reklam
reklam
DOLAR 44,2117 % 0.08
EURO 50,9510 % 0.15
STERLIN 58,9697 % 0.2
FRANG 56,2304 % 0.25
ALTIN 7.116,70 % 0,10
BITCOIN 74.040,01 0.651
reklam

7 yıl sonra alıkonulduğu harabe evde bulunan Nazar, adını Ahmet olarak biliyormuş

Yayınlanma Tarihi : Google News
7 yıl sonra alıkonulduğu harabe evde bulunan Nazar, adını Ahmet olarak biliyormuş
reklam

Bursa’da 7 yıl sonra bulunan 8 yaşındaki Nazar S.’nin, adını Ahmet olarak bildiği ortaya çıktı.

Mustafakemalpaşa ilçesinde yaşayan Umut K., çalışmak için gittiği Almanya'da Rebecca S. ile birlikte yaşamaya başladı.

Çiftin 2018 yılında erkek çocukları dünyaya geldi. Umut K., bir yıl sonra Alman sevgilisi ve 1 yaşındaki oğlu Nazar S. ile birlikte babasından ayrıldıktan sonra yeniden evlenen annesi Hanife S.'yi ziyaret etmek için Bursa'ya geldi. Almanya'ya geri dönmeme kararı alan Umut K., Rebecca S.'ye oğlunu kendisine bırakıp, ülkesine gitmesini söyledi.

Çıkan tartışmanın ardından Umut K., oğlunu kaçırmaya karar verdi. Oğlu Nazar S.'yi annesi Hanife S.'ye bırakıp, bir yakınının yanına götürülmesini isteyen Umut K., Rebecca S. ile birlikte markete gitti. Geri döndüklerinde kaybolduğu söylenen oğlunu evde bulamayan Rebecca S., polise gidip şikayette bulundu.

BAŞSAVCI VE POLİSİN ORTAK ÇALIŞMASIYLA ÇOCUK KURTARILDI

Umut K., 2 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Babaanne Hanife S.'nin de duruşmaya gelmemesi üzerine hakkında arama kararı çıkarıldı. Gözaltına alınan Hanife S., haftada bir kez polise giderek imza atması şartıyla serbest bırakıldı. Hanife S., diğer duruşmalara da katılmayınca, durumundan şüphelenen Mustafakemalpaşa İlçe Cumhuriyet Başsavcısı Yusuf Canik, Bursa İl Emniyet Müdürü Kadir Gökce'ye bilgi verdi. Bunun üzerine 6 kişiden oluşan özel bir ekiple Hanife S., günün 24 saati dronun da kullanıldığı takibe alındı.

EVLERE BASKIN YAPIP ŞÜPHELİLERİN TELEFONLARINI DİNLEDİLER

Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcısı Canik'in talimatıyla, çocuğun kaçırılmasında şüpheli görülen kişilerin evlerine belirli aralıklarla baskın düzenlendi.

Fiziki ve teknik takibe alınan şüphelilerin korkup birbirleriyle yaptıkları konuşmaları dinleyen ekipler, yapılan takipte gittiği yerden tekrar geçmeyen, dikkat çekmemek için gün içerisinde sürekli kıyafet değiştiren Hanife S.'nin, akrabalarının evinde sakladığı torununu alıp, gizlice harabeye dönüşen eve getirip burada alıkoyduğu bilgisine ulaştı.

Daha önce çocuğun kaçırılması nedeniyle gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Hanife S.'nin kaldığı belirlenen eve baskın düzenlendi. Nazar S., evde çöp ve kıyafet yığınlarının arasında bulundu. O anlar kameraya da yansıdı.

Küçük çocuk, mahkeme kararıyla Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne teslim edilip devlet korumasına alınırken, babaanne Hanife S. ile evin sahibi olan Umut K.'nin halasının oğlu Recai M. tutuklanarak cezaevine gönderildi.

