

Meta, Google ve diğer Silikon Vadisi şirketleri uzun bir süredir veri gizliliği, rekabet ve yapay zekâ düzenlemeleri konusunda Avrupa ile çatışma içerisindeler. Ancak şimdi daha kritik bir durumu ele alıyorlar:
Avrupa hükümetlerinin, Instagram, YouTube ve TikTok gibi platformlarla gençlerin erişimini milyonlarca kişi için kısıtlama planları mevcut.
Bu uygulamaların bağımlılık yapabilecekleri ve aşırı ekran süresinin depresyon ile intihar gibi sonuçlarla ilişkilendirildiği endişeleri, yasa önerilerini daha da hızlandırdı.
Avustralya'dan Avrupa'ya Dalga Dalga Yasaklar
New York Times'ta yer alan habere göre, Aralık ayında Avustralya, 16 yaş altındaki bireyler için sosyal medya yasağı getiren ilk ülke oldu. Bunu takiben Fransa, Almanya, İspanya, İngiltere ve Danimarka benzer yasaları duyurdu. ABD içinde ise sekiz eyalet, benzer düzenlemeler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.
Bu durum, Silikon Vadisi açısından Avrupa'daki bu mücadelenin küresel bir örnek teşkil edeceği anlamını taşıyor.
Brüksel Lobicilerle Dolduruldu
Teknoloji firmaları, 2025 yılında Avrupa Birliği kurumlarına yönelik lobi faaliyetleri için yaklaşık 151 milyon euro gibi bir bütçe ayırdı. Bu rakam, 2021 yılına göre yüzde 55'in üzerinde bir artış göstermekte.
Brüksel'deki tam zamanlı teknoloji lobicisi sayısı: 890
Avrupa Parlamentosu üye sayısı: 720
En büyük harcama: Meta (yaklaşık 10 milyon euro)
Google'ın harcaması: yaklaşık 4,5 milyon euro
Lobiciler sadece gençlik yasaklarına değil, aynı zamanda Yapay Zekâ Yasası'nın ertelenmesi ve veri gizliliği kurallarının gevşetilmesi için de mücadele ediyor.
Alternatif Strateji: “Dijital Erginlik Yaşı”
Teknoloji şirketleri, doğrudan yasaklamalar yerine ebeveyn denetimini ön plana çıkaran çözümleri savunuyor. Meta, gizli toplantılarda 2024'te devreye almayı planladığı “genç hesapları” örnek gösteriyor. Bu sistem, ebeveynlere içerikleri kontrol etme imkanı sunuyor.
Bir diğer önerisi ise “dijital reşitlik yaşı”: 15 ya da 16 yaş altındaki bireylerin sosyal medya uygulamalarını ebeveyn izniyle indirilebilmesi.
Şirketler ayrıca, yasakların gençleri daha denetimsiz ve karanlık internet alanlarına yönlendirebileceğini savunuyor.
“Bizi Bombardıman Altına Aldılar”
Brüksel tren istasyonlarına asılan afişler, Avrupa gazetelerine verilen tam sayfa ilanlar ve aşırı sağ parlamenterlerle yapılan görüşmeler, bu lobi faaliyetlerinin görünen yüzü oldu.
Van Sparrentak, süreçle ilgili düşüncelerini şu şekilde ifade ediyor: “Bizi adeta bombardıman altına aldılar.”
Asıl Hedef: Dijital Adalet Yasası
Teknoloji devlerinin asıl kaygısı, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan Dijital Adalet Yasası.
Bu tasarı, sonsuz kaydırma, otomatik oynatma ve etkileşime dayalı algoritmik öneriler gibi platformların temel işleyiş ögelerini yasaklamayı amaçlıyor.
Bu düzenlemenin, şirketleri geniş kapsamlı ve maliyetli tasarım değişiklikleri yapmaya zorlayacağı bildiriliyor.
Lobi Faaliyetleri Sonuç Veriyor Mu?
Avrupa Komisyonu, tam yasak yerine “dijital reşitlik yaşı” seçeneğini değerlendirmek için bir istişare süreci başlattı.
Kurumsal lobi faaliyetlerini izleyen uzman Bram Vranken, mevcut durumu şu sözlerle değerlendiriyor: “Oldukça etkili görünüyor.”


