

İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarında yıllardır faaliyet gösteren insani yardım kuruluşları ve insan hakları örgütleri, Avrupa Birliği'ne çağrıda bulunarak İsrail Meclisi'nde kabul edilen ve Filistinli esirleri hedef alan idam yasasına karşı “acil önlem” almasını talep etti.
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty) ve İnsan Hakları İzleme Örgütünün (HRW) de aralarında olduğu 31 sivil toplum kuruluşu, yaptıkları ortak açıklamada, İsrail Meclisi'nde (Knesset) kabul edilen Filistinlilere yönelik idam cezasına tepki gösterdi.
Açıklamada, “İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarında yıllardır faaliyet gösteren insani yardım ve insan hakları örgütleri olarak, Batı Şeria'da idam cezasını fiilen zorunlu hale getiren ve yalnızca Filistinlilere uygulanacak olan yasa tasarısını onaylama yönündeki Knesset'in kararından büyük dehşet duyuyoruz” ifadeleri kullandı.
Söz konusu yasanın, etnik köken veya milliyete açıkça atıfta bulunmasa da fiilen yalnızca Filistinlileri hedef alacak şekilde tasarlandığı vurgulanan açıklamada, ayrıca, gizlilik, avukatla görüşme imkanının kısıtlılığı, dış denetimin yetersizliği ve asılarak infaz edilmeye dayalı “istisnai uygulama düzeni” getirdiği kaydedildi.
Açıklamada, AB'nin idam cezasının her koşulda zalimane, insanlık dışı ve insan onuruyla bağdaşmaz olduğu görüşünü tutarlı şekilde savunduğuna işaret edilerek, “Ancak bu ilkesel tutumun ötesinde, yeni İsrail yasası ölüm cezasıyla karşı karşıya kalanların haklarını korumak için uluslararası toplum tarafından tanınan temel güvenceleri ihlal etmektedir. Yasanın ayrımcı niteliği ve adil yargılama garantisinin bulunmaması, yaşam hakkını ve Dördüncü Cenevre Sözleşmesi, Lahey Yönetmelikleri, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası Sözleşmesi ve İşkenceye Karşı Sözleşme gibi uluslararası insani hukuk ve insan hakları hukukunda yer alan korumaları ihlal etmektedir. AB ve üye devletlerinin İsrail'i politikasını değiştirmeye çağıran diplomatik çabaları şu ana kadar sonuçsuz kalmıştır” denildi.
Açıklamada, İsrail'in, AB'nin belirlediği kırmızı çizgileri çoktan aştığına dikkat çekilerek AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın, 31 Mart tarihli açıklamasında, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın demokratik ilkelere saygıyı AB-İsrail ilişkilerinin temel unsuru olarak belirlediği hatırlatıldı.
AB'nin 2025 Haziran'da anlaşmanın ikinci maddesine dayalı olarak yaptığı incelemenin, İsrail'in hem Gazze'de hem de Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'da Filistinlilere karşı işlediği ciddi ihlaller ve savaş hukukunu ihlal etmesi nedeniyle insan hakları yükümlülüklerini çiğnediği vurgulanan açıklamada, “Dokuz ay geçtikten sonra, harekete geçme zamanı çoktan geldi. AB, en azından acil önlem olarak AB-İsrail Ortaklık Anlaşması'nın ticaret kısmını nihayet askıya alarak ve AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Eylül 2025'te önerdiği diğer tedbirleri uygulayarak, beyan ettiği ilkeleri ve yasal yükümlülüklerini yerine getirmeli” ifadesi kullanıldı.
BÜYÜK TEPKİ ÇEKMİŞTİ
İsrail Meclisi, İran'a saldırıların gölgesinde Filistinli esirlere idam cezası getirilmesini öngören tartışmalı yasa tasarısını onaylamıştı.
Yasaya göre, “İsrail'in varlığını inkar etme amacıyla bir İsrailliyi veya burada yaşayan birini öldürmek” suçlamasıyla hüküm giyenler idam edilebilecek. Uluslararası hak ve hukuk örgütleri özellikle yasanın bu maddesinin “Filistinlileri” hedef almak için hazırlandığına dikkati çekiyor.
Yasa, idam cezası kararı için oy birliği şartının aranmamasını ve kararın hakimlerce salt çoğunlukla verilmesini öngörüyor.
Yasa ile İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da da İsrail askeri mahkemelerinin idam cezası verebilmesinin önü açıldı. İşgal altındaki Batı Şeria’da askeri mahkemelerin Filistinli esirlere ölüm cezası vermesi halinde, af ve temyiz yolu kapalı olacak.
İsrail'de yargılanan Filistinli esirler için ise idam cezası ömür boyu hapis cezasına çevrilebilecek.
İsrailli bazı insan hakları örgütleri, Meclis'ten geçen yasanın iptali için İsrail Yüksek Mahkemesine başvurdu.
İsrail Yüksek Mahkemesi, Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi “Adalah”ın başvurusu üzerine yasa hakkında 24 Mayıs'a kadar ihtiyati tedbir kararı getirmişti.


