

MAHİR BAĞIŞ / NEFES
15 Temmuz 2016’da FETÖ’cü darbe girişimi sırasında TRT’nin önünde elindeki otomatik silahlarla çektirdiği fotoğrafla gündeme gelen suç örgütü elebaşı Ayhan Bora Kaplan’ın TRT’nin darbecilerden temizlenmesinden 3 saat 45 dakika sonra buraya gittiği ortaya çıktı.
Organize suç örgütü liderliğinden 68 yıl hapis cezası alan ve aynı zamanda polislere kumpas kurduğu gerekçesiyle hakkında yeni bir dava açılan Ayhan Bora Kaplan’ın 15 Temmuz’daki “TRT hikayesi”nin detayları belli oldu. Kaplan, 2024 yılında yargılandığı davada Mahkeme Başkanı'nın, “TRT’ye gittiğinizde nereden buldunuz uzun namlulu silahları?” sorusuna “Devlet görevlilerini suçlamamı bekliyorlar. Ben bu sorunun cevabını burada veremem. Özel size söyleyebilirim. Çünkü hemen internete düşüyor burada söylediklerim. Bunun için de önlem almanız gerek” yanıtını verdi. Kaplan, bu konu hakkında bir daha hiç konuşmadı.
O FOTOĞRAFIN ARDINDAN YÜKSELİŞİ BAŞLADI
15 Temmuz 2016’da Ankara’nın Oran semtindeki TRT Genel Müdürlüğü bahçesinde elinde otomatik silahlarla poz veren Kaplan’ın, yeraltı dünyasındaki yükselişinde bu fotoğraf kritik rol oynuyor. Kaplan, 15 Temmuz’un ardından birçok mekana el koydu, yasadışı bir şekilde gelir elde etti. Kaplan, tüm bu süreçlerde TRT’nin önünde çektirdiği fotoğrafı da kullandı.
HTS KAYITLARI ORTAYA ÇIKARDI
Kaplan hakkında düzenlenen iddianamelerde yer alan HTS kayıtlarına göre Kaplan’ın TRT’nin önüne geliş saati 03.15 olarak tespit edildi. Emniyet kayıtlarına göre TRT, dönemin İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ve ekipleri tarafından yapılan operasyonla saat 23.30 itibarıyla FETÖ’cülerden temizlendi. Yani Kaplan, polislerin TRT’ye müdahalesinden yaklaşık 3 saat 45 dakika sonra kurumun önüne gidip fotoğraf çektirdi.
ÇETE, POLİSLERE KUMPAS KURMUŞTU
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ayhan Bora Kaplan suç örgütü operasyonunu gerçekleştiren polislere kumpas kurulduğu iddiasıyla yeni bir iddianame hazırladı. Kaplan, avukatı firari Cengiz Haliç ve sağ kolu Serdar Sertçelik’in de aralarında bulunduğu 6 kişinin sanık olarak yer aldığı iddianamede, Sertçelik’in kullandığı bir cep telefonundan çıkan yazışmalardan Avukat Haliç’in polislere yönelik kumpası planladığı ve gizli tanık olması için Sertçelik’e talimat verdiğinin anlaşıldığı anlatıldı.
Sertçelik’in polis müdürlerinin tutuklanmasına neden olan videoları yine Haliç’in ilettiği metin ve talimatlara uygun olarak çekip yayınladığı da kaydedildi. Haliç’in planlama yaparken “şu y..k Murat müdürü bir tutuklatalım gerisi kolay herkes çıkacak zaten” dediği, polislerin de 2 gün sonra gözaltına alındığı ortaya çıktı.


