

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı, uluslararası finans kuruluşları tarafından değerlendirildi.
Yabancı bankalar, bu kararın piyasa beklentileriyle büyük ölçüde uyumlu olduğunu belirtirken, karar metnindeki ifadelere daha temkinli ve “şahin” bir tonun hakim olduğunu vurguladı.
Analizlerde, Orta Doğu’daki savaşın yarattığı jeopolitik riskler ile enerji fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisi üzerindeki etkileri öne çıktı.
Ayrıca, bankalar enflasyon ve faiz tahminlerini de güncelledi.
İşte yabancı bankaların Türkiye değerlendirmeleri…
JPMORGAN
JPMorgan, TCMB’nin politika faizini sabit tutma kararının beklentilerle uyumlu olduğunu ancak metnin genel tonunun şahin olduğunu ifade etti.
Para Politikası Kurulu metninde faiz indirimlerinin adım büyüklüğüne dair ifadelerin çıkarılmasının, jeopolitik koşullar netleşene kadar Merkez Bankası’nın faiz indirimi planlamadığına işaret ettiğini belirtti.
JPMorgan ayrıca TCMB’nin 22 Nisan’daki toplantısında faiz artırımı ihtimalini tamamen dışlamadığını vurguladı ve bu nedenle daha önce beklenen 100 baz puanlık indirimi geri çekerek nisan ayında faizlerin sabit tutulacağını öngördü.
Banka, Türkiye için bazı makroekonomik tahminlerini de revize etti. 2026 yıl sonu politika faizi tahmini yüzde 31’den yüzde 32’ye, enflasyon tahmini ise yüzde 25’ten yüzde 26,4’e yükseltildi.
Enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmelerin etkisiyle cari açık beklentisi de yukarı yönlü güncellendi. Daha sıkı para politikası koşullarının Türkiye’nin büyümesi üzerindeki sınırlayıcı etkilerini göz önünde bulunduran JPMorgan, ekonominin 2026’da yüzde 4 büyümesini beklediklerini, önceki tahminin ise yüzde 4,4 olduğunu belirtti.
CITI
Citigroup ekonomistleri İlker Domaç ve Gültekin Işıklar tarafından hazırlanan raporda, TCMB’nin para politikası söyleminde belirgin bir değişim gözlemlendiği ifade edildi.
Raporda, Merkez Bankası’nın önceki dönemdeki “gevşeme yanlısı” yaklaşımından daha temkinli bir politikasına yöneldiğine dikkat çekildi. Son karar metninin tonunun, önceki açıklamalara göre daha ihtiyatlı olduğu vurgulandı.
Bu çerçevede Citi, TCMB’nin nisan ayında yapılacak toplantıda politika faizini değiştirmeyerek “pas geçeceğini” öngörüyor.
Citigroup, Türkiye’de yıllık enflasyonun 2025’te yüzde 30,9 seviyesinde gerçekleşmesinin ardından 2026 sonunda yüzde 26’ya gerilemesini öngörüyor. Ancak Orta Doğu’daki savaşın yarattığı maliyet baskıları ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle risklerin “belirgin şekilde yukarı yönlü” olduğuna dikkat çekildi.
GOLDMAN SACHS
Goldman Sachs analistleri, İran’daki savaşın sürmesi veya enerji fiyatlarının yüksek seyretmesi durumunda Türkiye’de faizlerin yeniden artırılabileceğine işaret etti.
Clemens Grafe’nin de aralarında bulunduğu ekonomistlerin 12 Mart tarihli notunda, bu gelişmelerin enflasyonun daha güçlü yansımasına veya rezerv kayıplarının artmasına yol açabileceği ifade edildi.
Analistler, bu nedenle 22 Nisan’daki toplantıda 300 baz puanlık bir faiz artışı ihtimaline dikkat çekti. Böyle bir senaryoda, politika faizinin gecelik borç verme faiz oranı seviyesi olan yüzde 40’a veya daha yukarı seviyelere çıkabileceği belirtildi.
HSBC
HSBC, TCMB’nin faiz kararının ardından yayımladığı değerlendirmede Türkiye için 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yukarı yönlü revize etti.
Banka, daha önce yüzde 21 olarak öngördüğü 2026 yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 23’e yükseltti. Revizyonun temel nedeni, Orta Doğu’daki çatışmalar nedeniyle artan enerji fiyatları olarak gösterildi.
HSBC ekonomistleri, ortalama petrol fiyatı varsayımını varil başına 65 dolardan 80 dolara yükselttiklerini belirtti. Akaryakıt fiyatlarındaki artışın doğrudan etkisinin hükümetin vergi düzenlemeleri sayesinde yaklaşık 0,2 puanla sınırlı kalabileceği ancak emtia fiyatlarındaki yükselişin gıda fiyatları üzerinden dolaylı etkilerinin daha belirgin olabileceği ifade edildi.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN