reklam
reklam
DOLAR 43,8377 % 0.16
EURO 51,7041 % 0.16
STERLIN 59,1832 % 0.25
FRANG 56,5648 % 0.2
ALTIN 7.183,04 % 2,07
BITCOIN 68.231,56 0.716
reklam

Can Dostlara Uluslararası Yardım Eli

Yayınlanma Tarihi : Google News
Can Dostlara Uluslararası Yardım Eli
reklam

HAŞİM KILIÇ / NEFES

Norveç Büyükelçisi Andreas Gaarder’ın eşi Uta Gaarder, bir grup gönüllü arkadaşı ile birlikte Almanya’daki bir partner kuruluşla işbirliği yaparak sokakta veya barınakta yaşayan köpekleri sahiplendiriyor. Fotoğrafçı arkadaşı Lena Tcchuikow’la birlikte can dostların fotoğraflarını çeken ve tanıtıcı video hazırlayan Gaarder, daha sonra Almanya’daki çözüm ortaklarıyla birlikte aile arayışına giriyor. Patileri Uluslararası Koruma Kurtarma ve Yaşatma Derneği (PUKKY) barınağının sahibi Ebru Ülger de bu süreçte uygun köpeğin seçilmesi ve bulunması konusunda katkıda bulunuyor.

Almanca Video Hazırlanıyor

Uta Gaarder ve köpekler
Uta Gaarder, Kastamonu’dan Ragu ve Coby isimli iki kardeşi sahiplendi ve büyükelçilik rezidansında birlikte yaşıyor.

Gaarder, Türkiye’deki can dostlara Almanya’da yuva sağlayan süreci şu şekilde anlattı: “Fotoğrafçı bir arkadaşımla barınağa gidiyoruz. Ben köpek hakkında, onunla ilgili izlenimlerimizi anlatan bir metin yazıyorum. Sonra bir video hazırlıyoruz. Barınağın sahibi Ebru ise tüm sağlık belgelerini, aşıları organize ediyor, köpekleri veterinere götürüyor ve Almanya’ya gönderilmeleri için gerekli tüm evrakları hazırlıyor. Almanya’da ortak çalıştığımız bir kuruluş var, kâr amacı gütmeyen bir dernek ve kurtarma amacıyla köpek ithal etme yetkisine sahip. Yeni yuvalar bulma sürecini onlar yürütüyor. Kendi internet siteleri ve Instagram hesapları var. Almanya’da aile arıyorlar. Biz de Almanca videolar hazırlıyoruz; insanların daha kolay anlaması, sürecin daha gerçek ve güven verici olması için. Bu köpeğin gerçekten iyi bir köpek olduğunu, kurtarılmaya değer olduğunu göstermek istiyoruz.”

Son yılların Türkiye’de köpek popülasyonu açısından oldukça zor geçtiğini ve ekstra bir çaba harcadıklarını belirten Gaarder, yılda yaklaşık 100 köpeğe Almanya’da yeni yuva bulduklarını ifade etti.

Diğer Ülkelerle Çalışmaya Açığız

Köpekler

Şimdilik sadece Almanya ile çalıştıklarını belirten Gaarder, bunun kişisel bağlantılar sayesinde ve tesadüf sonucu olduğunu söyledi. Prensipte köpekleri başka Avrupa ülkelerine göndermeye de engel olmadığını belirten Norveç sefiresi, “Karşı tarafta güvenilir ve sağlam bir kuruluş bulduğumuz sürece Belçika, Fransa ya da Avusturya’ya köpek göndermek de Almanya’ya göndermek kadar kolay olur. Diğer ülkelerde yeni bağlantılar kurmaya çok açığız. Eminim Avrupa’nın her yerinde hayvan kurtarma kuruluşları ya da hayvanseverler vardır. Türkiye’deki köpeklerin durumu ise gerçekten oldukça zor ve özel bir dönemden geçiliyor. Bu nedenle insanların bize ulaşmasına, ipuçları vermesine, gördükleri bir internet sitesini ya da bildikleri bir Instagram hesabını paylaşmasına çok minnettar oluruz. Böylece biz de çalışıp Avrupa’daki daha fazla hayvanseverle bağlantı kurabiliriz.” dedi.

Daha Dengeli Bir Yaşam

Sokak köpeklerinin toplanmasının doğru bir çözüm olmadığını belirten Gaarder, bu konudaki fikirlerini şu sözlerle anlattı: “Bu konuda aslında iki tarafı da bir ölçüde anlayabiliyorum. Bir köpek sahibi olarak vahşi sokak köpekleri tarafından saldırıya uğramayı elbette istemem. Köpeklerden korkan ya da çocuklarının saldırıya uğramasından endişe eden insanları da gerçekten anlayabiliyorum. Bazı köpek sürüleri gerçekten tehlikeli görünebiliyor. Ama diğer yandan, bir mahallenin ya da bir parkın parçası haline gelmiş, herkesin selam verdiği ve sevdiği bireysel köpekleri de görüyorum. Bu köpekler bir anda ortadan kaybolduğunda insanların çok üzülmesini ve öfkelenmesini anlayabiliyorum.

Benim dileğim daha dengeli ya da daha bilinçli bir yaklaşım olurdu. Hayvanları toplamak yerine, önce insanlarla konuşarak, mevcut durumu daha iyi araştırarak hareket edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bir yabancı için, hayvanların şehir yaşamının bu kadar parçası olduğu bir ülkeye gelmek gerçekten çok özel bir durum. Köpeklerden korkan insanlar içinse bunun oldukça stresli olduğunu anlıyorum. Biliyorum ki birçok köpek şu anda acı çekiyor ve bilimsel verilere göre çözüm, hayvanları toplamaktan ziyade kısırlaştırma programlarının yaygınlaştırılmasıdır.”

Yeni Yuva Bekleyen Pek Çok Güzel Can Var

Satın almak yerine sahiplenmenin önemine değinen Gaarder, bir can dostu sahiplenmenin sorumlu ve uzun vadeli bir bakış açısı gerektirdiğini ifade ederek, “Bir köpek sahiplendiğinizde onu ömür boyu sahiplenmiş olursunuz. Bir hayvanı terk etmek, büyük ya da küçük olması fark etmeksizin, çok fazla acıya yol açar. Dört ayaklı bir dostu hayatınıza aldığınızda, onunla birlikte gelen her şeyi de kabul etmelisiniz. Bu yüzden sırf eğlence için köpek satın almak asla doğru değil. Eğer gerçekten bir köpek istiyorsanız, önce bir barınağa bakabilirsiniz; çünkü orada yeni bir yuva bekleyen pek çok güzel can var.” diye konuştu.

reklam

YORUM YAP