

Çin bankalarının Körfez bölgesine verdiği kredilerde tarihi bir artış yaşandı.
Bloomberg verilerine göre, 2025'te söz konusu kredilerin yaklaşık üç kat artarak 15,7 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu rakam, karşılıklı kredileri kapsamamakta olup, finansmanın büyük çoğunluğu Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) yönelmektedir.
Aynı dönemde, ABD, İngiltere ve Euro Bölgesi bankaları tarafından Körfez ülkelerine sağlanan toplam kredi miktarı ise 4,6 milyar dolar seviyesinde kalmıştır. Bu durum, Çin finans kuruluşlarının bölgedeki kredi hacminde Batılı bankaların önüne geçtiğini göstermektedir.
YUAN CİNSİ FİNANSMANDA ARTIŞ
Çin'in finansal etkisi yalnızca kredilerle sınırlı kalmadı. Suudi Arabistan, bu yıl gerçekleştirdiği 11,5 milyar dolarlık dolar tahvil ihracında Çinli büyük bankaları da önemli aracı kurumlar olarak konumlandırdı.
Körfez ülkeleri artık Çin yuanı cinsinden finansman seçeneklerini de değerlendirmeye başladı. BAE'yi oluşturan emirliklerden biri, geçen yıl ilk kez 1,78 milyar yuan (yaklaşık 255 milyon dolar) tutarında bir sendikasyon kredisi sağladı. Suudi Ulusal Bankası ve Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC), “dim sum” tahvillerini değerlendirirken, Arab Energy Fund'ın da 10 milyar yuana kadar “panda tahvili” ihraç etme planları bulunmaktadır.
Dim sum tahvilleri Çin dışında, panda tahvilleri ise Çin içinde yuan cinsinden ihraç edilmektedir.
JEOPOLİTİK VE EKONOMİK YAKINLAŞMA
Uzmanlar, Çin ile Körfez ülkeleri arasındaki yakınlaşmanın hem jeopolitik hem de ekonomik dinamiklerden kaynaklandığını belirtiyor. ABD ile artan rekabet sonucunda Çin bankaları, Amerikan pazarından uzaklaşarak yeni coğrafyalarda büyümeyi hedeflemektedir. Aynı zamanda, Körfez'de faaliyet gösteren Çinli şirketlerin finansman talepleri bu durumu hızlandırmaktadır.
Dubai merkezli Gatehouse Advisory Partners’ın kıdemli danışmanı Vasuki Shastry, bu durumu “karşılıklı çıkar evliliği” olarak nitelendirirken, Körfez ülkelerinin Çin'den öğrenmek ve sermayeye erişim sağlamak istediğini vurguladı.
SUUDİ ARABİSTAN VE BAE’NİN DÖNÜŞÜM PLANI
Suudi Arabistan, düşük petrol fiyatları nedeniyle bütçesinde açık vermemek adına 2 trilyon dolarlık ekonomik dönüşüm planını finanse etmek için yeni nakit kaynaklara ihtiyaç duymaktadır. BAE ise yapay zekâ alanında küresel bir merkez olmayı hedefleyerek altyapı yatırımlarını artırmaya devam etmektedir.
Ancak, her iki ülkenin de yapay zekâ ve savunma gibi kritik sektörlerde Çin bankalarına temkinli bir yaklaşım sergilediği belirtiliyor. Washington ile ilişkilerin sürdürülmesi, özellikle ileri teknoloji ve savunma anlaşmaları açısından oldukça önemlidir.
TİCARET HACMİ BATILI ORTAKLARI GERİDE BIRAKTI
Çin'in Körfez'deki finansal varlığı, ticaret alanındaki büyümeyle paralel bir şekilde artış göstermektedir. 2024'te Çin'in 257 milyar dolarlık bir ticaret hacmiyle Körfez'in en büyük ticaret ortağı haline gelmesi beklenmektedir. Asia House’un tahminlerine göre, bu rakam 2028'de 375 milyar dolara yükselebilir.
ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan gümrük tarifeleri sonrası küresel ticarette yaşanan dönüşüm, Çin'in Körfez ülkelerine yönelimini de hızlandırmıştır. Suudi Arabistan'ın petrol fiyatlarını düşürmesinin ardından Çin, bölgeden petrol alımlarını artırmaya başlamıştır.
ÇİN BANKALARI İÇİN YENİ FIRSATLAR
Asya'daki benzer kredilere kıyasla Körfez piyasası, Çinli kredi kuruluşları için düşük riskli işlemlerde daha yüksek getiri sunmaktadır.
Uzmanlar, Körfez ile Çin arasındaki artan ticaret hacmi ve Çinli firmaların bölgede fabrika yatırımları yapmaya başlamasıyla finansal ilişkilerin giderek daha kalıcı ve derin hale geldiğini ifade etmektedir.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN