

Danıştay’ın almış olduğu kararın ardından Rize’nin Ardeşen, Pazar ve Fındıklı ilçelerinde buluşan, yaşlı ve genç birçok atmaca tutkunu, kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasının yasaklanmasının yüzyıllardır süregelen bir kültürü yok edeceğini dile getirdi.
Atmaca geleneğinin Karadeniz kültürünün temel bir parçası olduğunu vurgulayan yurttaşlar, bu kararın yeniden değerlendirilmesini talep etti.
Fındıklı ilçesindeki Hayati Aykut Parkı'nda organize edilen etkinliğe Avcılar ve Atmacacılar Derneği başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi partilerin temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Toplanan grup, atmaca kültürünün sadece bir av geleneği değil, aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir toplumsal bağ olduğunu dile getirerek, “Bu kültür, gençlerin birbirine âşık olması kadar doğal ve değerlidir” şeklinde duygularını ifade etti.
'BİZİ BU KÜLTÜRDEN AYIRAMAZLAR'
Bir protestocu, “82 yaşındayım ve yaklaşık 70 yıldır bu kültürün içindeyim. Bu sevda çok derindir; iki kıymetli insanı ayıramadığı gibi, bizi de bu kültürden kimse ayıramaz. Bizi ancak ölüm ayırır. Yaşadığım sürece atmacacılığı bırakmayı düşünmüyorum. Mezar yerimi bile Çerge’nin, yani Tenten’in yanına ayırttım. Kültürümle yaşadım, kültürümle anılmak istiyorum” dedi.
Fındıklı Avcılar ve Atmacacılar Derneği Başkanı Hüseyin Uzunhasanoğlu, “Bizim kültürümüze yasak konulmasını kabul etmiyorum. Atmacalar göç zamanında İzmir’e, Mersin’e göndermektedir. Bunun sebebi, göç yollarına daha kolay ulaşmalarıdır. Mevsim sona erdiğinde, soğuk hava başladığında bu kuşlar burada uçamaz ve biz de onları zarar görmeden göç yollarına ulaştırırız. Bu işin ne kadar dikkatle yapıldığını herkes bilir,” ifadelerini kullandı.
“Bu yasakları koyanların da artık bilmesini isterim. Fındıklı Belediyesi ve Fındıklı Belediye Başkanına teşekkür ederim. Diğer belediyelere de örnek olması umuduyla. Basın açıklamalarımız ve mücadelemiz sürecek. Arhavi’de, Hopa’da, Ardeşen’de, Pazar’da ve Rize’de açıklamalar yapılacaktır. Yasaklar ortadan kalkana dek bu mücadelenin takipçisi olacağız. Direne direne kazanacağız.”
Bir başka yurttaş da, “Atmacanın yasaklanması, bu kültürün yok olması demektir. Şiirlerimiz, şarkılarımız, sözlü anlatımlarımız bu kültürle birlikte yaşar. Bu gelenek, yaklaşık bin yıldır süren bir ata sporudur. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan köklü bir kültürdür. Ğaço meselesi bu kültürün temel taşlarından biridir. Hafif sabunlu suyla başlar,” dedi.
“Ğaço yakalandıktan sonra atmaca tutulur. Bu yöntem, başka hiçbir kuşta yoktur. Atmacacılık insanları kenetler. Bu mesele A partisi veya B partisi meselesi değildir. Hepimiz burada kardeşiz. Derelerde balık kalmaz, denizlerde balık bitince kimse sesini çıkarmaz. Ancak atmacayı yakalayıp özgürlüğüne kavuşturmak yasaklanır. Bunu kabul etmiyoruz. Atmacalara zarar verilmemelidir. Dedelerimiz, atalarımız bu kuşla yaşamış ve bu kültürü günümüze taşımıştır.”
'BAKANLIK ONAYLADI'
Bir protestocu, “Kesinlikle bu sorunun üstesinden geleceğiz,” diyerek, “Rize Valiliği Kültür Bakanlığı'na başvurmuş ve Bakanlık, atmacacılık kültürünü korunması gereken kültürel miras olarak onaylamıştır. Elimizde Bakanlığın onaylı belgesi bulunmaktadır. Aynı zamanda UNESCO'nun somut olmayan kültürel miraslar listesinde atmacacılık kültürünün ismi de geçmektedir,” ifadelerini kullandı.
DAVA NEYDİ?
Doğa Derneği, 2021–2022 av dönemi Merkez Av Komisyonu’nun (MAK) avlanabilecek hayvanlar listesine kızıl sırtlı örümcek kuşunun eklenmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı aleyhine dava açmıştı.
Danıştay 10. Dairesi, atmacanın yakalanmasında “yem” olarak kullanılan kızıl sırtlı örümcek kuşunun avlanmasına izin veren düzenlemeyi uluslararası sözleşmelere aykırı bularak iptal etti.
Rize, Trabzon ve Artvin'deki atmaca avcıları ise “yem kuşunun” yasaklanmasının atmacacılığı uygulama açısından sona erdireceğini savunuyor.