DNA TESTİ YAPILACAK

Nazar S.’nin, Bursa Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ndeki ilk günlerinde diğer çocuklarla olan uyum sorununun çözüldüğü ve psikolojik destek almaya devam ettiği bildirildi. Nazar S.’nin yapılacak DNA testiyle Rebecca S.’nin çocuğu olduğu belirlenirse, ilk etapta aralıklarla görüşmelerinin sağlanacağı bildirildi.

ÇOCUĞUN NEREDE YAŞAYACAĞINA MAHKEME KARAR VERECEK

Çocuğun menfaati gözetilerek yapılacak inceleme ve araştırmaların ardından mahkeme, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü tarafından hazırlanacak Sosyal İnceleme Raporu (SİR), kaldığı çevrenin araştırmasını içeren rapor, uzman ve pedagog görüşlerini dikkate alarak Nazar S.’nin geleceğine karar verecek.

Alman vatandaşı olan çocuk hakkında, Türkiye’nin de taraf olduğu uluslararası sözleşmeler kapsamında mahkemeden çıkacak karara göre hareket edilecek. Buna göre Nazar S.’nin Almanya’ya gönderilmesine karar verilmesi halinde Alman devletine teslim edilmesi, Türkiye’de kalmasına karar verilmesi durumunda ise devlet koruması altına alınması ihtimali bulunuyor.

Çocuğun Alman makamlarına teslim edilmesi halinde annesine verilip verilmeyeceği ise Almanya’da yapılacak değerlendirmeler sonucunda belirlenecek. Mahkemenin kararını, her iki ülkede yapılacak incelemeler ve uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanacak raporlar ışığında vereceği belirtildi.

ANNE REBECCA S. İFADE VERDİ

Çocuğun geçen hafta bulunmasının ardından haberdar edilen ve Türkiye'ye gelen anne Rebecca S.'nin, tercüman eşliğinde ifadesine başvuruldu.

Rebecca S, ifadesinde Almanya'da birliktelik yaşadığı Umut K. ile 2018 yılında N.S. ismini verdikleri çocuklarının dünyaya geldiğini anlattı.

Tatil amacıyla 2019'da Türkiye'ye geldiklerini dile getiren Rebecca S., şöyle devam etti:

“Burada 2-3 ay kalıp Almanya'ya dönecektik ancak burada zaman geçirdikten sonra Umut Almanya'ya dönmek istemedi. Beni burada kalmaya ikna etmeye çalıştı fakat ben bunu kabul etmedim. Bana neden Türkiye'de kalmak istediğini açıklamıyordu ancak bu konuda aramızda büyük bir tartışma konusu olmamıştı. Umut'un annesi Hanife beni kesinlikle istemediği için Umut'u sürekli dolduruyordu. Hatta bana 'domuz yiyen' şeklinde hitap ediyordu.”

Rebecca S, çocuğunun kaybolduğu gün Umut K. ve annesi Hanife S.'nin bir süre konuştuktan sonra para çekmek için dışarı çıkmaları gerektiğini söylediğini belirterek, şunları kaydetti:

“Birlikte Mustafakemalpaşa'da bulunan bir bankaya giderek işlem yapmak istedik ancak Umut'un yanında bulunan kimlik geçerli olmadığı için para çekemedi. Bankadan çıktıktan sonra G.T. isimli akrabası Umut'u arayarak hastalandığını söyledi. Onun evine giderek G.T.'yi aldık ve sağlık ocağına gittik. Bu sırada ben tuvalete gittim. Tuvaletten çıktıktan sonra G.T. dışarıda tek başına beni bekliyordu. Umut'un nerede olduğunu sordum, bilmediğini söyledi ancak şüpheleneceğim bir konu olmadığı için yürüyerek eve gittim.”

“UMUT'UN DAYISI OĞLUMU BULMAK AMACIYLA BENİ KÖY KÖY GEZDİRDİ”

Eve gittiğinde her yerin kapalı olduğunu gördüğünü, yanında telefon bulunmadığını ve Umut K.'ya ulaşamadığını anlatan Rebecca S, vakit ilerledikçe şüphelerinin arttığını ifade etti.

