

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye’nin yoksulluk riski ile ilgili verileri sosyal medya üzerinden değerlendirdi.
Eurostat’a göre Avrupa Birliği’nde yaşayanların %16,2’sinin yoksulluk riski altında olduğu belirtilirken, TÜİK raporlarına göre bu oran Türkiye’de %27,9 olarak tespit edildi.
Karabat, Türkiye'nin Avrupa ortalamasından 11,7 puan daha kötü olduğunu ifade ederek, “İktidar neden ‘rekor kırıyoruz’ diyor? Evet, bir rekor var: Yoksulluk riskinde Avrupa’nın önündeyiz. AKP, ‘kişi başı milli gelir, 18 bin dolar’ diyerek algıları yönlendirmeye çalışıyor. Ancak gerçek şu: Bu ülkede insanların yarısından fazlası bir haftalık tatili bile karşılayamıyor. Eğer refah buysa, bu refah kimin?” sorusunu sordu.
“İnsanlar Protein Hesabı Yapıyor”
Özgür Karabat, halkın yarısının bir haftalık tatil masrafını karşılamakta zorlandığını belirtti.
“Yüzde 35,1’i, iki günde bir et, tavuk ya da balık içeren bir öğünü karşılayamıyor. Bu tablo yoksulluk değil de nedir? İnsanlar protein hesabı yaparken, saray ekonomisi büyüme hikayesi anlatılıyor. Her dört kişiden biri (yüzde 25,1) beklenmedik bir harcamayı karşılayamıyor. Bir kombi arızası, sağlık gideri veya acil ihtiyaç küçük bir kriz, milyonlarca haneyi borç batağına sürüklüyor. Buna ‘istikrar’ diyorlar” ifadelerini kullandı.
Karabat, “Vatandaşların %19,6’sı evini ısıtamıyor. Yüzde 27,9’u izolasyon yetersizliği nedeniyle ısınma problemi yaşıyor. Soğuk evlerde yaşayan milyonlar varken ‘büyüyoruz’ masalı anlatılıyor. Enerji yoksulluğu bu ülkenin gerçeği. Halkın %28,8’i de sızdıran çatı, nemli duvar ve çürümüş pencere çerçeveleriyle yaşıyor. Bu, 21’inci yüzyılda kabul edilebilir bir tablo mu? Bu ülkede insanlar sağlıksız evlerde yaşarken hangi kalkınmadan bahsediliyor?” şeklinde devam etti.
“İnsanların %58’i eski mobilyasını yenileyemiyor. Tüketim temel ihtiyaçlara sıkışmış durumda. Dayanıklı tüketim çökmüş, orta sınıf erimiş, alım gücü dibe vurmuş. Ama anlatılan hikaye, ‘Program çalışıyor, ekonomi politikası başarılı.’ Toplumun %22,1’i trafik ve sanayiden kaynaklı hava ve çevre kirliliğine maruz kalıyor. Yoksulluk sadece düşük gelir düzeyi değildir; kötü çevre, sağlıksız yaşam ve düşük kalite demektir. Bunun bedelini halk ödüyor.”
“Gelecek Göremeyen Ülkeleri Terk Ediyor”
Karabat, “Bu tablo tesadüf değil; bilinçli tercihlerle inşa edilmiş bir model. Yoksulluğu bitirmek yerine yöneten, geniş kesimleri yardıma muhtaç bırakan bir düzen var. Bu sistemi sosyal politika olarak tanımlamak mümkün değil; bu sürdürülebilir yoksulluk sistemidir. Sonuç olarak, göç. Alman istatistiklerine göre Türkiye, Almanya’ya Ukrayna ve Suriye’den sonra en fazla göç veren üçüncü ülke. Türkiye’de savaş yok ama insanlar gelecek göremediği için ülkeyi terk ediyor. Gençler ve nitelikli iş gücü kaçıyor, umut yok oluyor.” dedi.
Çarşıda dolaşan insanlar, hayatın gerçekleriyle konuşuyor. Fiyatlar, faturalar ve kira bedeli herkesin aklındaki sorular. Yargı sopasıyla korkutmak, eleştireni susturmak veya verileri makyajlamak bu gerçeği değiştirmiyor. Avrupa’da %16,2 olan yoksulluk riski, bizde %27,9. Bu tabloyu değiştirecek olan propaganda değil, adil ve üretim odaklı bir ekonomi anlayışıdır.” şeklinde sözlerine son verdi.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN