reklam
reklam
DOLAR 43,7339 % 0.19
EURO 51,9339 % -0.02
STERLIN 59,7357 % 0.19
FRANG 56,9699 % 0.4
ALTIN 7.075,98 % 2,56
BITCOIN 68.931,99 4.054
reklam

Merz'den Türkiye Yorumu: Kilit Rol Oynayacak

Yayınlanma Tarihi : Google News
Merz'den Türkiye Yorumu: Kilit Rol Oynayacak
reklam

Münih Güvenlik Konferansı'nın (MSC) 62. toplantısı, Almanya'nın Münih şehrinde Başbakan Friedrich Merz'in açılış konuşması ile resmi olarak başladı. Bu etkinlik, savunma, güvenlik ve dış politika konularının ele alındığı dünyanın en önemli platformlarından biri olarak kabul ediliyor.

Merz, konferansın bu yıl ki temasının yıkım sürecindeki küresel düzen olduğunu belirterek, konuşmasına Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD ile Çin'in dünya siyasetine etkisi hakkında değerlendirmelerde bulunarak başladı.

Uluslararası kurallara dayalı düzenin günümüzde var olmadığını vurgulayan Merz, “Haklar ve kurallar üzerine kurulu uluslararası düzen yıkılmanın eşiğinde. Açıkça belirtmek gerekirse, o düzen kusurlu haliyle bile artık mevcut değil” dedi.

ABD Yönetimiyle İlişkiler

Avrupa'nın değişen güç dengesinde nasıl konumlanması gerektiğine dair düşünen Merz, “Bu yeni dönemde Avrupa olarak önlemlerimizi alıyoruz. Bu aşamada, Washington yönetiminin vardığı sonuçlardan farklı sonuçlara ulaşabiliyoruz. İlk görevimiz, bu yeni gerçeği benimsemek. Bu, değiştirilemez bir gelecek kabul ettiğimiz anlamına gelmiyor. Bu dünyaya teslim olmuş değiliz. Onu şekillendirebiliriz. Bu dünyada çıkarlarımızı ve değerlerimizi koruyacağımızdan hiç kuşkum yok. Kararlı ve özgüvenli bir şekilde kendi gücümüze güvenirsek, zorlukların üstesinden gelebilir ve özgürlüğümüzü koruyabiliriz.” şeklinde konuştu.

Asla Tek Başımıza Hareket Etmeyeceğiz

Avrupa'nın yeni dönemine ilişkin değerlendirmesinde, ülkesinin ortaklıklara dayalı liderliğe “evet” dediğini belirten Merz, “Hegemonik hayallere hayır diyoruz. Almanlar olarak asla yalnız hareket etmeyeceğiz. Bu, tarihimizden aldığımız kalıcı bir derstir.” açıklamasını yaptı.

Türkiye Yorumu

Avrupa'nın entegrasyonu ve transatlantik ortaklığın özgürlüğü korumakta artık yeterli olmayacağının altını çizen Merz, “Bu, tüm kaygılarımızı paylaşmasak bile önemli kaygıları paylaşacağımız yeni ortaklara yaklaşmamızı sağlar. Böylece bağımlılıkları ve riskleri azaltırken, her iki taraf için de fırsatlar oluşturur, özgürlüğümüzü korur. Türkiye, Kanada, Japonya, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika ve Körfez ülkeleri bu konuda merkezi bir rol oynayacak. Karşılıklı saygıya dayalı, uzun vadeli bir bakış açısıyla bu ülkelerle daha yakın bir iş birliği kurmayı hedefliyoruz. Anlaşmalara güvenebileceğimiz, küresel meseleleri birlikte çözebileceğimiz ve her şeyden önce çatışmaları barışçıl bir şekilde çözebileceğimiz bir siyasi düzene ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı.

Avrupa ile ABD Arasında Derin Uçurum Meydana Geldi

Avrupa Birliği (AB) olarak güçlü, egemen bir Avrupa politikası için adımlar atıldığını hatırlatan Merz, transatlantik ilişkilere değindi.

Merz, “Avrupa ile ABD arasında derin bir uçurum oluştu. Fakat küresel görevleri yalnızca birlikte çözebiliriz. Ortaklığımızın geleceği için onu iki açıdan yeniden inşa etmeliyiz. Bu gerekçe somut olmalı, soyut olmamalıdır. Birlikte daha güçlüyüz, Avrupalılar NATO'ya duyulan güvenin kıymetini biliyorlar. Büyük güçlerin çağında, ABD de bu güvene ihtiyaç duymaktadır. Tek başlarına hareket ettiklerinde, hatta kendileri dahi güçlerinin sınırlarına ulaşmaktadır. En azından Pentagon'daki stratejistler bunun farkında görünüyor. NATO, sadece bizim değil, sevgili Amerikalı dostlarımız için de bir rekabet avantajıdır. Tüm zamanların en güçlü ittifakı, bunun ne kadar değerli olduğunun tamamen bilincindedir.” dedi.

ABD'ye Seslendi: Güveni Birlikte Yenilemeliyiz

Merz, Almanca yaptığı konuşmasını İngilizce devam ettirerek, salondaki ABD heyetine hitap etti. Merz, “Üç nesildir müttefikler, ortaklar ve dostlar arasındaki güven, NATO'yu tüm zamanların en güçlü ittifakı haline getirdi. Avrupa bunun değerini derinden bilmektedir. Büyük güç rekabeti çağında, ABD bile tek başına hareket edecek kadar güçlü değildir. NATO, sadece Avrupa'nın değil, aynı zamanda ABD'nin avantajıdır. Bunun için çağrımız şudur: Transatlantik güveni birlikte yenileyip canlandırmalıyız. Avrupa kendi üzerine düşeni yerine getiriyor.” ifadelerini kullandı.

reklam

YORUM YAP