

Kahramanmaraş’ta yaşayan emekli memur Mustafa Çot, hobi olarak başladığı el işi serüvenini geliştirdi ve kendi amatör torna makinesini kurarak üretime geçti. Başlangıçta sadece tespih yapmak isteyen Çot, fiyatların yüksekliğinden dolayı çözümü kendi imkanlarıyla üretmekte buldu. Küçük motorlar ve mandrenler kullanarak oluşturduğu torna sistemi, onun için bir hobiye dönüştü.

HEM TERAPİ HEM DE GELİR KAPISI
Pandemi döneminde evde geçirdiği zamanı fırsata çeviren Çot, üretim alanını genişleterek deri ve doğal taş ürünlere yöneldi. Atık malzemeleri değerlendirerek hazırladığı atölyesinde bileklik, tespih, kuksa, çerezlik ve deri cüzdan gibi birçok ürün el emeğiyle ortaya çıkıyor.
Çot, ürünlerini hem tasarlayıp hem ürettiğini belirterek, “Bazı ürünleri dışarıda görüyoruz, hayranlıkla bakıyoruz ama ya pahalı ya da bulamıyoruz. Biz de farklı platformlardan takip ederek bunların yapımını öğrendik. Ortaya bir ürün çıkarmak gerçekten insana haz veriyor. Doğal taşlarla tanıştık, ahşaplardan kuksa ve çerezlik yaptık. Doğada vakit geçirmeyi seviyoruz, yürüyüşlerimizde bunları kullanıyoruz” dedi.

“Bu işlerle uğraşmak zihni dinlendiriyor” diyen Çot, sözlerini şöyle sürdürdü: “Torna makinesi gerekiyordu ama fiyatlar yüksekti. Küçük motorlar ve mandrenlerle kendi amatör tornamızı yaptık. Pandemi sürecinde deri ile tanıştık, cüzdan ve çanta yapmayı öğrendik. Sadece kendimize değil, çevremize de öğretmeye çalışıyoruz. Paracord bileklik, makrome düğüm tekniğiyle salıncak bile yaptık. Herkes bir hobi edinmeli. El işi hem terapi oluyor hem de isteyenler için gelir kapısı olabilir. İlaca gerek yok, bu işlerle uğraşmak insanı adeta tedavi ediyor.”


