

İran'ın 27 Mart'ta Suudi Arabistan'daki Prens Sultan Hava Üssü'ne düzenlediği saldırıda ABD'ye ait E-3 Sentry erken uyarı uçağının imha edilmesi, askeri çevrelerde ciddi soru işaretlerine yol açtı.
Medyaya yansıyan görüntülerde saldırının uçağın park halinde bulunduğu sırada gerçekleştiği ve radar kubbesinin doğrudan hedef alındığı ortaya konuldu. Bazı ABD askerlerinin de yaralandığı olayda saldırının isabet oranının yüksek olması dikkat çekti.
'MODERN SAVAŞ ALANININ GÖZÜ VE KULAĞI'
1960'larda üretilmeye başlayan ve tanesi 300 milyon dolar eden E-3 Sentry, modern savaşın “gözü ve kulağı” olarak tanımlanıyor. Tek bir uçuşta 600'e kadar hedefi aynı anda takip edebilen uçak; füze uyarısı, hava savunma tespiti, iletişim izleme, kara kuvvetleri hareketleri gibi kritik görevleri yerine getiriyor.
ABD Hava Kuvvetleri'nin elinde yalnızca 16 adet çalışabilir durumda E-3 bulunuyor. Bakım sorunları nedeniyle 2024 yılı itibariyle bu uçakların yalnızca yüzde 56'sının uçuş yapabilir durumda olduğu biliniyor.
UKRAYNA'DAN ÇARPICI İDDİA
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna istihbaratının vurulan uçakla ilgili kritik bir bilgiye ulaştığını iddia etti.
Zelenskiy'nin açıklamasına göre Rusya'ya ait bir casus uydu, saldırıdan önce üssü 20 Mart, 23 Mart ve 25 Mart olmak üzere üç kez fotoğrafladı.
Ukraynalı lider “Bir kez görüntü alıyorlarsa hazırlanıyorlar demektir. İki kez görüntü alıyorlarsa simülasyon yapıyorlardır. Üçüncü kez alıyorlarsa bir iki gün içinde saldıracaklardır” dedi.
Bu iddia, Rusya'nın İran'a Orta Doğu'daki ABD güçlerinin konumları hakkında istihbarat sağladığı iddialarıyla da örtüşmesi açısından dikkat çekti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov istihbarat sağladıkları iddiasını reddetti.
İRAN STRATEJİ DEĞİŞTİRİYOR
Uzmanlara göre İran savaşın ilk haftalarındaki yoğun füze saldırılarının ardından daha seçici ve stratejik hedeflere yöneldi. Bu kapsamda radar sistemleri ve destek uçakları gibi ABD hava gücünün kritik bileşenlerini hedef almaya başladıkları belirtiliyor.
ABD'li ve İsrailli yetkililer İran'ın füze kapasitesinde azalma olduğunu savunsa da uzmanlar bunun kaynakların korunmasına yönelik bilinçli bir tempo değişikliği olabileceğini belirtiyor.


