

Dünyanın başlıca rezerv para birimi olan dolar, siyasi belirsizlikler ve ülkelerin döviz rezervlerini çeşitlendirme eğilimleri nedeniyle küresel rezervlerden aldığı payda azalma yaşamaktadır.
Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Resmi Döviz Rezervlerinin Para Birimi Dağılımı (COFER) verilerine göre, 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla toplam küresel rezervler 13 trilyon dolara ulaşacak. Bu dönemde doların küresel döviz rezervlerindeki payı yüzde 56,92 olarak saptandı. Geçen yılın ilk çeyreğinde doların rezervlerdeki payı yüzde 58,51, ikinci çeyreğinde ise yüzde 57,08 seviyelerindeydi.
Veriler, 1999'un başında yüzde 71,19 olan doların küresel döviz rezervindeki payının zamanla önemli bir düşüş gösterdiğini gözler önüne seriyor.
Euro'nun Rezervlerdeki Payı Artış Gösterdi
Küresel rezervlerde Euro'nun payı ise geçen yıl artış gösterdi. Geçen yılın ilk çeyreğinde yüzde 19,12 olan Euro'nun payı, ikinci çeyrekte yüzde 20,24, üçüncü çeyrekte ise yüzde 20,33'e yükseldi.
Japon yeninin küresel rezervlerdeki oranı ise geçen yılın ilk çeyreğindeki yüzde 5,73 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 5,65'e gerileyip, üçüncü çeyrekte tekrar yüzde 5,82'ye tırmandı.
Çin yuanının payı, geçen yılın ilk çeyreğindeki yüzde 1,96'dan sonra ikinci çeyrekte yüzde 1,99'a yükselmiş, fakat üçüncü çeyrekte yüzde 1,93'e gerilemiştir.
Amerikan Doları Küresel Ödemelerdeki Egoistliğini Sürdürüyor
Doların rezervlerdeki payındaki düşüş, onun rezerv para birimi statüsünü ve küresel para sistemindeki merkezi rolünü nasıl etkileyebileceği ile ilgili tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Ancak yapılan analizler, küresel finansal işlemlerde dolara olan hâkimiyetin sürdüğünü göstermektedir.
ABD'nin küresel ticaretin yaklaşık yüzde 10'unu elinde bulundurmasına rağmen, dünya çapında yapılan ticaretin yarısından fazlası hala dolar cinsinden faturalanmaktadır. Enerji ödemelerinin bazıları dolar dışındaki para birimlerine kaymış olsa da, çoğu emtia hâlâ dolar üzerinden fiyatlandırılmaktadır.
Ödeme verileri, doların küresel ödemelerde en çok tercih edilen para birimi olduğunu gözler önüne koymaktadır. SWIFT verilerine göre, doların küresel ödemelerdeki payı geçen yıl aralıkta yüzde 50,49 olarak kaydedildi. Aynı dönemde Euro'nun payı yüzde 21,9, İngiliz sterlinin yüzde 6,73, Kanada dolarının yüzde 3,44, Japon yeninin yüzde 3,42 ve Çin yuanının yüzde 2,73 oldu.
Rezerv Çeşitliliği Politikasının Önemi
Geçmişte ABD Merkez Bankası (Fed) bünyesinde görev alan American Enterprise Institute (AEI) Kıdemli Uzmanı Steven Kamin, doların rezervlerdeki payının azalmasına rağmen küresel piyasalarda hâlâ baskın para birimi olmaya devam ettiğini belirtti. Bu düşüşün büyük ölçüde rezerv yöneticilerinin çeşitlendirme arayışından kaynaklandığını vurguladı.
Kamin, Kanada veya Avustralya doları gibi geleneksel olmayan para birimlerinin de rezervlere eklenmesinin, rezervlerini artıran İsviçre gibi ülkelerin dolar payının azalmış olmasının nedenleri arasında yer aldığını ifade etti. Ayrıca, rezervlerdeki payda yaşanan düşüşün doların değer kaybetmesinin bir sonucu olabileceğine dikkat çekti.
Euro, yuan ya da diğer paralardan herhangi birinin dolara alternatif olabileceğini düşünmediğini belirten Kamin, doların gelecek dönemde öngörülebilir bir süre boyunca hâkim pozisyonunu sürdürmeye devam edeceğini düşündüğünü vurguladı. Buna karşın, doların küresel para sisteminde daha dengeli ve çok kutuplu bir yapıya doğru evrileceği öngörülmektedir.
Politika Belirsizliklerinin Etkileri
Fitch Ratings ABD Ekonomik Araştırmalar Başkanı Olu Sonola da, son yıllarda doların global rezervlerdeki payındaki azalmanın birkaç faktörün bir araya gelmesiyle ilgili olduğunu ifade etti. Ancak bu durumun en temel nedenlerinin başında politika belirsizliklerinin geldiğini söyledi.
Sonola, tarifelerden kaynaklanan belirsizlikler, Grönland ile ilgili sorunlar ve Japonya’nın mali konuları gibi meselelerin de bu belirsizlikleri artırdığını belirtti. İşin ilginç yanı, dolara olan güvenin hala kaybolmadığını, bu aşamada hâlâ çok yol kat edilmesi gerektiğini belirtti.
Uzun vadeli bir perspektiften bakıldığında, doların nominal değerinin geçmiş zaman dilimlerine göre ortalama seviyelerde seyrettiğini dile getiren Sonola, devam eden politika belirsizliklerinin mevcut eğilimi uzun vadede sürdürebileceğini öne sürdü. Aynı zamanda, hiçbir para biriminin doları geçebileceği yönünde bir öngörüsü olmadığını vurguladı. ABD'deki derin hisse senedi, kredi ve tahvil piyasaları da dolara büyük destek sağladığını belirtti.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN