reklam
reklam
DOLAR 43,7144 % -0.04
EURO 51,8524 % -0.15
STERLIN 59,6287 % -0.16
FRANG 56,8060 % -0.27
ALTIN 7.009,14 % -0,94
BITCOIN 68.450,51 -0.96
reklam

Dert yandı: Sürdürülemez

Yayınlanma Tarihi : Google News
Dert yandı: Sürdürülemez
reklam

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından hazırlanan 'Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği' Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu tebliğ ile taksi işletmecilerine, taksimetrelerle entegre çalışan ÖKC kullanma zorunluluğu getirildi.

Mevcut taksi işletmecilerinin, yeni mali cihazları en geç 1 Eylül 2026’ya kadar temin edip kullanmaya başlamaları gerekiyor.

Düzenlemeye İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan tepki gösterdi.

Özkan, taksi esnafının vergiye karşı olmadığını ancak uygulamanın mevcut vergi sistemiyle sürdürülemeyeceğini savundu. Özkan şöyle konuştu:

“1 Eylül itibariyle Türkiye'deki bütün taksilerin taksimetrelerine ÖKC cihazı entegrasyonu kararlaştırıldı ve Resmi Gazete'de yayınlandı. Biz taksi esnafı olarak ne vergi ödemeye ne de yeniliklere karşıyız. Ancak burada hesapsız, kitapsız bir sistemin getirildiğini düşünüyoruz.”

“Biz vergi ödemenin vatandaşlık görevi olduğunu bilen bir esnaf grubuyuz. Sisteme ve yeniliklere karşı olmadığımızı nett bir şekilde belirtmek istiyorum. Beş yıldır, pandemi sürecinden beri bizim esnafımız üzerinden vergi alınmıyordu.”

“Bunu hiç kimse inkar edemez. Ancak birdenbire esnafın sıfırdan dört, beş kat vergi uygulaması ile karşılaşmasını kamuoyunun takdirine bırakıyorum. Bunun sürdürülebilir olamayacağına inanıyoruz.”

“Basit usülden deftere tabi sisteme geçmekle, muhasebe giderlerimiz yaklaşık üç, dört kat arttı. Buna ek olarak KDV ve stopaj damga vergileri gibi artı maliyetlerle karşı karşıya kaldık. Bunlara da itirazımız yok. Ancak ÖKC cihazının 1 Eylül itibariyle taksimetrelere entegrasyonu, yeni bir vergi düzenlemesi yapılmadığı takdirde taksi sektörünün sürdürülebilir olamayacağını burada tüm kamuoyuna ve taksici esnafına duyurmak istiyorum.”

Özkan, taksi sektörünün İstanbul algısı nedeniyle son 4-5 yıldır kötü bir şekilde değerlendirildiğini belirterek, “Bugün bir daire fiyatıyla karşılaştırdığınızda taksinin bir rant aracı olmadığını tüm kamuoyu görecektir. Taksilerin çok para kazanıldığı algısı kamuda yaratılan bir yanılgıdır.” dedi.

'SEKTÖR BİTMEYE VE YOK OLMAYA MAHKUM OLUR'

Yeni uygulamanın esnafın yok olmasına neden olacağına dikkat çeken Özkan, “Biz küçük esnafız, büyük esnafla karıştırılmaya başlandık. Bugün bir taksinin İzmir'deki günlük ortalama hasılatı, 7 bin ila 9 bin lira arasında. Ortalama günde 7 bin lira ciro yapan bir sektörden, yüzde 20 KDV, yüzde 25 gelir vergisi, stopajı ve damga vergisini koyduğunuzda bu sektör bitmeye ve yok olmaya mahkum olur.” şeklinde konuştu.

'HASILAT ESASINA DAYALI VERGİ SİSTEMİNE GEÇİLSİN'

Taleplerini de dile getiren Özkan, “Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın 1 Eylül 2026'da başlatacağı bu sistemin hemen yanında, yükümüzün hafifletilmesini talep ediyoruz. Aksi halde mevcut vergi sistemiyle kontaklar çevrilmeyecek, tekerler dönmeyecek ve esnaf evine ekmek götüremez hale gelecektir.” dedi.

“Devletin birinci görevi, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' Ancak bu uygulama taksi esnafımızın toplumsal hayatta var olmasını tehdit ediyor. Devlet, vergi toplama derdine düşerek esnafın yok olmasına sebep olabilir.”

“ÖKC konsun ama mevcut vergi sistemi değiştirilerek, taksi esnafı için özel bir hasılat esasına dayalı vergi sistemine geçilmesini istiyoruz. Bu sistem, hasılat üzerinden yüzde 1.5 veya 2 oranında belirlenerek, devlet vergisini alacak, esnaf da vergisini verecektir.”

“Bürokrasi ortadan kalkacak, artan muhasebe giderleri yok olacak. Esnaf burada rahat nefes alacak ve sistem düzgün çalışacaktır. Eğer bu uygulanmak istenen sistem hasılat esasına dayanmazsa, taksi sektorü geri dönüş durumuna düşecektir.” diye ekledi.

'SÜRDÜRÜLEMEZ'

Kararın gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“Tüm sektör temsilcilerine, karar vericilere, siyasilere, parti başkanlarına ve milletvekillerimize sesleniyorum. Şu an esnafımda büyük bir mutsuzluk ve karamsarlık hakim.”

“Eğer bu vergi sistemiyle ilgili hasılat esasına geçilmediği takdirde, taksi esnafı yolcu değil, borç taşıyacaktır. Bu borç taşıma sürecinin de bir sınırı vardır. Bu nedenle sürdürülebilir değildir. Yetkililere sesleniyorum: Bizi yaşatın ki bizler de devletimize katkıda bulunalım.”

reklam

YORUM YAP