reklam
reklam
DOLAR 46,5149 % 0.01
EURO 53,0201 % 0.01
STERLIN 61,4967 % 0.02
FRANG 57,4826 % -0.01
ALTIN 6.143,25 % 0,00
BITCOIN 62.616,00 -2.583
reklam

Her Yıl 180 Bin Çocuk Suça Karışıyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
Her Yıl 180 Bin Çocuk Suça Karışıyor
reklam

Türkiye'de suça sürüklenen çocuk sayısı 2022'de 176 bin 128'e, 2023'te ise 177 bin 174'e ulaştı. Son 10 yıl içerisinde kaydedilen en yüksek suça yönlendirilen çocuk sayısı ise 188 bin 926 olarak 2024'te belirlendi. 2025'te bu rakam 186 bin 256 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 85 milyon nüfusun bulunduğu Türkiye'de 0-17 yaş grubundaki çocuk sayısı 21 milyon 817 bin. Bu oran, nüfusun yüzde 25,5'ini oluşturur ve her 4 kişiden birinin çocuk olduğunu gösteriyor.

Adalet Bakanlığı verileri, son yıllarda suça sürüklenen çocuk sayısında önemli bir artış gözlemlediğini ortaya koyuyor.

Verilere göre, 2015 yılında suça sürüklenen çocuk sayısı 158 bin 560, 2016'da 146 bin 737, 2017'de 145 bin 210, 2018'de 157 bin 96 ve 2019'da ise 161 bin 378 olarak kaydedildi.

Bu dönem boyunca suça sürüklenen çocuk sayısının genellikle dengede seyrettiği gözlemlenirken, 2020'de Kovid-19 pandemisinin etkisiyle çocuk suça sürüklenme oranında bir önceki yıla göre yüzde 25,8'lik bir düşüş yaşandı ve rakam 119 bin 769 oldu.

Son 10 Yılda Artış

2021'de suça karışan çocuk sayısı 134 bin 464 olarak belirlenirken, 2022'de bu oran bir önceki yıla kıyasla yüzde 31 artış göstererek 176 bin 128'e, 2023'te ise 177 bin 174'e yükseldi.

Son 10 yıl içerisinde en yüksek suça sürüklenen çocuk sayısı, 2024'te 188 bin 926 olarak kaydedilirken, 2025'te ise bir önceki yıla göre yüzde 1,4'lük bir düşüş ile 186 bin 256 oldu.

İstatistiklere göre, 2015 ile 2025 yılları arasında suça sürüklenen çocuk sayısı yüzde 17,47 oranında bir artış gösterdi.

Verilere göre, 21 milyondan fazla çocuğun yaşadığı Türkiye'de, 2025'te suça sürüklenen çocukların oranı yaklaşık yüzde 0,88’dir.

2025 yılında suça karışan çocukların en sık karşılaştıkları suç türleri arasında kasten yaralama, hırsızlık, hakaret, tehdit, mala zarar verme, konut dokunulmazlığının ihlali, yağma, uyuşturucu veya uyarıcı madde alım, bulundurma, dolandırıcılık ve cinsel istismar yer alıyor.

Artışın Nedenleri

Adalet psikolojisi alanında uzun yıllar eğitim veren avukat Cemalettin Gürler, bu istatistiklere ilişkin değerlendirmesinde Kovid-19 döneminden sonraki artışa dikkat çekti.

Bu durumu “korkunç” olarak nitelendiren Gürler, bu artışın çok sayıda faktörden kaynaklandığını ifade etti: “Sosyoekonomik, kültürel ve hukuki birçok etken bir araya gelerek suça sürüklenen çocukları oluşturuyor. Ekonomik zorluklar, medya ve hızlı para kazanma arzusu bu durumu etkiliyor. Ayrıca toplumsal farklılıklar, inançlar ve düşünce tarzları da önemli.”

Gürler, çocukları koruma kaygısıyla yapılan ceza infaz yasalarının, suç örgütlerinin elinde birer “zırh” haline geldiğini belirtti ve cezasızlık algısının toplumda önemli bir tartışma konusu olduğunu vurguladı.

'Aslanlar Gibi Yatar' Paylaşımı Yapıyorlar

Gürler, bazı davalardan örnekler vererek, “Manisa'da bir örneğim var. 18 yaşında olmaya 4 ay kalmış bir çocuk, pompalı tüfekle bir evi basıp iki kızı yaralıyor ve babayı öldürüyor. Gerekçesi ise 'Kızını seviyorum, nişanlanacak, bu yüzden yaptım' diyor. Eğer 4 ay sonra bu suçu işleseydi, müebbet alacaktı; ancak 5 yıl sonra serbest kalacak. Ailesi, cezaevindeyken sosyal medyada 'Aslanlar cezaevinde yatar' paylaşımında bulunuyor” diye konuştu.

Gürler, suç örgütlerinin çocukları kullanarak, cezaevine girdikten sonra dahi bu yapının içinde yer bulduklarını belirtti.

Çocukların cezaevinden çıkar çıkmaz havai fişekler, müzikler ve araç konvoylarıyla karşılandığını ve işledikleri suçun toplumsal bir kabul gördüğünü ifade etti. Bu durum, onları suç örgütlerine daha fazla bağladığını aktardı.

Suça sürüklenen çocukların giyim tarzlarının birbirine benzediğini belirten Gürler, bunun dışarıdan bakıldığında bir moda gibi görüldüğünü ancak aslında bir delil karartma yöntemi olduğunu kaydetti.

“Eşofmanlar Trend Değil, Delil Karartma”

Gürler, benzer görünümün çocukların bir araya geldiğinde ayırt edilmesini zorlaştırdığını ve bunun aslında bir delil karartma stratejisi olduğunu ifade etti.

Gürler, “Saçlar kısa, genellikle şişme mont ya da rahat kıyafetler giyiyorlar. Eğer bu sizin çocuğunuz değilse ayırt etmeniz çok zor. Bunun yanı sıra, motosikletle kurye işi de yaygınlaştı; bu da suç örgütlerinin kullandığı bir başka yöntem haline geldi.” dedi.

“Hasarı Tamir Etmek En Az 20 Yıl”

Mevcut adalet sisteminde “polis yakalasın, hakim tutuklasın” anlayışının yetersiz kaldığını ve yeni politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Sosyal medya ve televizyon dizilerinde getirilen mafya ve silahlı yapıların normalleştirildiğini belirtti ve çocukların bu içeriklere maruz kalmanın sağlıklı davranış geliştirmelerini imkansız hale getirdiğine dikkat çekti.

Gürler, suça sürüklenen çocuk sorunlarının çözümü için gerekli önerilerde bulundu: “Suça sebep olan kültürel ortamın kaldırılması, çocukların umut vadeden alanlarla desteklenmesi, ekonomik ve sosyal ihtiyaçların karşılanması gerekiyor. Ayrıca, aile yapısının güçlendirilmesi ve suç işleyenler için yapılan ıslah çalışmaları önem taşıyor. Bu kapsamda, hasarın onarılması için en az 10 ya da 20 yıl sürecek bir çaba gerekmektedir.”

reklam

YORUM YAP