reklam
reklam
DOLAR 45,5871 % 0.13
EURO 52,9790 % -0.05
STERLIN 60,7093 % -0.04
FRANG 57,9462 % 0.1
ALTIN 6.652,63 % 0,12
BITCOIN 76.999,99 -1.539
reklam

Yaşlı Nüfus, 25 Yıl İçinde Çocukları Geçecek

Yayınlanma Tarihi : Google News
Yaşlı Nüfus, 25 Yıl İçinde Çocukları Geçecek
reklam

Türkiye İstatistik Kurumu'nun Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 verilerine göre, Türkiye'de 65 yaş ve üstü birey sayısı 9 milyon 583 bin 59'a ulaşmış durumda.

2024 yılında 9 milyon 112 bin 298 olan 65 yaş üstü nüfus, bir yıl içinde 470 bin 761 kişi artış gösterdi. Bu yaş grubunun toplam nüfus içindeki oranı ise 0,5 puan artarak yüzde 10,6'dan yüzde 11,1'e yükseldi.

Son beş yıldaki yaşlı nüfus artışı da dikkat çekici. 2021'de 8 milyon 245 bin 124 kişinin 65 yaş üstünde olduğu kayıtlara geçti; böylece beş yıl içinde bu kişi sayısı 1 milyon 337 bin 935 artış gösterdi.

Ortalama Yaş 35'e Yaklaşıyor

Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmet Koç, Türkiye'nin nüfusunun yaşlanmaya devam ettiğini ve ortanca yaşın 34,9'a ulaştığını açıkladı. Koç, “Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı yüzde 11'in üzerine çıktı. TÜİK'in nüfus projeksiyonlarına göre bu trendin devam etmesi ve 2050'de yaşlı nüfus oranının çocuk nüfus oranını geçerek yüzde 23'e çıkması bekleniyor” dedi.

Bu dönemde ortanca yaşın 44,8'e çıkması öngörülmekte. Koç, bu durumun arkasında iki temel demografik faktör bulunduğunu belirtti:

– İlk olarak, kadın başına düşen doğum sayısının son 50 yıl içinde 4,1'den 1,48'e kadar düşmesidir. İkincisi, azalan ölüm hızlarıyla paralel olarak günümüzde erkekler için yaşam beklentisinin 78, kadınlar içinse 81 yıla ulaşmasıdır. Bu iki faktör bir araya geldiğinde, Türkiye nüfusunun ortanca yaşı gelecekte de artmaya devam edecektir. Türkiye demografisindeki en büyük dönüşümlerden biri, yaşlı nüfus oranının çocuk nüfus oranını yakalaması ve geçmesi olacaktır.

Teşvik Gerekliliği

Koç, yaşlı nüfus oranının yüksek olduğu Japonya, Kore gibi ülkelerle birçok Batı Avrupa ülkesinde bu sürecin yaşandığını ve devam ettiğini belirterek, “Yaptığımız araştırmalar, doğurganlık hızının yakın gelecekte 1,4 seviyesine gerileyeceğini gösteriyor” dedi.

Demografik yaşlanmayı önlemenin en etkili yolu olarak doğum oranlarının artırılmasının gündeme geldiğini ifade eden Koç, “Bunu başarmak için çocuk ve doğum yardımı, vergi indirimleri gibi mali teşvikler ile çocuğun bebeklik ve eğitim sürecindeki ihtiyaçlarına yönelik ayni destekler sağlanmalı. Ayrıca, ebeveynler için uzun süreli ve ücretli doğum izinleri, bebekler için ücretsiz kreş hizmetleri ve anneler için doğum izni sonrası işe dönüş garantisi gibi bütünleşik politikalar geliştirilmesi gerekmektedir. Türkiye, bazı bu politikaları yakın zamanda uygulamaya sokmuş olsa da, maddi destekler ve ebeveyn izinleriyle ilgili uygulamaların Fransız ve İskandinav ülkelerindeki gibi güçlendirilmesi elzemdir” şeklinde konuştu.

Koç, Türkiye'nin aile ve nüfus politikalarını zaman içinde değerlendirerek önce doğurganlık oranlarını koruması, ardından da kademeli olarak artırması yönünde stratejilere ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

reklam

YORUM YAP