

19 Mart gecesi Ümraniye Sıddık Sokak'ta, rapçi Canbay & Wolker grubundan Vahap Canbay'ın, bir süre önce ayrıldığı şarkıcı Aleyna Kalaycıoğlu ile yeniden barışmak istediği iddia edildi. Canbay'ın, araları iyi olduğu öğrenilen arkadaşı Kubilay Kundakçı'dan yardım istediği belirtildi.
Kubilay Kundakçı, Vahap Canbay ve arkadaşlarıyla birlikte Aleyna Kalaycıoğlu’nun bulunduğu stüdyonun önüne gitti. Grup, araç içerisinde beklerken, olay yerine çakarlı lüks araçlarla gelen şüpheliler saldırı gerçekleştirdi. Kurşunların hedefi olan futbolcu Kubilay Kundakçı ağır yaralandı ve hastaneye kaldırılmasına rağmen hayatını kaybetti.
7 Şüpheli Tutuklandı
Savcılıktaki ifade işlemleri tamamlanan şüphelilerden Aleyna Kalaycıoğlu, İzzet Yıldızhan, Alaattin Kadayıfçıoğlu, M.R., H.C.A., M.K., E.T. tutuklama talebiyle sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Diğer yandan, sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden Zuhal Kalaycıoğlu ve A.Ö., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
“Kundakcı'yı Vahap Canbay'ın Ortak Arkadaşı Olmasından Dolayı Tanırım”
Zuhal Kalaycıoğlu, savcılıktaki ifadesinde şunları söyledi:
– “Sormuş olduğunuz Kubilay Kaan Kundakçı isimli kişiyi, kızım Aleyna ile erkek arkadaşı Vahap Canbay’ın ortak arkadaşları olmasından dolayı tanırım. Kendisiyle tanışıklığım geçen yaz tatilinde Bodrum’a tatile gelmesinden dolayıdır. Tanıdığım zaman hiçbir iş yapmıyordu; daha önce futbol oynadığını, şu anda sağlık durumlarından dolayı futbol oynayamadığını bana anlatmıştı.
– İstanbul’da da birkaç kez evime gelmiştir. Geldiğinde de yanında kızım Aleyna ve Vahap Canbay vardı. Vahap Canbay’ın işlerini yapardı. Telefon numarası telefonumda 'Kubilay' diye kayıtlıdır, ancak numarasını ezbere bilmiyorum. Nerede oturduğunu da bilmem. Kendisiyle aramda herhangi bir alacak verecek ve husumetim yoktur.”
“Korktuğumuzdan Dolayı Adli Mercilere Şikayette Bulunamadık”
Kalaycıoğlu ifadesinde şunları dile getirdi:
– “Vahap Canbay'ı yaklaşık 1 buçuk yıldır tanıyorum. Kendisini kızım Aleyna vasıtasıyla tanıdım. Kendisinin rap müzik yaptığı biliniyor. Kızım o süre zarfında pop müzik yapıyordu.
– Kendisiyle ilk görüşmemiz Zekeriyaköy'de oturduğumuz zaman kızım Aleyna ile birlikte eve gelmesi sırasında gerçekleşti, ilk orada yüz yüze tanıştım. Daha sonra kızım Aleyna ile birlikte müzik yapmaya başladılar ve bu süreçte sevgili olmaya başladılar.
– Normalde bu kişi Bağcılar'da oturuyordu. Kızımla sevgililik hayatı başlayınca, Zekeriyaköy'deki evimize arkadaşlarını ve akrabalarını müzik bahanesiyle getirip saatlerce evde kalmaya başlayınca rahatsız oldum. Bu sebeple kızım Aleyna ile kavga etmişliğim olmuştur. Hatta bu sebepten dolayı Zekeriyaköy'deki evimden taşındım ve Beykoz’a yerleştim.
