reklam
reklam
DOLAR 44,2000 % 0.16
EURO 50,9674 % 0.01
STERLIN 59,0693 % -0.03
FRANG 56,2555 % 0.15
ALTIN 7.232,68 % 0,37
BITCOIN 70.145,29 -0.672
reklam

Bahçeli'den sert mesajlar: 'Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız'

Yayınlanma Tarihi : Google News
Bahçeli'den sert mesajlar: 'Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız'
reklam

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Merkez Disiplin Kurulu (MDK) ve milletvekilleriyle iftar programında bir araya geldi.

“Ramazan ayımız bölgemizde yaşanan savaş ve şiddet sahneleriyle perdelendi”

Yurt içi ve yurt dışındaki gelişmelere değinen Bahçeli, şunları söyledi:

– “Ramazan’ın bolluk ve bereketini, mana ve muhabbetini ruhumuzun derinlerinde yaşıyoruz. Bölgesel sorunların, insani krizlerin, beşeri felaketlerin, tırmanan savaşların, kışkırtılan çatışmaların biteviye takviye edildiği hüsran verici bugünkü zaman diliminde, içinde bulunduğumuz mübarek ayın rahmet dolu atmosferinden ümidimizi hiç kesmedik.

– İsterdik ki, İslam âlemi huzur ve huşu içinde bir Ramazan geçirseydi. Dilerdik ki, silahların, bombaların, düşmanlıkların yerini barışçıl diyaloglar ile dostane ilişkiler alabilseydi. Olmadı, olamadı, maalesef Ramazan ayımız bölgemizde yaşanan savaş ve şiddet sahneleriyle perdelendi.

– Karamsar olmanın, kötümserliğe hapsolmanın, umutsuzluğa kapılmanın hem insani, hem de İslami anlamda caiz olmadığını biliyor ve inanıyoruz. Hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine iman etmiş bizler için her gecenin sonu aydınlık, her yokuşun ardı düzlüğe çıkıştır. Bu nedenle umudumuzu kaybetmeyeceğiz, ihtiyatlı iyimserliğimizden ödün vermeyeceğiz.

– Yılmayacağız, yıkılmayacağız, yeise kapılmayacağız. Milli ve manevi değeri olmayan, kökünden kopan, öz değerlerine yabancılaşan toplumların tarihten silinmesi kaçınılmazdır. Tarihin harabeleri aslını yitirmiş, özünden uzaklaşmış, gelecek ülkülerini kaybetmiş, birlikte yaşama iradesinden kopmuş millet ya da devletlerle doludur. Bu suretle dikkat ve temkinle hareket etmeliyiz.

“Bir savaşı başlatmak kolaydır ama bitirmek zordur”

– Hem bugünümüzü hem de geleceğimizi düşünmeliyiz. İran’ı hedef alan saldırıları görüyor ve takip ediyorsunuz. Haksız ve soysuz bir savaşın bütün sonuçları karşımızdadır. Bir savaşı başlatmak kolaydır ama bitirmek zordur.

– Bir askeri operasyonda çok boyutlu taarruz her an mümkündür, ama ricat, yani geri çekilme çok yüksek maliyetlere yol açabilecektir. ABD ile İsrail’in İran karşısında teklemeye başladığı, iç kamuoylarında ise çözülmelerin hız kazandığı anlaşılmaktadır.

– Savaşın bölgesel mahiyet kazanması, etnik ve mezhebi bir hüviyete bürünmesi hususunda kahredici bir provokasyon devrededir. Hatta Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek, İran’la Körfez ülkelerini çatıştırmak, bu suretle savaşın akışını değiştirmek amacıyla karanlık planların yapıldığı da esasen sır değildir.

– Stratejik bilgi çift katmanlıdır. Bir yandan dış çevreyi anlamayı, diğer yandan da sahip olunan kapasiteyi doğru tartmayı gerektirmektedir. Türkiye gelişmeleri doğru anlarken, kendi kapasitesini bilmekte, stratejik dengeleme ve doğrulamayı yapmaktadır.

“Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz”

– Hiçbir tehdide eyvallah demeyiz, diyemeyiz. Bununla birlikte Siyonist-emperyalist menşeli derin çukura düşecek, algı ve istihbarat oyunlarının tuzağına kapılacak yeni yetme bir devlet de hiç değiliz.

– ABD-İsrail ortaklığının askeri, siyasi ve ekonomik külfeti artıkça, bilhassa iç kamuoylarının İran savaşıyla ilgili kategorik itirazları yükseldikçe etrafımızda biriken tehlike daha da yoğunlaşacaktır. Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız.

– Türkiye’yi gayya kuyusuna itmek için yapılan ahlaksız tezgâhları isabetle okumalı, bu kuyuyu kazanları boşa düşürmeliyiz. Görüldüğü kadarıyla, ABD ve İsrail için evdeki hesap İran’a uymamıştır.

– Birbiriyle bağlantısız ve tutarsız açıklamaları bir yana bırakırsak, bölgesel sıkışma ve basınç yüksekliği küresel mahiyet almak üzeredir.

– Hürmüz Boğazı’ndaki darboğazlar, Basra Körfezi’ndeki tıkanmalar, petrol ve diğer enerji kaynaklarının taşınması ve lojistiğiyle ilgili çok ciddi aksaklıklar ve sıkıntılar savaşın çok boyutlu sonuçlarının doğacağını işaret etmektedir.

