reklam
reklam
DOLAR 44,6180 % 0.09
EURO 51,6706 % 0.35
STERLIN 59,1479 % 0.15
FRANG 55,7795 % -0.13
ALTIN 6.671,12 % 0,14
BITCOIN 68.091,80 -2.519
reklam

Özgür Özel'den yeni ara seçim çıkışı: Hodri meydan, haydi bakalım

Yayınlanma Tarihi : Google News
Özgür Özel'den yeni ara seçim çıkışı: Hodri meydan, haydi bakalım
reklam

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor.

Konuşmasının önemli bölümünde muhalefetin yönetimindeki belediyelere operasyonlara tepki gösteren Özel, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu ile Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'le dikkati çeken bir demeç verdi:

“Bozbey ve Aydın Büyükşehir birbirlerine çok benzer pozisyondaydılar. 'Ya bize katılacaksın ya tutuklanacaksın' dediler. Topuklayan Efe topuklaya topuklaya layık olduğu yere, Tayyip Erdoğan'ın yanına koştu.

Mustafa Bozbey 15 günde bir gelen tehditlere, şantajlara rağmen 'CHP'liyim, bir tek kusurum yok' dedi. Aydın'ın iradesini çalandan ne kadar iğreniyorsak Mustafa Bozbey'le de o kadar övünüyoruz.”

Ana muhalefet liderinin konuşmasında öne çıkanlar şöyle:

“İki haftanın ardından meclisteyiz. Geçen hafta A Milli Takımımızı desteklemek üzere, hem Kosova Başbakanı, siyasi akrabamız Albin Kurti'nin hem Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımızın davetleriyle, Kosova'da milli takımın dünya kupası yolculuğuna eşlik etmek için orada olacaktık. Güne bu niyetle uyandık. Grup toplantımız yoktu.

Ama 31 Mart tarihini, 2 yıl önce Cumhuriyet Halk Partisi'nin, hatta Türkiye Cumhuriyeti demokrasi tarihinin en büyük yerel seçim zaferinin yıldönümünü zehretmek isteyenler… İki yıl önce kurulan sandıkta Bursa'yı alamayıp şimdi hakimin tokmağıyla, savcının cübbesiyle almak isteyenlerin yeni bir siyasete darbesiyle, bu sefer Bursa'nın iradesine darbesiyle uyandık.

Maalesef devamında da bu dönemde hiçbir sorunu olmayan, 5 yıl süreyle sadece adaylık yapan, ondan önceki ilçe belediye başkanlığı döneminde belediyede bir şey bulamayanlar; 500 kişiyi dolandırmış bir yalancı tanık iftiracının ifadelerine sadece dayanarak Mustafa Bozbey'e, ailesine haysiyet suikasti yaptılar. Dört günlük eziyetten sonra ailesi denetimli serbestlikle kaldı, Mustafa Bozbey de tutuklandı.

'BURSA'NIN İLİĞİNİ KEMİĞİNİ SÖMÜRMEYE, İSRAFA, RANTA DEVAM ETMEK İSTEYECEKLER'

Ve buradan fırsatçılıkla, zaten bütün kurgu bunun üzerine, ümit ediyorlar ki yarın yapılacak belediye meclis grubunda Bursalının vermediği yetkiyi, Bursa'nın iradesine çökerek alıp, Bursa'nın belediye başkan vekilini kendilerinden belirleyecekler.

Bursa'daki Cumhuriyet Halk Partisi belediyeciliğini kesintiye uğratıp, kendi Bursalının illallah dediği, yıllardır yönettikleri, kalemiz dedikleri yerde yüzde otuzların altına düştükleri Bursa'da, iki kişinin birinin seçtiği belediye başkanı yerine bir kuklayı, bir siyaset yoluyla, yargı yoluyla oraya konmuş birini koyup, Bursa'nın iliğini kemiğini sömürmeye, israfa, ranta devam etmek isteyecekler.

Ben hiçbir şey demiyorum, diyeceğimi otobüsün üstünde söyledim. Bundan sonra sözü yakaladığı ilk sandıkta Bursalılar söyleyecek. İlk sandıkta!

