

JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, yüksek borçlu şirketlere verilen kredilerde kayıpların beklenenden daha yüksek olabileceği uyarısında bulundu. Dimon, yıllık hissedar mektubunda kredi standartlarının zayıflamasına dikkat çekerek 1,8 trilyon dolarlık özel kredi sektörüne ilişkin endişelerini dile getirdi.
Bankacılık dışı kredi verme faaliyetleri, son on yılda hızla büyüdü. Artan regülasyonlar nedeniyle JPMorgan gibi bankalar piyasanın bazı alanlarından çekilirken, özel kredi sağlayıcıları bu boşluğu doldurdu.
“KAYIP DAHA YÜKSEK OLACAK”
İngiliz Financial Times gazetesinin haberine göre, Dimon, “Bir kredi döngüsü yaşandığında, ki bir gün mutlaka yaşanacak, kaldıraçlı kredilerde kayıpların mevcut ortama kıyasla beklenenden daha yüksek olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. Kaldıraçlı krediler, borçluluğu gelirine kıyasla yüksek olan şirketlere verilen finansmanı ifade ediyor.
Dimon’a göre bunun temel nedeni, kredi standartlarının genel olarak zayıflaması. Mektubunda, borçluların değerlendirilmesinde “gelecek performansa yönelik aşırı iyimser varsayımlar”, daha gevşek sözleşme şartları ve borç geri ödemelerinin ertelenmesine imkân tanıyan PIK (payment-in-kind) gibi uygulamaların artmasına dikkat çekti. PIK, finans dünyasında bir borçlunun faiz veya anapara ödemesini nakit yerine ek borç ya da varlık vererek yapmasına imkân tanıyan bir ödeme yöntemini ifade ediyor.
2006’dan bu yana JPMorgan’ı yöneten Dimon, sektörde uzun süredir ciddi bir kredi daralması yaşanmadığını belirterek, “Bazı insanlar bunun hiç olmayacağını varsayıyor” değerlendirmesinde bulundu.
ABD ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dimon, “rahatsız edici bir görünüm” ve “son dönemde bazı zayıflama işaretlerine” rağmen ekonominin dirençli kalmaya devam ettiğini, tüketicilerin hâlâ gelir elde edip harcama yaptığını ifade etti.
KALICI ŞOK POTANSİYELİ
Öte yandan, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşın petrol ve emtia fiyatlarında “önemli ve kalıcı şoklar” yaratma potansiyeline sahip olduğu uyarısında bulundu.
Dimon, 2026 yılına ilişkin bazı ekonomik destek unsurlarına da işaret etti. Bunlar arasında ABD Başkanı Donald Trump’ın “One Big Beautiful Bill Act” adlı yasa paketi, Beyaz Saray’ın deregülasyon politikaları, ABD Merkez Bankası’nın tahvil alım programı ve yapay zekâ altyapısına yapılan harcamalar yer aldı.
Yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkilerine de değinen Dimon, bu teknolojinin yeni iş alanları yaratacağını ancak aynı zamanda bazı işlerin ortadan kalkmasına yol açacağını belirtti. JPMorgan’ın bu dönüşümden etkilenecek çalışanları desteklemek ve yeniden konumlandırmak için planlar hazırladığını ifade etti.
AVRUPA'YA ELEŞTİRİ
Dimon, yıllık hissedar mektubunda küresel ekonomik dengelere de değindi. ABD’nin Avrupa’nın başarılı olmasına ihtiyaç duyduğunu belirten Dimon, Avrupa’ya yönelik eleştirilerini yineledi.
“Avrupa belirleyici bir on yıla giriyor ancak harekete geçemiyor” diyen Dimon, Avrupa’nın ekonomik birlik sürecini tamamlayamamasının kıtanın ekonomik performansını olumsuz etkilediğini vurguladı.
Dimon, bu durumun Avrupa’nın ABD’ye kıyasla ekonomik büyüklüğünü de gerilettiğini belirterek, “Avrupa’nın ABD’ye göre GSYH oranı 2000 yılında yüzde 90 iken bugün yaklaşık yüzde 70’e düştü” ifadelerini kullandı.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN