reklam
reklam
DOLAR 44,4970 % 0.07
EURO 51,7579 % 0.58
STERLIN 59,2416 % 0.52
FRANG 55,7955 % 0.29
ALTIN 6.696,86 % 0,36
BITCOIN 67.678,21 -0.386
reklam

Suriye’yi Sıfırdan Tekrar Kuracaklar

Yayınlanma Tarihi : Google News
Suriye’yi Sıfırdan Tekrar Kuracaklar
reklam

Aylardır Suriye Sosyal Güvenlik ve Çalışma Bakanı Hind Kabawat’tan röportaj almaya uğraşıyordum. Sonunda başardım. Kabawat’tan röportaj isteme sebebim, elbette Suriye kabinesindeki tek kadın bakan olması. Hem kadın hem de Hristiyan olduğu için Suriye yönetiminin vitrininde önemli bir figür.

Röportaj için Kabawat’ın önce Münih Güvenlik Zirvesi’nden sonra da Cenevre’de başka bir toplantıdan dönmesini bekledim. Ben Şam’dayken Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara da Almanya’daydı. Suriye yönetimi kendisini dünyaya anlatmaya, dostlar edinmeye ve en önemlisi kaynak bulmaya çalışıyor.

Kaynak önemli. Kabawat, Esad rejiminin devrilmeden önce emeklilik fonunu tamamen boşalttığını aktardı. Esad özellikle son yıllarında Amerikan Sezar yaptırımları altında içinden çıkılamaz bir mali yükün altına girince, tam bir hayatta kalma moduna girmiş, kaynaklar kuruşu kuruşuna tüketilmiş.

Esad rejimi ve on iki yıl süren iç savaş sonucu şu anda Suriye nüfusunun yüzde 80’i yoksulluk sınırı altında. Kısacası korkunç bir tablodan söz ediyoruz. Maaşlar çok düşük. İki hafta önce devlet memuru maaşlarına yüzde yüz zam yapılmış. Şu anda maaşlar 200-300 dolar civarında.

Şam’da ise standart bir evin kirası 1000 dolar civarında. Şu anda Şam’da ancak eskiden beri evleri olanlar oturabiliyor. Çalışanlar her gün Şam dışında ancak kirasını karşılayabildikleri evlerden gidip geliyor. Ülkede toplu taşıma da anladığımız anlamda yok.

Ancak çok eski otobüsler ve bir tür dolmuş sistemi var. Bütün Şam merkezi ve çeperinin yanı sıra tüm Suriye’nin en baştan inşası yapılacak. Adım adım, yavaş yavaş.

Türkiye’yi Örnek Görüyorlar

Şam’ın hemen dışında Yafur diye bir bölge var. Villalar bölgesi olarak da biliniyor. Hava temiz. Yeşillikler içinde, yüksek duvarlar arasında lüks villalar ve siteler var.

Suriye’nin en büyük alışveriş merkezi ve yaşam alanını da Katarlılar bu bölgeye yapıyor. Bu bölgeyi kuran aile Şahrur ailesi. Büyük baba zamanında bütün bölgeyi yeni bir yaşam alanı kurmak için satın almış. İkinci kuşak Merwan Şahrur ile uzun uzun sohbet ettim.

Esad döneminde Muhaberat tarafından gözaltına alınmış, sorgulanmış. Sorgu sonunda ‘Bize 5 milyon dolar vereceksin’ demişler. ‘Esad rejiminin son zamanları öyle hale gelmişti’ diye anlatıyor. İş insanlarından parası olanlardan rejim açık açık para talep ediyordu.

Haraç gibi. Ya bu paraları seve seve veriyordun. Ya da çıkışı olmayacak şekilde hapse atılıyordun. Bana yarım kalmış bir projeyi gösterdiler. Esad zamanı başlamışlar. Devlet o zaman yarısını istemiş. Yapımı durdurmuşlar. Şimdi yeniden başlıyorlar.

Ailenin üçüncü kuşağı Hussam, Almanya Potsdam Üniversitesinde mimarlık okumuş. Esad devrilince geri gelmiş. Şam’ın merkezi için kapsamlı bir proje üzerinde çalışıyor. ‘Şu anda bizden rüşvet isteyen yok. Şara, yapmak istediğimiz projelere çok sıcak bakıyor’ diye anlatıyorlar.