Rebecca S, sosyal medya hesabından ulaştığı annesinin çocuğun kaçırıldığını anlayarak konsolosluğa haber verdiğini, daha sonra karakola gidip şikayette bulunduğunu, ifadesinin alınmasının ardından polis ekiplerinin kendisini konaklamalı bir tesise bıraktığını belirterek, şöyle devam etti:

“Ben orada bulunan güvenlik görevlisi olduğunu düşündüğüm kişiden tekrar telefonunu istedim ve Facebook hesabıma girdim çünkü çok zor durumdaydım. Yanımda param dahi yoktu. Hemen anneme durumumu anlattım. Annem de Facebook'ta konuyu açıklar şekilde yardım istediğini belirten bir paylaşım yapmış.”

Bu paylaşımın ardından Neslihan isimli birinin kendisiyle irtibat kurduğunu belirten Rebecca S., “1 ay Neslihan'ın evinde kalarak çevre araştırmasına başladım. Hatta karakolda ilk ifademde beni anlamadıklarını düşünerek tekrar gittim. Ben de karakoldan çıktım ancak kendi imkanlarımla araştırmalara devam ettim. Hatta bu süreçte Umut'un dayısı benimle iletişim kurup buraya geldi. Beni, oğlumu bulmak amacıyla köy köy gezdirdi. Yaklaşık bir ay sonra hamile olduğumu öğrendim.” ifadesini kullandı.

“SÜREKLİ TÜRKİYE'DEKİ AVUKATLARIMLA İRTİBAT HALİNDEYİM”

Rebecca S., hamileliği boyunca 7-8 defa Türkiye'ye geldiğini ancak olumlu dönüş alamadığını aktardı.

Çabalarının da sonuç vermediğini anlatan Rebecca S., ifadesini şöyle sürdürdü:

“Almanya'da da müracaatımı yaptım fakat konu Türkiye'de geçtiği için dosya kapandı. Hatta Almanya'da bulunan bir kayıp programına da başvurdum ancak orada da hiçbir sonuç alamadım. Sürekli Türkiye'deki avukatlarımla irtibat halindeydim. 11 Mart'ta avukatımın ulaşmasıyla oğlumun bulunduğunu öğrendim. Evraklarımı toplayarak Türkiye'ye geldim.

Benim ikinci çocuğumu doğurduğumu Umut'un akrabaları biliyordu, hatta N.S.'yi arama sürecinde de 'Bir çocuk sizde kalacak, bir çocuk bizde kalacak' şeklinde inatlaşıyordu. Hatta E.T. isimli akrabasından duyduğum kadarıyla Umut bu süreçte sürekli benimle iletişime geçmek istemiş ancak annesi buna kesinlikle izin vermemiş.

Bütün akrabalarının konudan haberdar olduğunu ve yardım ettiğini düşünüyorum. Çocuğumdan yaklaşık olarak 7 yıldır ayrıyım. Bu süreçte çocuğumun psikolojik ve fiziksel sağlığı büyük oranda yıpranmıştır. Çocuğumun yıllar boyunca kaçırılmasına sebep olan kişi ve kişilerden davacı ve şikayetçiyim.

Nazar S.’nin adını Ahmet olarak bildiği, ismi sorulduğunda “Benim adım Ahmet” dediği belirtildi.

YAKALANMA KORKUSUYLA HASTANEYE GİTMEMİŞ

Öte yandan, oğlunu Alman sevgilisinden kaçıran Umut K.'nin kalp hastası olduğu, hakkında devam eden soruşturma nedeniyle sürekli kaçtığı ve hastalandığı dönemde yakalanma korkusuyla hastaneye gitmeyince hayatını kaybettiği bildirildi. Umut K.'nin ölmeden önce ailesine, “Çocuğumun ismi Ahmet olarak kalsın” dediği de belirtildi.

5 YILA KADAR HAPİS İSTEMİYLE YARGILANABİLECEKLER

Olayla ilgili soruşturma sürerken, tutuklanan babaanne Hanife S. ile akrabası Recai M. hakkında Asliye Ceza Mahkemesi'nde, 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçundan 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılabilecek.

reklam

YORUM YAP