Yoğun bir çalışma, yoğun bir direnme dönemindeyiz. Saldırılara karşı bir adım geri adımımız yoktur. Ama çalışma konusunda da en ufak bir ataletimiz ya da bir diğer yandan işte 'bu kadar saldırı var, çalışamıyoruz, yapamıyoruz' böyle de bir mazeretimiz yoktur.

'ONDAN İĞRENİYORUM, BOZBEY'LE ÖVÜNÜYORUM'

Bozbey ve Aydın Büyükşehir birbirlerine çok benzer pozisyondaydılar. 'Ya bize katılacaksın ya tutuklanacaksın' dediler. Topuklayan Efe topuklaya topuklaya layık olduğu yere, Tayyip Erdoğan'ın yanına koştu. Mustafa Bozbey 15 günde bir gelen tehditlere, şantajlara rağmen 'CHP'liyim, bir tek kusurum yok' dedi.

Aydın'ın iradesini çalandan ne kadar iğreniyorsak Mustafa Bozbey'le de o kadar övünüyoruz. Bozbey 'Bunlar beni içeride atarlar, üç ay kulaklarının üstüne yatarlar, benim yaptıklarımı 'AK Parti yaptı' diye açarlar' dedi. Hizmeti yapan belediye başkanı gözaltındayken açılışı onu seçenlere yaptırdık. 29 önemli eseri açtık ki Bursa bu kadar güçlüklere rağmen neler yapıldığını görsün.

'KOOPERATİFÇİLİK SUÇ DEĞİL'

Bunun yanında İzmir'de 26 tane açılış, 24 tane projenin temelini attık. Önemli bir mesele vardı İzmir'de, biliyorsunuz üç kıymetli arkadaşımız; Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya tutuklular şu anda. Ama yedeklemeden tutuklular. Niye? İlk başta o büyük İzmir operasyonu dedikleri operasyonda, 'efendim siz kooperatif kurmak yoluyla dolandırıcılığa giriştiniz'. 100'den fazla kişiyi gözaltına aldılar. Önce 104 kişiyi tutukladılar.

Hızla iddianame yazıldı, 50'ye düştü, 8'e düştü, 3'e düştü ve orada şu ortaya çıktı: Arkadaşımız büyük bir özgüvenle anlattı; biz İzmir'de kentsel dönüşüme ihtiyaç var depremden sonra. Bir formül olarak müteahhit sistemini değil, çünkü müteahhit kar ediyor orada, müteahhit bedava yapar mı? Kooperatif sistemini öne alarak doğru bir model olduğunu düşündüğümüz bu yöntemle kentsel dönüşüm yapmak için kooperatifleri kurduk, kurulmasına öncülük ettik.

Bunda Cumhuriyet Halk Partisi'nin geçmiş dönemde siyasi kararlılığı da vardır ve doğrudur. Çünkü kooperatif kurmak, kurdurmak, kooperatifçilik suç değildir, hiç olmadı, aksine çok doğru yöntemdir.

Ama o süreçlerde ne pandemi kaldı, ne ekonomik kriz kaldı ve hepiniz biliyorsunuz Türkiye'de inşaat maliyetleri birken ona katlandı. Birçok özel müteahhit de durdu, battı ya da yeni anlaşmalar yaptı. Kooperatiflerden toplanan 600 lirayla 3 milyon liraya, 4 milyon liraya, 5 milyon liraya çıkmış daireler bitirilemedi ve durmuştu.

Bundan dolayı da İzmir'de bir tepki vardı. Ben milletvekili olduğum günden beri Esenyurt'un konut mağdurları 10 bin kişi bu meclistedir.

Sorarsın niye hep bize geliyorsunuz? AK Partililere talimat verilmiş onları dinlemeyin. Esenyurt belediye başkanı zamanında, AK Parti belediye başkanı video çekiyorlar, sosyal medyaya düşüyor, o yüzden konut mağdurlarını dinlemez AK Partililer.

İzmir'de dinleyecekleri tuttu, onlarla bir eylem yapacakları, onlara kamyon, otobüs tutacakları tuttu. Biz de gittik, hepsini gördük, dinledik, arkadaşlarımızın suç işlemediğini, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de bu sorunu çözmesinin boynumuzun borcu olduğunu söyledik.

