

Tunceli'de doğada kendiliğinden yetişen ve kışın habercisi olarak bilinen kuşburnu hasat edilmeye başlandı. Kuşburnu, özellikle soğuk kış günlerinde çayı ve pekmeziyle sofraların vazgeçilmezi haline gelirken, bazı vatandaşlar bu meyveden pestil ve sirke de hazırlıyor.
'ÖNEMLİ OLAN MEYVENİN TAM OLGUNLAŞMASI'
Kuşburnunun sağlık açısından pek çok faydasının bulunduğunu belirten sirke uzmanı Saniye İldeniz, hasadın zamanlamasının büyük önem taşıdığını söyledi. İldeniz, kuşburnunun doğadaki olgunlaşma sürecine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
“Kuşburnu toplayabilmek için en önemli şey, meyvenin tam olarak olgunlaşmasıdır. Ancak olgunlaştıktan sonra mutlaka bir kez yağmurun değmesi gerekir. Yağmur değdiği zaman kuşburnunun bir tılsımı var; yumuşuyor. Yumuşayınca içindeki o değerli maddeler ortaya çıkıyor. İşte o zaman toplamamız gerekiyor.”
'AĞRILARINI HAFİFLETMEK İÇİN İÇİYORLAR'
C vitamini açısından zengin olan kuşburnunun, geçmişte romatizma hastalıklarında yaygın olarak kullanıldığını ifade eden İldeniz, “Eskiden insanlar yaz boyunca çalışır, kış geldiğinde kemik ağrıları çekmeye başlarlardı. O dönemlerde kuşburnu çayı içerek ağrılarını hafifletmeye çalışırlardı ve bu çayın faydasını da görürlerdi” dedi.
Kuşburnunun yalnızca çay olarak değil, farklı yöntemlerle de değerlendirilebileceğini belirten İldeniz, şu bilgileri paylaştı:
“Kuşburnundan reçel yapılabilir. Ancak reçel yaparken çekirdeklerini atmayız; kurutup havanda ezip un haline getiririz, ardından bununla sirke yaparız. Bu sirke de özellikle diz kapağındaki sıvı kaybı ve kıkırdak tedavisinde oldukça faydalıdır. Yani kuşburnunun kendisi ve çekirdeği, tamamen değerlendirilmiş oluyor.”

'SOĞUK ALGINLIĞINA İYİ GELİYOR'
Kuşburnu çayının kış aylarında bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve soğuk algınlığını iyi geldiğini belirten İldeniz, “Çoğu insan her zaman meyve tüketemiyor. Ancak yemekten sonra bir bardak kuşburnu çayı içilirse, bu çay neredeyse tüm meyvelerin yerini tutabilir. Ayrıca vücudu rahatlatır, ödem atar ve iyi bir uykuya yardımcı olur” dedi.


