

İspanya'da belirlenen şartlara uyan göçmenlere bir yıla kadar oturum ve çalışma izni verilmesi planı geniş bir tartışma ortamı oluşturdu.
Başbakan Pedro Sanchez, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “İspanya her şeyin önünde misafirperver bir ülkedir. Seçtiğimiz yol, onur, dayanışma ve adalet üzerine kuruludur” dedi.
Göç Bakanı Elma Saiz, 2025 sonuna kadar en az beş aydır İspanya'da yaşayan, sabıka kaydı bulunmayan ve yıl sonuna kadar iltica talebinde bulunan düzensiz göçmenlerin hızlı bir şekilde oturum izni alabileceğini belirtti. Verilecek izinlerin bir yıl geçerli olacağı, çocuklar için bu sürenin ise beş yıla kadar uzatılabileceği ifade edildi. Ayrıca, göçmenlerin 10 yıl sonra vatandaşlık başvurusu yapabilecekleri, Latin Amerika’dan gelenler ile mülteciler için bu sürenin daha kısa olabileceği aktarıldı.
Hükümet, bu politikanın insan hakları, ekonomik kalkınma ve toplumsal uyum açısından yararlı olduğunu savunuyor.
SAĞ MUHALETTEN TEPKİLER
Ancak muhalefet, plana ciddi eleştiriler yöneltti.
Ana muhalefet partisi Halk Partisi'nin lideri Alberto Nunez Feijoo, düzenlemenin kamu hizmetleri üzerindeki baskıyı artıracağını ve konut krizini daha da derinleştireceğini iddia etti.
Sağ popülist Vox partisinin lideri Santiago Abascal, bu planı “istila” olarak tanımlayarak durumu Yüksek Mahkeme’ye taşıma kararı aldıklarını açıkladı. Parti yetkilileri, bu uygulamanın İspanya’nın ulusal kimliğine tehdit oluşturduğunu ileri sürdü.
Son üç yılda İspanya'nın nüfusu, göç sayesinde 1,5 milyon artarak 48,9 milyona ulaştı. Gelenlerin yaklaşık %70'ini Latin Amerika ülkelerinden gelen göçmenler oluşturuyor. Uzmanlar, göçün ekonomik büyümeye katkıda bulunduğunu, ancak konut arzındaki darlık nedeniyle kira ve yaşam giderlerinde artış yaşandığını dile getiriyor.
Anketler, göçün konut ve işsizlikle birlikte seçmenlerin en büyük endişeleri arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Analistler, konut üretimi ve entegrasyon politikaları güçlendirilmezse, kamuoyundaki göç karşıtı eğilimlerin artabileceği konusunda uyarıda bulunuyor.


