

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bir basın toplantısı düzenleyerek hükümetin şu anda önceliğinin “savunma” olduğunu belirtti.
Tasnim Haber Ajansı'na göre, Bekayi gündeme ilişkin soruları yanıtladığı haftalık basın toplantısını, ABD – İsrail saldırılarında hasar gören Tahran'daki Şehid Mahallati İlkokulu'nda düzenledi.
Bekayi diplomasi arayışında olduklarını iddia eden tarafları eleştirerek, “Diplomasi peşinde olduğunu söyleyip İran'ın yaklaşımı karşısında boyun eğerek askeri seçeneğe yönelenler bunun ebedi utancını üzerlerinde taşıyacaklar” ifadelerini kullandı.
WITKOFF'U YALANLADI
ABD'nin dezenformasyon çabasında olduğunu ifade eden Bekayi, bir aldatma kampanyasıyla karşı karşıya kaldıklarını dile getirerek, “Witkoff, birkaç saat önce, 'Bizim 4 talebimiz vardı. İran’ın nükleer programını sona erdirmesi, füze programını bitirmesi, bölgedeki dostlarına verdiği her türlü desteği kesmesi ve İran donanmasını tamamen devre dışı bırakması' dedi. Fakat bunların hiçbiri müzakerelerde gündeme gelmedi. Bunlar, kendi eylemlerini meşrulaştırmak için uydurdukları yalanlardır” şeklinde konuştu.
'KAYITSIZLIK KAYITSIZ KALANLARI DA ORTAK YAPAR'
Bekayi, “Ülkemiz, en zalim kişilerin haksız saldırısına uğramıştır. Bugün yaşananlar hayır ile şer arasındaki açık bir mücadeledir. Son 2 yılda işlenen suçlara karşı sessiz kalınmasının sonucu bugün ortaya çıktı. Komşu ülkelere yönelik saldırılara tanık olundu ancak harekete geçilmedi. Defalarca eğer adım atılmazsa bu saldırganlığın herkesi etkileyeceği konusunda uyarıda bulunduk. Bugün bölgemiz bu ateşin içindedir. Kayıtsızlık, zamanla kayıtsız kalanları da ortak haline getirir” ifadelerini kullandı.
'AVRUPA'YI DA YAKINDA ETKİLEYECEK'
Uluslararası topluma da çağrıda bulunan Bekayi, verilen taahhütlerin sözde kalmaması gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
“Uluslararası toplum artık kendine gelmeli. Uluslararası hukuk ve insan hakları ayaklar altına alındı. Birleşmiş Milletler (BM) Şartı fiilen yok sayıldı. İran'a saldırı, BM düzeninin sonu anlamına gelmektedir. Güç kullanma yasağı, yani BM'nin temel ilkesi çiğnendi. Üstelik bunu yapan taraf, BM Güvenlik Konseyi üyesi bir rejimdir. Gazetecilerin ve çocukların en büyük katili Siyonist rejimdir. Devlet televizyonumuz yalnızca haber yaptığı için hedef alınmıştır. Uluslararası toplum kör değil ancak görmezden gelmeyi tercih ederse bunun sonuçlarıyla karşı karşıya kalacaktır. Başlatılan bu süreç yakında Avrupa'yı da etkileyecek, ABD ve Siyonist rejimin yaktığı savaş ateşi tüm dünyaya yayılacaktır.”
ARAP ÜLKELERE SESLENDİ
Bölgedeki komşu ülkelerin enerji altyapılarına yönelik saldırıların bölgedeki gerilimi yükseltmesi hakkında sorulan soruya Bekayi, İran’ın “insani ilkelere bağlı” olduğu cevabını verdi.
“Siyonist rejim hiçbir kötülükten geri kalmıyor” sözleriyle İsrail'i savaşı genişletmekle suçlayan Bekayi, Arap ülkelerine seslenerek “Arap dostlarımdan dikkatle düşünmelerini istiyorum. Rejim, savaşın kapsamını genişletmekten, İran’ın itibarını zedelemekten ve başka ülkelerde suç işlemekten çekinmiyor” dedi.
Bekayi ayrıca, “İran şu anda kötülüğe karşı ayakta kalan tek güçtür” ifadelerini kullandı.
'SAVAŞI DURDURMASI GEREKEN TARAF ONLAR'
Savaşın sona erdirilmesine ilişkin de konuşan Bekayi, “Bu savaşı biz başlatmadık. Savaşı durdurması gereken taraf onlar. Bizim tercihimiz diplomasiydi. Ülke içinde de geçmiş tecrübeler ortadayken 'neden müzakereye girildi' şeklinde eleştiriler vardı. Ancak yönetim diplomatik süreci destekledi ve biz de savaşa girmemek için çaba gösterdik. Buna rağmen karşı taraf savaşı seçti. Savaşın sona ermesinin yolu saldırganın durmasıdır. Uluslararası toplum daha fazla geç kalmadan görevini yerine getirmelidir” ifadelerini kullandı.


