

Küresel ekonominin geleceğine dair geleneksel analizlerin dışına çıkan Deutsche Bank Research Institute, bu kez yapay zeka ile doğrudan bir etkileşimde bulundu. Banka, kendi geliştirdiği AI aracı dbLumina’ya hangi sektörlerin dönüşüm geçireceğini sorguladı. Ortaya çıkan sonuç, insan emeğinin yerini algoritmaların alacağı alanları çarpıcı bir şekilde gözler önüne serdi.
Raporda, Google’ın Gemini 2.5 Pro modeli kullanılarak küresel sektörlere dair kapsamlı bir analiz yapıldı. Sonuçlara göre, veri yoğun ve tekrarlayan işlere dayalı sektörler büyük risk altında, insan empatisi ve fiziksel beceri gerektiren alanlar ise şimdilik görece bir güvenceye sahip.
YAPAY ZEKANIN KENDİ İÇİNDEKİ RİSKLER
Raporda yer alan en ironik bulgulardan biri, en büyük tehdit altında bulunan sektörün yapay zeka geliştiren alan olması. AI’ya göre, bilgi teknolojileri ve yazılım sektörü, mantık ve kalıplara dayalı yapısı sebebiyle otomasyona en açık alanlardan biri olarak dikkat çekiyor.
Raporda, geliştiricilerin yüzde 85’inin şu anda AI kodlama asistanları kullandığı ve bunun da yüzde 60’a varan verimlilik artışı sağladığı vurgulanıyor. Ancak bu verimlilik, şirketler için avantaj sağlasa da geleneksel yazılım lisanslama modellerinin sürdürülebilirliğini sorgulatıyor.
Son iki haftada yazılım hisselerinde gerçekleşen ve “SaaSpocalypse” olarak adlandırılan 2 trilyon dolarlık satış dalgası, yatırımcıların bu dönüşümle ilgili endişelerini gözler önüne seriyor. Rapora göre, özellikle giriş seviyesi yazılım geliştirici pozisyonları hızla ortadan kayboluyor.
FİNANS VE MÜŞTERİ HİZMETLERİ RİSK ALTINDA
Yapay zekanın hedeflediği diğer büyük alan ise finans sektörü. Raporda, özellikle servet yönetimi, en hızlı dönüşüm yaşanacak alanlardan biri olarak öne çıkıyor. AI, 2027’ye gelindiğinde bireysel yatırımcıların yaklaşık yüzde 80’inin finansal danışmanlık hizmetlerini büyük ölçüde yapay zeka tabanlı araçlardan alacağını öngörüyor. Bu durum, insan finans danışmanlarının rolünü sorguluyor.
Müşteri hizmetleri de daha hızlı bir değişim sürecine girecek. Yapay zekaya göre, 2026 itibarıyla müşteri etkileşimlerinin yüzde 75’i AI tarafından yürütülecek; insan çalışanlar yalnızca en karmaşık ve hassas durumlarda müdahale edecek.
MEDYA VE EĞLENCE SEKTÖRÜ DE TEHDIT ALTINDA
Raporda, medya ve eğlence sektörü de “yüksek riskli” alanlar arasında yer alıyor. Yapay zekanın artık yalnızca içerik analiz etmekle kalmayıp aynı zamanda içerik üretmeye başlaması, insan yaratıcılığını doğrudan rekabete sokuyor.
Medya kuramcısı Doug Shapiro, bu durumu Fortune’a verdiği demeçte, sektörün “sonsuz maymun teoremi” versiyonu olarak tanımlamıştı: Her medya şirketi, sınırsız sayıda içerik üretebilen algoritmalarla rekabet etmek zorunda kalacak.
İNSANIN GÖRECE GÜVENLİ ALANLARI
Yapay zeka, kendi sınırlılıklarını da kabul ediyor. Derin empati gerektiren meslekler, algoritmaların etki alanının dışında kalıyor. Hemşirelik, terapi, bakım hizmetleri ve erken çocukluk eğitimi gibi insan dokunuşunun hala vazgeçilmez olduğu sektörler öne çıkıyor.
Ayrıca AI, fiziksel dünyada hala zorluklar yaşadığını itiraf ediyor. Tesisatçılık, marangozluk ve inşaat gibi ustalık gerektiren işler, öngörülemez ve “kirli” çalışma koşulları dolayısıyla en az dijitalleşmiş ve en az risk altındaki sektörler arasında gösteriliyor.
Üst düzey stratejik liderlik ve karmaşık müzakere gerektiren yönetici rolleri de, sezgi ve bağlam okuma gerektirdiği için “insana özgü alan” olarak tanımlanıyor.
DEUTSCHE BANK ANALİSTLERİNDEN GÖRÜŞLER
Deutsche Bank analistleri Jim Reid ve Adrian Cox, yapay zekanın kendi kendine gerçekleştirdiği bu değerlendirmenin “mevcut ekonomik konsensüsle büyük ölçüde örtüştüğünü” ifade ediyor. Ancak rapor, AI’ın kendi yükselişi önündeki fiziksel engelleri — veri merkezlerinin enerji ihtiyacı ve veri kalitesi yönetimi gibi — hafife almış olabileceği uyarısını da içeriyor.
YIKIM DEĞİL, DÖNÜŞÜM
Yapay zeka, yükselişini bir felaket değil büyük bir dönüşüm olarak nitelendiriyor. Rapora göre AI, 2030’a kadar 92 milyon işi ortadan kaldırabilir, ancak aynı dönem içerisinde 170 milyon yeni iş yaratılacağını öngörüyor. Bu durum, küresel ölçekte net bir istihdam artışını ifade ediyor.
Tüm bu dönüşümün sancısız olmayacağı da vurgulanıyor. Tahminlere göre ABD’de bugün çalışılan saatlerin yüzde 30’una denk gelen faaliyetler, 2030’a kadar otomatik hale gelebilir ve bu durum 12 milyon kişinin meslek değiştirmesine neden olabilir.