“Savaşın en büyük mağduru elbette gene çocuklardır”

– Karşılıklı füze saldırıları, bombalanan okullar, hastaneler, sivil ve masum insanlar küresel vicdanı titretmektedir. Savaşın en büyük mağduru elbette gene çocuklardır.

– Yol yakınken ateşkes rejimi devreye girmelidir. Eller tetik yerine uzlaşma gayesiyle birleşmelidir. Aksi halde İran; ABD-İsrail ortaklığı için yeni bir Afganistan’a, yeni bir Irak’a, hatta yeni bir Vietnam’a dönebilecektir.

– Siyonist eşkıyalığın İran’da rejim değişikliğini sağlama hesabıyla ABD’nin askeri ve stratejik altyapıları vurma hedefi çelişmekte, görüş farklılıkları iyice ayyuka çıkmaktadır. Lübnan’dan Bahreyn’e, Katar’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne, Kuveyt’ten Irak’a, Ürdün’den Umman’a kadar bölgemiz barut fıçısı, patlamaya hazır saatli bomba gibidir.

– Bizim için yegâne öncelik barış ve istikrardır. Bu savaşa derhal son verilmelidir. ABD-İsrail, İran’dan elini çekmelidir. Karşılıklı diyalog ve diplomasiyle silahlar susmalı, siyaset konuşmalıdır.

“Kapımızın önünde olup bitenleri anbean takip etmek durumundayız”

– Herkesi uyarıyorum, sıcak gelişmelerin her türlü ihtimale açık olması münasebetiyle körüklenen şiddet ateşi küresel ve bölgesel alana sıçramadan söndürülmelidir. Aksi halde dünya ve beşeriyet çok ağır bir bedel ödeyecektir. Bizim için öncelikli hedef Türkiye’nin güvenliğidir.

– Muazzam devlet ve millet aklımızın hikmetli müktesebatıyla kapımızın önünde olup bitenleri anbean takip etmek durumundayız.

– Türkiye’mizi ve aziz milletimizi riske atacak, hedef yapacak, hatta İran’la ve diğer bölge ülkeleriyle çatıştırmayı sağlayacak niyet ve emellere ağır başlı bir şekilde yaklaşmak esas olmalıdır.

– Fakat buna rağmen kasti ve doğrudan musallat olan hiçbir düşmanca muameleye de kesinlikle tahammül etmeyeceğimizi, kim olursa olsun egemenlik haklarımızı ve bağımsızlık onurumuzu cansiperane şekilde savunacağımızı herkes çok iyi bilmeli, hesabını ise buna göre yapmalıdır.

'Terörsüz Türkiye' mesajı

– Mücadelemiz ikna edilmişlerle değil inanmışlarla, kapı arasından bakanlarla değil kapıyı omuzlayıp içeri giren serdengeçtilerle yapılmış, bundan sonra da böyle olacaktır. Türk milletinin karşısında birikmiş tehditler, bilenmiş tehlikeler aynısıyla Milliyetçi-Ülkücü Hareket içinde geçerlidir ve bu durum son derece normaldir.

– Çünkü siyasetteki gayemiz Türk milletinin hayat ve varlık hakları üzerine bina edilmiştir. Türkiye’nin önünü kesmek, yükselişini durdurmak, ayağına zincir vurmak, onca yapılanı yıkmak, onca yatırımı ve hizmeti baltalamak amacıyla faal halde olanlar aynı kuyrukta sıraya girmişlerdir. Karşımızda belirginleşen husumet cephesi kalabalık ve karanlıktır.

– 'Terörsüz Türkiye' hedefi kapsamında devamlı surette bize saldıran, akla hayale sığmayan iftiralarla kale duvarlarımızı yıkmaya çalışan milliyet fukarası sözde milliyetçi güruhun içi boş ezberlerinin farkındayız.

– Nitekim bize yönelik saldırılarla aziz milletimizi hedef alan tahrip düzeyi yüksek kumpaslar yakın benzerlikler taşımaktadır. Çünkü Milliyetçi Hareket Partisi Türk milletinin son kalesi, son siperi, düşman karşısında atılacak son kurşunudur.

– Olan biten ne varsa biliyor, izliyor, çok sıkı bir şekilde takip ediyoruz. Hıyanet ve hezimete her kim teşne ise karşısında Milliyetçi Hareket Partisi’ni bulacaktır. Şeytan oradaysa iman buradadır, haydi hodri meydan.

“Adamı yüzünden, satılmışı da gözünden tanırız”

– Biz adamı yüzünden, satılmışı da gözünden tanırız. Milletimin hiçbir ferdi yılgınlığa kapılmasın; düzelir böyle kalmaz, yıkılır güze kalmaz, hesap sorulur mahşere bırakılmaz. Cıngıllı fistan olanlar karşımıza geçip güllü gülistanlık taslıyor.

– Delikli kapla su taşımanın çabasıyla oyalanıyorlar. Çürük merdiven bulmuşlar dama çıkmanın arayışındalar. Olayların akışına kapılmayan, dedikoduların seline teslim olmayan, kara propagandaların tesirine kat’iyen girmeyen sizler, herkesi, bilhassa siyasi gevezeleri takip edip gerekli notlarınızı alarak zihin defterinize not ediyorsunuz. Buna da devam ediniz.”

reklam

YORUM YAP