Merwan Şahrur’un zaten bir ayağı İstanbul’da. Maşallah İstanbul’u benden iyi biliyor desem yeridir. Suriye’de pek çok insandan duyduğum şeyi Şahrur ailesi de söylüyor. Yeni Suriye’nin inşasında Türkiye’yi bir örnek olarak görüyorlar. ‘Yeni Suriye vizyonunu çizerken Türkiye’deki gibi olsun’ referansını çok duyuyorum.

Alkol Yasağına Türk İşi Yorum

Son dönemde gündem olan alkol yasağı meselesini de Bakan Kabawat’a sordum. ‘Benim kilisenin papazı gibisin. Her sorunu bana soruyorsun. Papaz interneti kesilince de beni arıyor. Ben her şeyin bakanı değilim, sosyal güvenlik bakanıyım’ diye şaka yapıyor.

Şam Valiliği aslında 1958 yılında çıkmış eski bir yasağı yürürlüğe koymaya çalışmış. Belli miktarın üzerindeki alkolün sadece Hristiyan mahallesinde satılmasına ilişkin bir yasa bu.

Tepki gelince geri adım gelmiş. ‘Turistik işletmelere izin verilecek’ dendi. Genel kanı, şu anda bu tür uygulamalar ve tartışmaların yersiz olduğu. Suriye çok kimlikli ve çok etnikli bir ülke. Bu değişmeyecek. Çok dindar insanlar da var, seküler insanlar da.

Kiminle konuşsam, ‘Yahu içen içsin. Türkiye’de de öyle. Bu işleri kurcalamaya ne gerek var’ modu hakim. Zaten içkiye gelene kadar Suriye’nin önce yeni bir Anayasa yapmaya sonra da uzlaşı kültürünü adım adım, dövüşmeden ama tartışarak yer yer kavga ederek öğrenerek, baştan aşağı yeni yasalar yapmak gibi öncelikleri var.

Mervan Şahrur, güzel bir benzetme yaptı: ‘Şu anda Suriye, Kristof Kolomb’un Yeni Kıtaya ayak bastığı yerde. Sıfırdan yeniden kurulacak ve hep beraber biz kuracağız!’

Erdoğan’a Müteşekkir Ama ‘Önce de Atatürk Vardı’ Diyor

Zaten şehirde o kadar çok Türkçe konuşan var ki. Hicaz demiryolu üstünde Osmanlı tarafından yapılmış tarihi Gar duruyor. Şu anda Gar değil, müzeye dönüştürülüyor. Müdür yardımcısı savaşta Türkiye’de yaşamış bir genç mesela.

Hamidiye Çarşısı’nda da bize hemen Türkiye’de büyümüş bir genç eşlik etti. Savaş boyunca Güngören’de yaşamış. Türkiye’de okula gitmiş. Türkiye’yi seviyor. Erdoğan’a müteşekkir. ‘Erdoğan’dan önce de Atatürk vardı’ diyor. Bizim kafamızdaki siyasi ayrışmalar, onun kafasında yok.

Türkiye deyince, cumhuriyetin kuruluşundan devamına bir rol model olarak yerleşmiş. Çarşının içinde eski bir Kervansaray yeni bir butik otele dönüştürülmüş. İnanılmaz şık bir yer. Ortaklardan biri ‘3-4 senede buraya harcadığım parayı amorti etmeyi düşünüyorum’ diyor.

Suriye’nin ayağa kalkacağı ve bir çekim merkezi olacağına inançları tam. Bu kervansarayda tanıştığım genç bir Suriyeli girişimci bana projelerini anlatıyor. ‘Hürmüz Boğazı kapandığı için Suudi Arabistan, Körfez, Suriye, Türkiye hattının ana lojistik hattı olacağını öngörüyoruz, o nedenle bir ayağı Körfez’de bir ayağı da Türkiye’de olan bir lojistik firması üzerine çalışıyoruz’ diyor.

Bu nedenle eşiyle Türkçe dersi almaya başlamışlar. Bu konuyu daha da deşmek isterdim ama turizm bakanıyla randevuları vardı, o nedenle benimle çok uzun konuşamadılar.

reklam

YORUM YAP