reklam
reklam
DOLAR 43,8377 % 0.16
EURO 51,7041 % 0.16
STERLIN 59,1832 % 0.25
FRANG 56,5648 % 0.2
ALTIN 7.183,04 % 2,07
BITCOIN 67.951,52 -0.328
reklam

Geleceğe Taşınan Unutulmuş Bir Sanat

Yayınlanma Tarihi : Google News
Geleceğe Taşınan Unutulmuş Bir Sanat
reklam

Kültürel Miras ve Turizm Bölümü mezunu Tekin, sanatına olan bağlılığını sürdürerek uzun yıllar el sanatları öğretmenliği yapmış ve keçe sanatı ile ilgilenmiştir.

Ankara ve İstanbul'da aldığı eğitimlerle keçe alanında ustalık kazanan 53 yaşındaki Tekin, geçtiğimiz yıl Van'da açtığı atölyesinde üretime başlamıştır.

Ürünlerini kendi markası aracılığıyla sanat tutkunlarına sunan Tekin, 2023 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen sınavları başarıyla geçerek “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” unvanına sahip olmuştur.

Deneyimlerini gelecek nesillere aktarma hedefiyle Tekin, atölyesinde öğrencileri ile birlikte koyun yününden takke, şal, çanta, tablo, hediyelik eşya ve dekoratif ürünler üreterek hem geleneksel sanatı yaşatmakta hem de ekonomik kazanç sağlamaktadır.

Keçe Ürünleri

“Amaç Gelecek Nesillere Aktarmak”

Tekin, gençlik döneminde evlerde yapılmış, geleneksel çanta ve şapka gibi ürünlerden ilham alarak keçe sanatına yöneldiğini dile getirdi.

Sanata olan tutkusunu sürekli canlı tuttuğunu belirten Tekin, şunları ifade etti:

“12 yıldır profesyonel bir şekilde keçe sanatını yapıyorum. Keçe, atkı ve çözgüsü olmayan dünyanın ilk tekstil ürünüdür. İnsanlık tarihine ve doğaya derin bir bağ kurarak gelişmiş eski bir üretim biçimidir. Keçe, doğal yün, su, sabun ve emekle şekillenen, kimyasal içermeyen kıymetli bir malzemedir. Keçeyi yalnızca bir el sanatı olarak değerlendirmiyorum; bu malzeme sabrın, emeğin ve dönüşümün bir sembolüdür. Böylelikle keçe, kültürel mirasımızı yaşatırken, doğa ile uyum içinde bir yaşam sürmenin de mümkün olduğunu hatırlatıyor. Amacım, bu kadim sanatı gelecek nesillere ulaştırmak ve doğa dostu, kimyasal atık içermeyen bir miras bırakmaktır.”

Atölyesinde yerel ve ithal yünleri kullandığını belirten Tekin, “Yerel yünümüz yüksek mikronlu olduğu için genellikle kalın kumaşlarda, yaygılarda ve çadırlarda kullanılır. Mikronu düşük olan ithal yünü ise aksesuarlarda ve iç giyim gibi daha ince ürünlerde değerlendiriyorum. Tablolarımda ise Urartu, Selçuklu ve Osmanlı motifleri kullanmaktayım.” dedi.

Sanat Atölyesi

“Atölyede Dış Dünyayı Unutuyorum”

Keçe üretiminin içsel bir yolculuğun ifadesi olduğunu vurgulayan Tekin, “Atölyeye adım attığımda dış dünyayı unuturum. Keçe, yünle resim yapma sanatıdır ve bu deneyim bana büyük bir mutluluk sağlıyor. Van minyatürünü çalışırken adeta o dönemlere gitmiş gibi hissediyorum.” değerlendirmesinde bulundu.

Keçe sanatını öğrenmek için haftada üç gün atölyeye gelen lise öğrencisi Elvin Borak ise “Her aşamasına emek kattığımız üretim sonucunu görmek bana çok büyük bir sevinç veriyor. Bu süreç, hem becerilerimi geliştirmeme hem de güzel anılar biriktirmeme yardımcı oldu.” şeklinde konuştu.

reklam

YORUM YAP