– Beykoz’a yerleştikten sonra yine büyük bir evde kaldığım için Vahap Canbay müzik bahanesiyle arkadaşlarını getirip evime gelince yine rahatsız oldum.
– Kendilerine bir stüdyo tutmalarını, orada çalışmalarını söyledim; ancak Vahap Canbay, kızıma 'Annen buradan gitsin, burada kalalım.' gibi sözler söylemiş. Kızım da bunu bana ilettiğinde kendi aramızda münakaşa yaşadık.
– Canbay’ın niyeti, kızımın kirayı 1 senelik peşin ödemesinden dolayı ikisinin beraber burada kalmasının daha doğru olacağını söyledi. Ben de bunu kabul etmedim ve kızıma, Canbay’ın ev tutup oraya taşınması gerektiğini söyledim, yanımda kalmalarına müsaade etmedim.
“Anne Gel, Beni Kurtar”
– Daha sonra kızım Aleyna ile Vahap, Şişli'de bir ev kiralayarak orada yaşamaya başladı. Kızım, Aleyna ile birlikte Şişli’de ortak bir stüdyo açtı. Stüdyo açıldıktan sonra Vahap’ın kızıma ait o günlerde neredeyse her gün kavga ettiklerine şahit oldum; hatta bir gün kızım beni arayarak 'Anne gel beni kurtar.' dedi.
– Bu süreçte kızım, Vahap’tan 3 defa ayrılmak istedi. Vahap, Beykoz’da kızıma yaptığı gibi, minibüsle alıkoyarak, kızıma telefonunu alıp kırarak tehdit etmeye başladı.
– En son ikisinin ortak iki tane köpekleri vardı. Bu köpeklere de Ümraniye’deki ofislerinde bakıyorlardı. Köpeklerin isimleri Mokka ve Rio idi.
– Vahap, kızımın ayrılık sürecinde kendisini köpekleri vermemekle tehdit etti. Ben de kızımın bu ilişkisini en başından beri onaylamadım; bu nedenle kızıma eve gelmesini söyledim. Kızım benden çekindiği için, arkadaşlarında kalmaya başladığını duydum.
– Kızımın bu kişi ile ilişki sürecinde çok kavgası oldu; hatta ben 3-4 günde bir gelen telefonları korkarak açıyordum, kızımın başına bir iş gelmesin diye.
– Ben de kızıma 'Bırak gel, beraber yaşayalım.' diye birçok kez uyardım, ancak Canbay’ı sevdiği için vazgeçmedi. Bu olaylarla ilgili yalnız olduğumuz için, kimse sahiplenmediği için tehdit edildik ve korktuğumuzdan dolayı bugüne kadar adli mercilere şikayette bulunamadık.”
“Gitsinler, Geleceğiz”
Zuhal Kalaycıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:
– “Olay günü akşam saatlerinde, saatini tam olarak hatırlamıyorum çünkü o sırada engelli kızım ile ilgileniyordum, kızım Aleyna beni aradı. 'Anne, Bertin ile biz stüdyodayız, Vahap'lar dışarıda, çıkamıyoruz.' dedi. Ben de kendisine, 'hemen eve geliyorsun.' dedim.
– Bu süreçte birkaç kez arayıp neden hala gelmediğini sordum. Kendisinin de bana 'Anne, gitmelerini bekliyoruz, bana bir şey yapabilirler, Mokka isimli köpeği alabilirler, gitsinler geleceğiz.' dedi. Ben de her şeyi bırakıp gelmesini söyledim, hatta yanındaki arkadaşı Bertin’e mesaj atarak, 'Aleyna’yı alıp bize geliyorsun.' dedim.
– Telefon görüşmesinden bir müddet sonra Bertin ile kızım Aleyna evime geldi. Kızım, evime geldiğinde panik halinde 'Anne, ne yapacağım, köpeğim orada aç.' diye söylenip duruyordu. Ben de hatta kızıma bu konuda kızıp 'Başlarım senin köpeğine.' dedim.
– Yaklaşık 2 saat kadar evde oturdular. Bu süre zarfında Alaattin Kadayıfçıoğlu’na kızım durumu anlattı. Alaattin de kızıma 'Sen evden ayrılma, seni almaya geliyorum.' dedi. Bir müddet sonra Alaattin geldi.
– Kızım Aleyna ile Bertin, aşağıya indi. Bertin, evin önünden ayrıldı. Alaattin, da kızımla birlikte arabasıyla evimin önünden ayrıldı. Ben de kızımın Alaattin ile birlikte Alaattin’in evine gidecekleri düşüncesiyle rahatladım.
– Bir süre sonra Ümraniye’den polisler beni aradı. Bana Aleyna’yı sordular. Telefonla görüşme halindeyken arka taraftan Vahap’ın sesi geliyordu; burada yaralama olduğunu o anda öğrendim, ancak kimin kimi yaraladığı hakkında bir bilgi edinemedim.
– Ben de bunun üzerine önce kızımı aradım; kızıma ulaşamayınca bu sefer Alaattin’i aradım. Alaattin de cevap vermeyince bu sefer Bertin’i aradım. Kızımın nerede olduğunu sordum, Bertin de bana sırayla önce sakin olmamı söyledi; söylemek istemedi. Ben de telefonda bağırıp çağırınca kızımın kendisinin yanında olduğunu iletti.
“Gittiğimde Kızım Şoktaydı, Tir Tir Titriyordu”
– Bana kaldığı evin konumunu attı. Ben de aracımla Bertin’e evime ulaşmak için gittim. Gittiğimde kızım şoktaydı; hiçbir şey konuşmuyordu, tir tir titriyordu. Kendisi sorduğum sorulara cevap veremeyince ben de Bertin’e ne olduğunu sordum.
– Bertin de bana, Aleyna’nın Alaattin Kadayıfçıoğlu ile birlikte köpeği almaya stüdyoya gittiklerini, gittiklerinde kapının önünde Vahap Canbay ve arkadaşlarının araçta beklediğini gördüklerini, daha sonra Alaattin’in Vahap'la tartıştıklarını ve bu arada Alaattin’in Vahap’lara doğru ateş ettiğini; ancak olayda kimin yaralandığını bilmediğini, kendilerinin de korkarak olay yerinden uzaklaşmak zorunda kaldıklarını anlattı.
– Engelli kızımı yalnız bırakmıştım. Bir süre sonra yanlarından ayrılıp tekrar kendi evime geçtim. Bir müddet sonra Bertin’i arayarak kızımı bana getirmesini söyledim. O da kızıma alarak yanıma geldi.
– Olay anında Bertin stüdyo içerisinde çalışıyormuş. Çalıştığı ortamda yüksek ses olduğundan dolayı bana olay anını duymadığını ve görmediğini söyledi.
– Kızım bana geldikten bir müddet sonra polis ekipleri evime geldi. Kızımı evimden alarak götürdüler. Yukarıda anlattığım gibi Vahap Canbay ile kızımın arasında olan ilişkiyi ben ilk günden beri kabul etmedim. Etmememin sebebi, kızım ile ilişki yaşadığı süreç içerisinde kızıma birden fazla kez şiddet uygulaması, tehdit etmesi, kızımdan maddi olarak faydalanması ve en son olarak da ölümle tehdit ettiğindendir.
– Bir anne olarak iki kızım var. Birisi engelli ve bakıma muhtaçtır. Diğer kızım Aleyna ise bize bakan ve maddi manevi destek veren kızımızdır. Olayın tüm içeriğini, sebebini öğrendikten sonra kızımı avukatımız ile birlikte teslim edecektik. Ancak kızım eve geldiğinde engelli kızıma sarılıp, 'Beni bırakma Cansu.' şeklinde ağlayınca, bir anne olarak o gece götürmek istemedim.”