'AK PARTİ – MHP RET OYUNA TAKILMIŞ'

Sağ olsun Cemil Tugay, bürokrasi, çalıştılar… Bu hafta İzmir'e gittim. İzmir'de durum şu; 7 kooperatifin 6'sıyla karşılıklı imza atılmış, bir tek 7.'si AK Parti – MHP ret oyuna takılmış. O da gelecek meclis toplantısında çözülecek. Yedi kooperatifte ilerliyor ve ilk olarak 4. etap diye söyledikleri kooperatifte de daireler bitmiş bir kısmı, yıl sonuna kadar hatta ağustosa kadar 1300'ü tamamen bitecek.

Bitenlerin işte 60 tane bir yerde 50 tane bir yerde anahtar teslimleri başlamış. Ben İzmir'den ayrıldığımda, 'bu sorunu çözeceğiz, biz AK Parti değiliz, düşeni düştüğü yerde bırakmayız. Bizim suçumuz yok, inşaat maliyetleri artmış demeyiz, üzerimize düşeni hallederiz' dedik.

Titiz bir çalışmayla şimdi İzmir'de geçtiğimiz yıllarda protesto için AK Parti'nin önüne düştükleri, 'aman şuraya gel' dedikleri salonda anahtarı alıp kaldırıp gülümsüyorlar. İzmir Büyükşehir Belediyesini kutluyorum.

'İSTANBUL'DA ADALAR İSKELESİ'Nİ VEREN, İZMİR'DE ALSANCAK İSKELESİ'NE Mİ ACIYACAK?'

Şimdi bu İzmir'de bir yerel seçim yaşadık. Yerel seçimde, 'efendim yaşam biçimine müdahale etmeyeceğiz, İzmir'i üzmeyeceğiz, AK Parti'ye şans verin, İzmir'de CHP'den daha iyi yönetiriz, genel merkezin, şeyin genel yönetimin yetkileriyle falan…' Geziyor bunlar ortalıkta. Gittim İzmir'e, mitingler yaptım anlattım onlara.

Bakın dedim, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni AK Parti'ye verdi İstanbullu. Ne oldu İstanbul'da? Mesela size dünyanın dedim, en muhteşem manzarasını tarif ediyorum. İstanbul'da Büyükada'ya gidin. Dünyanın en güzel yeri, karşısında dünyanın en güzel şehri. Büyükada'da, Büyükada iskelesi var, alttan vapur kalkıyor üst tarafı koca iskele, koca iskelenin üstü.

Dünyanın en iyi manzarası değil mi? Karşıda İstanbul var adadan bakıyorsun. Oraya, oraya ne yaparsın? Hani para getirsin desen lokantalara falan kiraya versen dünyanın en iyi lokantaları gelir, en yüksek kirasını öder o prestijli yere gelir değil mi?

Düşün oradaki lokantalardan ne para kazanılır, adalardaki ne yoksul çocuklar büyütülür, ne ne burslar verilir, İstanbul'un Kartal'ın karşıdaki Kartal'ın bütün fakirlerine yeter. Veya veya veya sen düşün… Ne yapmış AK Parti orayı biliyor musunuz? 25 yıllığına bilabedel TÜGVA'ya vermiş. Adalar iskelesinin ikinci katı. 25 yıl bilabedel. TÜGVA orada ne yapıyor?

Dedim ki İzmirlilere; AK Parti gelirse -ki hepsi TÜGVA'cı, TÜRGEV'ci, hepsi o vakıfların bir yerlerinde- hele şimdi bir tanesi var Cemil Tugay'la güya uğraşıyor. Adını anmaya değmez. Vasıfsız, niteliksiz, beceriksiz, işi gücü kavga o takip ediyor bu işi. Dedim, 'ver oyu AK Parti'ye, versin Alsancak İskelesi'ni TÜRGEV'e. Versin Karşıyaka İskelesi'ni TÜGVA'ya 25 yıllığına, versin asansörü Okçuluk Vakfı'na. Bunları yapar' dedik.

Zaten İzmirliler bunlara pas vermez, bunlar o günlere itiraz ediyordu, 'niyetimiz yok…' Lan niyetiniz yok ne? İstanbul'da Adalar iskelesini veren, İzmir'de Alsancak İskelesi'ni mi acıyacak? Şimdi, kanunu değiştirdiler, Meslek Fabrikasını alıyor… Demiyor '145 bin hemşerim burada meslek öğrenmiş' orayı çökmek için valiyle o tuhaf zihniyetteki adam, her gün polisin oradakine girin dışarı atın, belediye başkanlarını dışarı atın.

İzmirliler orada bir mücadele veriyorlar. Meselenin kendisi şu; binayı yarın alırlar, direniriz alamazlar, mahkeme öyle der böyle der eninde sonunda bu işler değişir ama görülmesi gereken bir mevzu var. Bir tarafta o Meslek Fabrikası'nı alıp da milletin hizmetine sokanlar, bir tarafta milletin bu hizmetini durdurup, kendileri alıp orada at koşturmak isteyenler. Bir harami zihniyeti var. Bir çökme zihniyeti var.

Bir cumhuriyetle değerleriyle ve milletin kendisiyle didişme zihniyeti var. Ben bütün İzmirlilere ve Türkiye'deki herkese bu harami zihniyetine, bu didişme zihniyetine karşı bu günleri unutmamayı hesabı sandıkta sormayı emanet ediyorum.

İSRAİL KONSOLOSLUĞUNA SALDIRI

6-12 Nisan Polis Haftası. Öncelikle bugün İsrail Büyükelçiliğine bir silahlı saldırı girişimi oldu. Her türlü silahlı saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Hangi gerekçeyle ve kime yönlendirilirse yönlendirsin kınıyoruz. Yüreğimiz ağzımıza geldi, kahraman polisimiz etkisiz hale getirdi, işte biri herhalde ölü ele geçirilmiş ikisi yaralı…

İki polisimiz hafif yaralı, öyle bilgi aldım. Allah'tan şehidimiz yok. Bir kez daha Polis Haftasında kahraman Türk polisini sevgiyle, saygıyla selamlıyoruz Cumhuriyet Halk Partisi olarak. Maç olur, polis çalışır. Eylem olur, polis çalışır. Konser olur, polis çalışır. Pandemi olur, millet canıyla uğraşır polis çalışır.

Miting olur polis çalışır, sokağa çıkmak yasak olur millet sokağa çıkmasın diye sokakta yine polis çalışır. Kimse çalışmaz polis çalışır. Ama emeğinin karşılığını alamaz. Öyle ki saatlerce görev yapar kumanya gelmez, mesai yapar ücret ödenmez. İntihar ederler bunalıma girerler araştırılsın denir buna bile tahammül edilmez. Sendika hakkı alırlar…

Sendika hakkı alanlar meslekten atılırlar, bununla ilgili asla ve aslı polisin sesini duymazlar. Hele hele bu son dönemde, kanunsuz emirler, anayasaya aykırı emirlerle olmadık işlere zorlanırlar. Ve inanılmaz derecede zor bir görevi icra ediyorlar. 260 saat mesai, mobbing, ekonomik çıkmaz… Bunların hepsine son vermek gerekiyor. 12-24, 12-36 çalışma bitmeli, fazla mesai ödemeli bir sisteme geçilmeli.

Gece mesaisi 8 saati geçmemeli, sendikal haklar tanınmalı, mülakat kalkmalı liyakat olmalı. En önemli sorun lojman ve kreş hakkı, bilhassa büyükşehirlerde ve kiraların çok pahalı olduğu turizm şehirlerinde, hatta turizm ilçelerinde, beldelerinde bu meseleler lojman sorunuyla çözülmeli.

'BÜYÜK MÜCADELELER SONUCUNDA ÜSKÜDAR İŞGALDEN KURTARILDI'

Emekli polis sefalete sürükleniyor o yüzden intibak sorunu mutlaka çözülmeli. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak inşallah şöyle bir taahhüdün sahibiyiz: Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında polis bir partinin kolluk kuvveti gibi görev yapmak, bir partinin aldığı kararları uygulamakla mükellef olmayacak. Polis devletin, milletin polisi olacak, bir partiyle ilişkisi kalmayacak. Buradan yapmam gereken önemli bir çağrı, İçişleri Bakanınadır.

Kendisi Erzurum Valiliğinden sonra bu göreve geldi. Önceki İçişleri Bakanı İstanbul valisiyken Üsküdar'da işgalden kurtarmak istediğinde belediye ki, şu anda Üsküdar'ın bu halini görüyorsunuz; su da basmıyor, denizi de görüyorsunuz. O işgalci yaratıklar da gitti oradan ama Büyükşehir Belediyenin zabıtalarına saldırdılar, vurdular, kırdılar.

Polis o gün zabıtanın karşısına geçmişti, çünkü o gün sizden önceki İçişleri Bakanı o gün işgalci AK Partililerin menfaatini koruyordu, zabıtaya görevini yaptırmıyordu. Büyük mücadeleler sonucunda Üsküdar işgalden kurtarıldı.

Adalar iskelesinde mahkeme kazanılmış TÜGVA çıkmıyordu, zabıta iskeleyi almak istedi. Adalar zabıtası, karşısına polisini diktiler. Cumhuriyet Halk Partisi'nin il binasına 5 bin tane polis soktular. Ve bu tip örneklerle biz çok büyük kavgalar ettik. İçişleri Bakanıyla ama ona dedim, 'bu konu söylediklerimi bu yazdıklarımı görevden alındığın gün oku ve bana cevap yaz' dedim.

Okuyamadı yazamadı gün gelecek, şahsen değil ama, bir Atatürk'ün kurduğu partinin başındaki genel başkan sorumluluğuyla baba ocağına yaptığı saldırının, Üsküdar'a yaptığı, Adalara yaptığı, özellikle de öğrencilere yaptırdığı saldırıların tamamının hesabını teker teker kanun önünde ondan soracağım.

ZONGULDAK İL GENEL MECLİSİ SEÇİMİ

Şimdi sayın yeni bakana şunu hatırlatmak isterim: Zonguldak'ta İl Genel Meclisi seçimi var, krize gebe mi gebe. Niye? 16-16 berabere. 16 CHP'li İl Genel Meclis Üyesi var, 16 tane de Cumhur İttifakının, AK Parti'nin, Cumhur İttifakının belediye meclis üyesi var.

Sonuç, seçim yapılıyor, 16-16 berabere çıkıyor. Seçimi yapan mevcut il genel meclis başkanı ve aday. Oylardan iki tanesini geçersiz ilan edip kendini yeniden seçilmiş ilan etmeye çalışıyor, oyların tek tek videoları çekilmiş, tek birinde kusur yok, hatta AK Parti'ninkinde var. Tarafsız birine burada iki tane iptal edeceksin dese AK Partiyi iptal eder.

'NE İŞİ VAR JANDARMANIN ORADA? NE YAPMAYA GELMİŞ?'

Burada, efendim okuyacağız falan. Meclis içinde gerginlik çıkıyor, okursun okumazsın, salonun bir tarafında AK Partililer, bir tarafında CHP'liler. Genel başkan yardımcılarımız, milletvekillerimiz, il başkanımız, il genel meclis üyelerimiz direniyorlar. Karşıda da muhatapları var. Ya buraya rap rap rap jandarma… Bakın eski alışkanlıklar bunlar.

Siz eskisinin devamı gibi yapmayacağınızı, şafak operasyonları yapmayacağınızı, haysiyet cellatlığına aparat olmayacağınızı, bu işlerde böyle olmayacağını ifade ettiğiniz için, şimdi bu ilk vakayı görüyoruz. Ne işi var jandarmanın orada? Ne yapmaya gelmiş? AK Partili İl Genel Meclis Başkanının 'sonucu ilanı için' bizimkileri iteklemeye kalkıyor. Olacak iş değil. Elbette izin vermedik. Elbette oradaki jandarma komutanına ama… Bir, iki parti arasına jandarma sokulmaz! Aklınızı başınıza alın.

'BU İŞLERE KALKIŞAN İÇİŞLERİ BAKANLARINA DA KAZANDIRMADI, SİZE DE KAZANDIRMAZ'

İzmir'de polis gelmiş, fabrikanın içine sabahın köründe operasyon yapmış, belediye başkanlarını, meclis üyelerini, kursiyerleri itekliyor, kakalıyor. Bu işler Türkiye'ye de kazandırmaz, bundan önce bu işlere kalkışan İçişleri Bakanlarına da kazandırmadı. Aynı şekilde yapılırsa size de kazandırmaz. Ancak, bu konuda biz diyaloğa açık bir şekilde, çünkü iş şöyle bir şey; verdiğiniz emirler milletin polisiyle bizim kardeşlerimizle jandarmamızla bizi karşı karşıya getirmeye yönelik. Bunu doğru bulmuyoruz.

