

İLKE ÇITIR / NEFES
Ramazan ayı boyunca iftar çadırında bir öğün yemeğini ücretsiz yiyen dar gelirli, maddi açıdan biraz olsun rahatladı. Karbonhidrat ağırlıklı beslenen dar gelirli iftar çadırı sayesinde et yiyebildi. Ramazan ayının sün günleri yaklaşırken vatandaşı telaş sardı.
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) şubat ayı verilerine göre, açlık sınırı 32 bin 365 liraya yoksulluk sınırı da 105 bin 425 liraya ulaştı. Mutfak enflasyonu ise yıllık ortalama yüzde 39.43 şeklinde gerçekleşti. Dar gelirli hayat pahalılığı karşısında yaşayabilmek için boğazından kısarken Ramazan ayında biraz olsun rahatladı.

NEFES, Ankara’nın Cebeci semtinde Çankaya Belediyesi tarafından kurulan iftar çadırının nabzını tuttu. Bir ay boyunca önünde uzun kuyruklar eksik olmayan iftar çadırının haberini gazetemiz 22 Şubat’ta “Emekli, Öğrenci, Evsiz aynı masada” başlığıyla gündeme getirmişti. Ayın son günleri yaşanırken şimdi bu çadırın atmosferinde telaş var. Öğünleri teke düşüren dar gelirli “yarın ne bulacağız da yiyeceğiz” kaygısını yaşarken çadırın yanına atılmış çürümeye yakın armutları çocuklar kapışıyor.

“DEVLET BİZİ DÜŞÜNMELİ”
Gecekonduda yaşayan işçi emeklisi Mehmet Akgün, “20 bin lira emekli maaşı alıyorum. Pahalılık nedeniyle evde yemek yapamıyorum. Ramazan bitince Ankara Büyükşehir Belediyesinin Kent Lokantasına gidip yiyeceğim. Orada yemek 95 lira. Yapacak bir şey yok. Belediye vatandaşı düşünüyor ancak devlet düşünmüyor” diye konuştu.

“TEK ÖĞÜN BESLENİYORUM”
İki çocuğuyla beraber 1+1 evde yaşayan 60 yaşındaki Mualla Sevinç, vefat eden babasından kalan maaşla geçinmeye çalışıyor. Çocuklarını tek başına büyüttüğünü ifade eden Sevinç, yıllarca ağır işlerde çalıştığını ve bu nedenle vücudunun deforme olduğunu belirtti. Birçok rahatsızlığı olması nedeniyle şu an çalışacak durumda olmayan Sevinç, “Geçinme derdini de geçtim hayatta kalmaya çalışıyoruz. Kaç gün daha aç kalabiliriz diye düşünüyoruz. Bir ay boyunca çocuklarımla iftar çadırında beslendik. Öğünlerimi teke düşürdüm. Akşam geliyorum burada yiyorum, diğer akşama kadar ağzıma lokma girmiyor. Midemiz et gördü. Normalde hep makarna tüketiyoruz. Onu da bakkaldan veresiye alıyoruz” ifadelerini kullandı.

YEMEKTEN KISIP BORCA VERDİM
İşçi emeklisi 65 yaşındaki Adnan Gençer, “21 bin lira maaş alıyorum. 10 bin lirayı ev kirasına veriyorum. İş buldukça inşaata gidip çalışıyorum. Bir öğün ücretsiz yemek yıl boyunca devam etmeli” derken 70 yaşındaki memur emeklisi İlhan Karahan, “Ramazan ayında iftar çadırında yemek yediğimiz için maddi açıdan elimiz biraz rahatladı. Evde yemek yapmanın maliyeti çok fazla. Patlıcanın kilosu 240 lira olmuş. Bu ay kalan paramızla borçlarımızı ödedik. Bir ay boyunca ekmek bile almadım” diye konuştu.

Muhammed Polat ve Furkan Bayır
‘SOSYALLEŞTİĞİMİZ YERLER İFTAR ÇADIRI’
Gazi Üniversitesi Hemşirelik Bölümü öğrencisi 19 yaşındaki Muhammed Polat, “KYK bursuyla geçinmeye çalışıyorum. Yurt ücretimiz bin 200 lira, telefon faturamız 700 lira, ulaşıma 450 lira gidiyor. Benim elimde hiçbir şey kalmıyor. Ramazan bitince ücretsiz yemek yiyeceğimiz yerleri kovalayacağız” dedi.
Furkan Bayır ise, “Sosyalleştiğimiz yerler ücretsiz yemek yiyebildiğimiz alanlar. Üniversite gençliği bu halde. Bir öğün yemek için banka hesabımı kontrol etmek istemezdim” diye konuştu.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN