yükseköğretim kurumlarında görev yapan akademik ve idari personel katıldı. Katılımcılar tamamen kadın eğitim çalışanlarıydı.

Sonuçlara göre, katılımcıların yüzde 97,1’i mevcut doğum izni süresinin yetersiz olduğunu belirtirken, yüzde 93,1’i doğum sonrası izin süresinin artırılması gerektiğine dikkat çekti. Yüzde 90,8’i ise doğum izninin (mevcut 16 hafta) 60 haftaya çıkarılmasının şart olduğunu belirtti. Yaklaşık üçte iki (yüzde 70,9) katılımcı, doğum izni sonrası işe dönüş süreçlerinin daha iyi desteklenmesi gerektiğini ifade ederken, yüzde 81,4’ü doğum izninin aile ve iş yaşamı dengesini sağlamada önemli bir işlev gördüğünü vurguladı.

Katılımcılardan yüzde 95,8’i yarım zamanlı çalışmada özlük haklarının korunması gerektiğini dile getirdi. Araştırmaya katılan kadın eğitim çalışanlarının yüzde 91,8’i mevcut yarım zamanlı çalışma uygulamalarının kapsamının genişletilmesini istedi. Bu durum, her 10 katılımcıdan 9'unun yarım zamanlı çalışma kapsamının genişletilmesi konusunda hemfikir olduğunu gösteriyor. Esnek çalışma modellerine yönelik bulgular da ortaya konulan araştırmada, katılımcıların yüzde 94,8’i esnek çalışma modellerinin kadınların iş verimliliğini artırdığı yönünde görüş belirtti. Çocuk sayısına göre çalışma saatlerinin düzenlenmesi ve kadın kamu görevlileri için haftalık çalışma süresinin 32 saate düşürülmesi gerektiği de ifade edildi.

Bu araştırma, kadın eğitim çalışanlarının mevcut doğum izni uygulamalarına yönelik yaygın ve güçlü bir memnuniyetsizlik içinde olduğunu ortaya koydu. Doğum izni süresinin ve uygulama biçiminin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine işaret eden araştırmada, “Kadın eğitim çalışanlarının beklentileri, doğum izni politikalarının yalnızca yasal bir düzenleme alanı değil; kadın emeğinin korunması, annelik haklarının güvence altına alınması, iş-aile uyumunun güçlendirilmesi ve kamuda nitelikli insan kaynağının sürdürülebilirliği açısından stratejik bir politika alanı olduğunu göstermektedir” denildi.

‘Bu Araştırma Sahadan Gelen Bir Uyarı Olarak Görülmeli’

Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın, araştırma sonuçlarıyla ilgili basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Aydın, “Türkiye, uzun süredir sessiz ama derin bir demografik dönüşümün içerisinde. Nüfus yaşlanıyor, doğurganlık oranları düşüyor, genç nüfus azalıyor. Bu durumu yalnızca demografik bir veri olarak değil, çalışma hayatıyla doğrudan ilişkilendirilmesi gereken bir sonuç olarak değerlendirmeliyiz. Kadınların neden doğum ertelediği, neden çocuk sahibi olmaktan çekindiği gibi soruları yanıtlayarak, kadınların kendi deneyimlerinden yola çıkarak veri elde ettik. Görülen sonuç oldukça çarpıcı. Doğum oranlarının düşüşü ile çalışma hayatının anneliğe ne kadar destek sunduğu da dikkate alınmalıdır” dedi.

Aydın, araştırmaya katılan kadınların yüzde 97’sinin mevcut doğum izni süresini yetersiz bulduğunu aktararak, “Bu oran, neredeyse tam bir mutabakatla yaygın bir memnuniyetsizliği ortaya koymaktadır. Kadınlar açıkça 'Anne olmak istiyorum ama çalışma hayatı buna izin vermiyor, mevcut şartlar altında annelik sürdürülebilir değil' diyor” şeklinde yorum yaptı.

“Doğum İzni 60 Haftaya Yükseltilmeli”

Aydın, katılımcıların yüzde 93’ünün doğum sonrası izin süresinin artırılmasını gerekli gördüğünü ifade ederek, “Yüzde 90’ı doğum izninin doğumdan önce 8, doğum sonrası ise 52 hafta olmak üzere toplamda 60 haftaya çıkarılmasını talep ediyor. Bu sonuç bir ayrıcalık değil, kadınların hem anne hem de çalışan olabilme talebini ifade ediyor. Mevcut doğum izni süreleri, kadınların doğum sonrası fiziksel iyileşme sürecini, bebeğin gelişimini ve annenin psikolojik uyum sürecini destekleyecek kadar yeterli değildir. Kadınlar, doğumdan kısa bir süre sonra işine dönebilmek zorunda kalmakta ve vicdani yükleriyle yalnız başlarına baş etmek zorundadırlar” dedi.

Kadın kamu görevlilerinin doğum sonrası ekonomik sıkıntılarını azaltacak, ‘anne olmanın mali yük getirdiği’ kaygısını ortadan kaldıracak ve nüfus artışını destekleyen bir perspektifle doğum sonrası iznin 16 haftadan 60 haftaya çıkarılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, babaların da babalık izinlerinin artırılması gerektiği ifade edildi.

Aydın, araştırmalarının yalnızca izin sürelerine değil, aynı zamanda doğum sonrası işe dönüş süreçlerine de ışık tuttuğunu belirtti. Katılımcıların yüzde 70’inin, doğum izni sonrası işe dönüşte yeterli destek görmediklerini belirttiklerini söyledi ve ekledi: “Kadınlar doğumdan sonra aynı tempoyla, aynı beklentiyle çalışmaya zorlanmaktadır. Bu durum, doğum izninin sadece bir süre meselesi olmadığını; aynı zamanda kadınların çalışma yaşamında kalıcılığını etkileyen yapısal bir problem olduğunu gösteriyor.”

‘Haftalık Çalışma Süresi 32 Saate Düşürülmelidir’

Aydın, devamında, “Kadınlar, doğum ve süt izin süresinin anne sağlığı, bebeğin gelişimi ve aile bütünlüğü açısından yetersiz bulunduğunu vurguluyor. Araştırmamız, kadınların yüzde 81'inin doğum izninin iş ve aile hayatı dengesini kolaylaştırdığını ortaya koyuyor. Yani iyi planlanmış, yeterli ve güvence altına alınmış annelik hakları, kadınların verimliliğini artırmakta; aksine çalışma hayatını güçlendiren temel bir faktördür” dedi.

Aydın ayrıca, doğum izni politikalarının yalnızca yasal bir düzenleme olmadığını, kadının emeğinin korunması, annelik haklarının güvence altına alınması ve nitelikli insan kaynağının sürdürülebilirliği açısından önemli bir alan olduğuna dikkat çekti. Araştırmalarında, yarım zamanlı ve esnek çalışma modellerine dair verilerin de çarpıcı olduğunu belirtilerek, “Katılımcıların yüzde 92’si yarım zamanlı çalışmanın kapsamının genişletilmesini, yüzde 96’sı ise bu süreçte özlük ve sosyal haklarının korunmasını istemektedir” dedi.

Aydın, “Kadınlar esnek çalışma talep ediyor ama hak kaybı yaşamadan, güvenceli istihdamdan vazgeçmeden çalışmak istiyor. Haftalık 4 gün çalışma modeli dünya genelinde birçok ülkede uygulanıyor; bu modelin Türkiye'de de değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Çocuk sayısına göre çalışma saatleri yeniden düzenlenmeli; kadın kamu görevlileri için haftalık çalışma süresi 32 saate düşürülmelidir” dedi.

‘Annelik Sürecini Merkeze Alan Bütüncül Düzenlemeler Hayata Geçirilmeli’

Aydın, kadın komisyonu olarak araştırmanın sonuçlarını değerlendirerek şunları söyledi: “Analık hakları, nüfus politikalarından istihdam stratejilerine kadar uzanan stratejik bir konu. Çalışma hayatı aile hayatı ile uyumlu hale getirilmeden doğum oranlarındaki düşüşün üstesinden gelinemez. Doğum ve süt izni süreleri uzatılmalı, işe dönüş süreçlerini desteklemeli ve güvence altına alınmış esnek çalışma modelleri geliştirilmelidir. Kadınlar çalışmak, annelik de yapmak istiyor; ama bu iki durum arasında bir tercih yapmak zorunda kalmamalıdırlar. Bu araştırma, sahadan gelen güçlü bir uyarıdır. Hem bizler hem de politika yapıcılar, kadın kamu görevlilerinin sesi olmaya devam edeceğiz.”

reklam

YORUM YAP