Bunun için buradan bir kez daha söylüyorum; CHP iktidarında ne polise ne jandarmaya bir partinin kolluk kuvveti muamelesi yapılmayacak, buna niyet eden ilk başta karşısında genel başkanı bulacak. Polis, jandarma görevini yapacak, insani şartlarda çalışacak, anasının ak sütü gibi helal hakkını da söke söke alacak.'

'UŞAK İÇİN ÖZELEŞTİRİ YAPTIK'

CHP lideri Özel, Uşak'ta yaşanan gelişmeler hakkında ise şu ifadeleri kullandı:

“Hiçbir olayın ahlâkî üstünlüğümüzü elimizden almasına ve çoğunluk enerjimizi kaybetmemize müsade edemeyiz. Uşak'ta yaşananlar hepimizi üzdü. Uşak üzüldü, CHP üzüldü, kadınlar üzüldü. Büyük bir devletin foto kameraman gibi kullanılması, Sabah gazetesine görüntülerin verilmesi iktidarın düşmüşlüğünü gösteriyor.

Bunu not edelim ama ortaya çıkan mevzu var. Bu gerçek için biz özeleştiri yapacağız ve üzerimize düşeni yapacağız dedik. 12 hukukçu gitti görüştü, rapor verdi ve kesin ihraç talebiyle disipline sevk ettik. Üyeliğini askıya aldık. Bu iş böyle kalmazdı. Bir özeleştiri yaptık. Geçen cuma günü Uşak'ta belediye başkanvekilliği seçimi vardı. İki seçimde de CHP'li kadınlar seçilmiştir. CHP'nin kadınlardan özrü budur.”

ARA SEÇİM TARTIŞMASI

Şimdi ara seçimin kaçınılmaz olarak yapılacağı dönemdeyiz, son bir yıl olursa yapamayız. 1960'tan beri yapıldı. İnönü kaçmadı, Demirel kaçmadı, Ecevit kaçmadı, Erbakan kaçmadı, Erdoğan kaçacak… 'Son zamanlarda yapılmıyor' deniliyor. E yapılmıyor, milletvekili seçim yılı dört yıla indiği için arada bu kırmızı dönemde ara seçim yapılacak 5 ay kalıyordu.

Şimdi yine 5 yıla çıktı. O kısa dönemler bitti. Şimdi ara seçimin zamanı ve bu ara seçimin yapılacağı yerler belli. Ara seçimin en geniş coğrafyada yapılmasını ister miyim? İsterim. Ama sen bundan korktuğun için…

'Ya Özgür Özel operasyon çektiğim şehirleri çok daha güçlü kazanırsa nasıl oturacağım o koltukta' diye bakıyorsun. Günün en keyifli yerine geldik. Anayasa madde 78. TBMM üyeliklerinde boşalma olma halinde ara seçime gidilir. Ara seçim her seçim döneminde bir defa yapılır. Şimdi dün DEM Parti'ye gittik durumu anlattık. DEM dedi ki 'Destekliyorum'.

Tayyip Bey ne dedi? 'Ara seçim yapmayacağız.' Anayasa yapılır diyor.

Bir madde geriye gidiyorum. Madde 78 'yapılır' derken 77 'TBMM ve Cumhurbaşkanı'nın seçimleri beş yılda bir yapılır. Birinci turda gerekli oy alınamazsa ikinci tur yapılır' Beyefendi. Beş yılda bir yapılır denilen cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimi yapılacak, bu mu yapılmayacak?

Anayasada 'yapılır' denilen seçim Tayyip Bey korkuyor diye yapılmayacak mı? Murat Kurum istifa etti, İstanbul 1. Rahmetli Sırrı Süreyya hayatını kaybetti. İstanbul 1.

Burada iddiam şudur. Bu ara seçim yapılacak. Yapılmasında görevli olan TBMM Başkanı da görevini yapacak. Genel Kurul da yapacak. Ya da AK Parti ara seçimden kaçan, sandıktan korkan, Afyon'un, İstanbul'un, Hatay'ın, Kocaeli'den kaçan korkaklar olarak tarihe geçecek. Hodri meydan, haydi bakalım. Bu ara seçim erken seçimi getirecek. Ya bu ara seçim yapılacak ya korkaklar tarihe yazılacak.

reklam

YORUM YAP