reklam
reklam
DOLAR 43,7618 % 0.08
EURO 51,7827 % -0.15
STERLIN 59,3511 % 0.01
FRANG 56,7230 % -0.11
ALTIN 6.968,36 % 1,61
BITCOIN 67.262,42 -1.275
reklam

'Süreç' Raporu Komisyona Sunuldu: Üç Milletvekili 'Evet' Demedi

Yayınlanma Tarihi : Google News
'Süreç' Raporu Komisyona Sunuldu: Üç Milletvekili 'Evet' Demedi
reklam

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) PKK terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile ilgili yaptığı çağrının ardından kurulan Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, son toplantısını bugün gerçekleştirdi.

Nihai rapor, 47 'evet', 2 'hayır' ve 1 'çekimser' oyla oy çokluğuyla kabul edildi.

Ret oyları, Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık ile EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan'dan geldi.

Çekimser oy ise CHP İstanbul Milletvekili Türkan Elçi tarafından kullanıldı. Elçi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile konuyla ilgili görüştüğünü ve bu kararının anlayışla karşılandığını ifade etti.

Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un “af mahiyetinde değil” dediği rapor, yaklaşık 60 sayfadan oluşmakta olup; sürecin yol haritası ve hayata geçirilmesi öngörülen idari ile hukuki düzenlemeleri içermektedir.

UMUT HAKKININ TARİFİ

MHP kanadının sıkça belirttiği 'umut hakkı' ifadesi doğrudan kullanılmamış, fakat dolaylı yoldan bir tarifle içeriğinde yer bulmuştur:

“İnfaz mevzuatının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) içtihatlarıyla tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmeler ekseninde gözden geçirilerek, infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir.”

Raporda genel olarak sürecin ilerleyişi için silah bırakmanın tespit ve teyidine dayalı bir yol haritası çizilmiş ve buna uygun kapsamlı yasal düzenlemeler önerilmiştir.

En belirleyici aşamanın, PKK'nın tüm unsurlarıyla silah bırakmasının gerektiği ve bunun devletin güvenlik birimleri tarafından tespit edilmesi gerektiği vurgulanmıştır:

“Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit edilmesi ve teyit edilmesidir.”

Tespit ve teyit sürecinin sağlıklı bir şekilde tamamlanmasının, yalnızca silahlı örgüt tehdidinin sona erdiğinin ilanıyla kalmayıp, aynı zamanda oluşan yeni durumun gerektirdiği hukuk ve politika çerçevesinin hayata geçirilmesi için bir başlangıç noktası oluşturacağı ifade edilmiştir.

'YASAL DÜZENLEMELER GEREKİYOR'

Raporda, örgütün tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu ve bu konuda genel bir anlayış birliği olduğu ifade edilmiştir:

“Örgütün tüm unsurlarıyla tasfiyesi ve silahların teslimi sürecinde gereken yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel bir anlayış birliği bulunmaktadır.”

MÜSTAKİL VE GEÇİCİ YASA ÖNERİSİ

Silah bırakma süreci ile birlikte toplumsal bütünleşmenin sağlanması amacıyla özel bir yasal çerçeve önerilmiştir. Bu düzenlemenin süreci ve sonrasını yönetecek nitelikte olması gerektiği vurgulanmıştır:

– “Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi adına, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, spesifik, müstakil ve geçici bir yasal düzenlemeye ihtiyacımız bulunmaktadır.”

– “Silahların bırakılması sürecinin ele alınacağı müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek nitelikte kapsayıcı olması önerilmektedir.”

– “Kanun, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin tamamının hukuki ve siyasi zeminlere oturtulmasını hedeflemelidir.”

– “Bu çerçevede, kanun örgüt üyelerinin yalnızca silah bırakma sonrası hukuki durumlarının tespitine yönelik olmamalıdır. Aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı bir şekilde toplumla bütünleşmesini amaçlamalıdır.”

'DEMOKRATİK SİYASET ZEMİNİNİ GÜÇLENDİRMELİ'

Bahsi geçen yasanın demokratik siyaset zeminini güçlendirmesi gerektiği de ifade edilmiştir:

“Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması önerilmektedir.”

KOMİSYONA KATILANLAR İÇİN YASAL GÜVENCE

Raporda, sürecin yürütülmesinde görev alan kişilerin hukuki güvence altına alınmasının gerekliliği belirtilmiştir:

“Yürütülen süreçte görev alanların, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantılarına katılanlar ile Komisyon faaliyetlerinde bulunanların yasal güvenceye kavuşturulması önerilmektedir.”

KAYYUM DEĞİL, BELEDİYE MECLİSİNDE SEÇİM

Raporda, belediyelere kayyum atanması durumunda şu düzenleme önerilmiştir:

“Belediye Başkanı’nın görevden alınması durumunda yalnızca Belediye Meclisi’nde seçim yapılması sağlanmalıdır.”

HASTA VE YAŞLI TUTUKLULAR

Raporda, hasta ve yaşlı tutuklulara yönelik infaz ertelemesi önerisi yer almıştır:

– “Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlülerin yaşam haklarının ön planda tutulması gerektiği düşünülerek, infaz ertelemesi uygulaması değerlendirilmelidir. Bu noktada, hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM'nin kararları doğrultusunda tutuksuz yargılamaya özen gösterilmelidir.”

Raporda, sürecin etkin bir şekilde yürütülmesi için bir izleme ve raporlama mekanizması kurulması gerektiği de vurgulanmıştır.

KİM, NEYE İTİRAZDA BULUNDU?

DEM Parti, son toplantıda 'Kürt sorunu' ifadesinin kullanılmamasına, bunun yerine 'terör sorunu' denilmesine tepki göstermiştir. Ayrıca 'Terörsüz Türkiye' ve 'terör örgütü' tanımlamaları da eleştirilmiştir.

DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, uzlaşı arayışı içinde olduklarını ancak bunun başarılamadığını belirtmiştir: “Kürt meselesi vardır ve bu bir terör sorunu olarak görülemez.”

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, komisyonun faaliyetleri boyunca Anayasa'nın sürekli ihlal edildiğini, AYM'nin kararlarına rağmen Can Atalay ile Tayfun Kahraman'ın hala cezaevinde olduğunu hatırlatmıştır.

Eşi Tahir Elçi faili meçhule kurban giden CHP Milletvekili Türkan Elçi, raporda faili meçhullerle ilgili öneri olmadığı için 'evet' oyu vermeyeceğini açıklamıştır.

Bu duruma karşı CHP'li komisyon üyesi Sezgin Tanrıkulu, faili meçhul cinayetlerde zamanaşımı olmayacağına dair bir hüküm eklenmesi gerektiğini önermiştir:

“Faili meçhul cinayetler başta olmak üzere bu konuya dair adalet arayışında zamanaşımı olmaması için gerekli düzenleme yapılmalıdır.”

Tanrıkulu, böylece Elçi'nin de rapora olumlu oy verebileceğini ifade etmiştir. Ancak günün sonunda Elçi, 'çekimser oy' kullanmıştır. CHP lideri Özgür Özel'in de kararı anlayışla karşıladığı bildirilmiştir.

reklam

YORUM YAP