reklam
reklam
DOLAR 43,8377 % 0.16
EURO 51,7041 % 0.16
STERLIN 59,1832 % 0.25
FRANG 56,5648 % 0.2
ALTIN 7.183,04 % 2,07
BITCOIN 68.166,00 1.51
reklam

İstanbul'un Barajları Hakkında Endişe Verici Gelişmeler

Yayınlanma Tarihi : Google News
İstanbul'un Barajları Hakkında Endişe Verici Gelişmeler
reklam

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Deniz ve İçsu Kaynakları Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meriç Albay, İstanbul'daki barajların doluluk oranının şu an itibarıyla yaklaşık yüzde 40 seviyesinde olduğunu ifade ederek, “Haziran ayına en az yüzde 70'in üzerinde girmemiz gerekiyor. Bu oranı yakalayamazsak, geçmişte sonbaharda yaşadığımız sıkıntıları artık ağustos ayında yaşamamız muhtemel.” şeklinde konuştu.

İstanbul'da, ocak ve şubatta beklenen kar ve yağışların yeterli olmaması, barajlardaki su rezervlerinin istenen seviyeye ulaşmasını zorlaştırdı. Barajlardaki doluluk oranlarının yükselmesi beklenen yağışlar ise bahar aylarına ertelendi.

Albay, Marmara Bölgesi'ndeki baraj doluluk oranlarının mevsim normallerinin altında seyrettiğine dikkat çekti.

İstanbul'daki barajların doluluk oranının yalnızca yüzde 40 seviyelerinde olduğunu belirten Albay, “İstanbul'da şu anda barajların yaklaşık yüzde 60'ı boş durumda. Oysa ocak itibarıyla en az yüzde 60 doluluk oranını görmemiz gerekiyordu; yüzde 70-75 hatta 80 seviyeleri arzu ettiğimiz rakamlar.” dedi.

Albay, aralık, ocak ve şubat aylarında yeterli kar ve yağış düşmediğine dikkat çekerek, özellikle Marmara Bölgesi'nde beklenen kar yağışının gerçekleşmediğini vurguladı.

Mayıs-haziran dönemine yaklaşırken doluluk oranının kritik eşik olduğunu ifade eden Albay, “Hazirana en az yüzde 70'in üzerinde girmemiz lazım. Bu seviyeyi tutturamazsak, daha önce sonbaharda yaşadığımız sorunları artık ağustos ayında görmek zorunda kalabiliriz. İstanbul'daki günlük su tüketimi 3 milyon metreküpü aşmış durumda. Yazın hem su kullanımı artarken hem de buharlaşma oranları ciddi boyutlara ulaşıyor.” diye ekledi.

ATMOSFERE GERİ DÖNÜYOR

Albay, artan sıcaklıkların buharlaşma üzerindeki etkisini büyüttüğünü belirterek, “20-30 yıl önce buharlaşmayı bu denli kritik bir parametre olarak değerlendirmemiştik. Ancak artık barajlarda depoladığımız suyun büyük bir kısmı atmosfere geri dönüyor. Yüksek miktarda su buharlaşarak atmosfere gidiyor. Bu nedenle hazirana mümkünse yüzde 80 seviyelerinde girmek daha güvenli olacaktır. Ne kadar yüksek bir doluluk oranıyla girersek, kasıma kadar o kadar rahat edebiliriz. Ancak bir yılın iyi geçmesi, gelecek yılın garantisi değildir.” şeklinde konuştu.

İstanbul'un önemli su kaynaklarından Melen Çayı'nın sisteme ciddi katkı sağladığını ancak tek başına yeterli olamayacağını belirten Albay, “Kuraklığın iki yıl sürmesi durumunda Melen'in debisi de düşebilir. Kaynak zayıflarsa barajları beslemek imkansız hale gelir. İstanbul'un artan nüfusu, su bütçesi açısından büyük bir risk oluşturuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Marmara Bölgesi'nin Türkiye su varlığının yaklaşık yüzde 4'üne sahip olduğunu ancak nüfusun yaklaşık yüzde 29'unun bu bölgede yaşadığını söyleyen Albay, sanayi ve nüfus yoğunluğunun su kaynaklarına göre yeniden planlanması gerektiğine dikkat çekti.

SAPANCA VE İZNİK'TE KRİTİK DURUM

Albay, kuraklık ve aşırı tüketim baskısıyla sonbaharda Sapanca Gölü'nde su seviyesinin 28,3 metre kotuna kadar düştüğünü, son yağışlara rağmen seviyenin 28,8 metre kotuna ulaştığını belirterek, göldeki bu durumun ekosistem açısından alarm verici bir aşamaya geldiğini ifade etti.

İçme suyu kaynağı olarak kullanılan göldeki her birkaç santimetrelik düşüşün milyonlarca metreküp kayba eşdeğer olduğunu kaydeden Albay, “Sapanca, hem Sakarya hem Kocaeli için stratejik bir öneme sahip. Ancak göl üzerindeki içme suyu ve sanayi baskıları devam ederse, bu durum daha da ağırlaşabilir.” uyarısını yaptı.

Albay, Marmara'daki diğer havzalarda da endişe verici durumlar yaşandığını, İznik Gölü'nde de yüzlerce metreyi bulan çekilmeler yaşandığını belirterek, göl suyunun sanayi amaçlı kullanımının ekosistem üzerindeki baskıyı artırdığını dile getirdi.

Su krizine karşı gri su kullanımının yaygınlaştırılması ve su verimliliğinin artırılması gerektiğini belirten Albay, barajlar dolu olsa bile suyun dikkatli bir şekilde kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

reklam

YORUM YAP