

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, basın açıklaması yaparak hakkında verilen soruşturma izinlerine dair detayları paylaştı. Yavaş, 'ikili hukuk' uygulaması olduğunu belirterek, görevden alınan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in müfettişlerle görüşmesine tepki gösterdi.
Yavaş, 2019 yılında seçim döneminde AKP'nin adayı Mehmet Özhaseki'nin kampanyası sırasında ANFA kaynaklarının kullanıldığını ve bununla ilgili savcılığa şikayette bulunduklarını ifade etti. Üç defa takipsizlik kararı verildiğini aktaran Yavaş, dörtüncü itirazlarının ardından konuyla ilgili iddianame hazırlandığını ve davanın açıldığını belirttikten sonra, “Şu anda yargılanıyor” dedi.
Yavaş şunları söyledi:
“Zaman zaman İstanbul'daki öğrencilerde olduğu gibi uzun süre tutuklu kaldıktan sonra beraat eden insanları görüyoruz. Bunların zararını telafi etmek mümkün müdür?
Biz yargılanmaktan korkmuyoruz. Hukuka uygun yargılanmak istiyoruz.
10-15 yıl önceki soruşturmalar yeni gündeme getirilirken yöneticilerimizin tutuklanması yoluna gidilmekte ve halkın iradesi başka partiye teslim edilmektedir. Bu soruşturma zamanında tamamlansaydı belki bu insanlar aday olmayacaktı.
Bekleyip bekleyip tutuklarsanız, 'seçilmiş iradenin tutuklanması' anlamına gelecek uygulamalarla ülkeyi zora sokarsınız.
'İNCELEME SONUÇLARI ARTIK BİZE BİLDİRİLMİYOR, İTİRAZ EDEMİYORUZ'
Bugünkü basın toplantımızın amacı…
Müfettişler belediyeye gelip inceleme yapıyor. Fakat son zamanlarda bu inceleme sonuçlarının kendilerine bildirilmiyordu. “Herhalde temize çıktık” diyoruz ama biz raporu elimize alıp belediye meclisinde göstermek istiyoruz. Şikayetlerimiz hakkında da bilgimiz yok.
Biz soruşturmanın sonuçlarını bize bildiriniz ki Danıştay'a müracaat edelim.
Avukatımız soruşturma evraklarını istediğinde oradaki hukuk müşaviri arkadaşlardan bazılarının “vermiyoruz, git nereden alırsan al” dediğini belirtiyor.
Son zamanlarda gelen müfettişlerin uygulamalarından bahsetmek istiyorum. “Bakıyorlar, bir şey yok” dedikleri zaman bu müfettiş geri gelmiş. Ne bulacaksınız ki yok. Biz haram yemiyoruz.
Hakkında onlarca şikayet bulunan Melih Gökçek, müfettişlerle yan yana gelip görüşmekten çekinmiyor. Yargılayacağınız insanla ne görüşüyorsunuz?
Böyle bir durumda şikayetlerimizden doğru dürüst sonuç almak mümkün mü?
'ÇEKİMSER OY KULLANARAK VETOMUZA DESTEK OLDULAR'
Seçildim ve belediye meclisinde çoğunluğumuz yoktu. Kanunsuz önergeyi almadım, hemen şikayet ettiler ve soruşturma izni verdiler. İkincisinde usulsüz kamu satışına engel oldum.
Konser iddialarıyla ilgili müfettiş geldi, inceledi ve raporunu verdi. Tekrar geri geldiğinde, “denetimler sonucunda zarar edilmediği anlaşılmakla birlikte Mansur Yavaş hakkında soruşturma izni verilmesine…” denildi. Madem zarar yok, neden soruşturma izni veriyorsunuz?
Ranta izin verilmediği için verilen veto kararı… Eskiden bizim mecliste çoğunluğumuz yoktu. Ranta dayalı bir karar geldiğinde bunu veto ettim. Tekrar görüşülürken AK Parti'li üyeler çekimser kaldı. Suç işlemek için iki yol vardır; ya yaparsınız ya da yapmazsınız. Yani ihmal. Burada nasıl ihmali yaptı AK Parti'liler? 38 tane üye olumlu oy kullandıysa, AK Parti'nin üyeleri 'doğrudur, hayır' deseydi geçecekti. Ama burada rant gördükleri için bizim vetomuzun yolunu çekimser kalarak açtılar.
ZAMANAŞIMI TEPKİSİ
2022 yılında müfettişler gelip on yılın teftişini yaptılar. İmar planı değişikliklerinin dört tanesinin 2017 yılına ait olduğu tespit edildi.
Onlar zaman aşımıyla kurtarılıyor. İkili uygulamayı görüyoruz.
Çankırı ve Karabük'e araç götürüldüğü iddiası… Burada çok ilginç. Hani şüpheden sanık yararlanırdı?
'ŞU ANDA YARGILANIYOR'
Mansur Yavaş yönetimindeki belediye kamu malını kullanmaz ama kim kullanır? 2019 yılında işbaşına geldiğimizde ANFA şirketinin oraya kocaman benzin tankeri çekilmiş. 2019 yılındaki AK Parti adayının bütün seçim masraflarını oradan doldurmuşlar, yiyecekleri oradan gelmiş. Bunu biz tespit ettik. Üç defa savcıya şikayet ettik, takipsizlik kararı verildi. Dördüncü itirazda iddianame düzenlendi, dava açıldı. Şu anda yargılanıyor.
Onlar yapar biz yapmayacağız! Aramızdaki fark budur.
2024 yılında aynısını Turgut Altınok yapmış ve şikayet edilmiş. Diyor ki, 'zararın tamamını ödemişler, kamu zararı ortadan kalkmış, soruşturmaya gerek yok' diyorlar. Seçim suçu işleyenin aday olmasının önü kesilecektir. Bu da Danıştay'a gönderildi. Sadece akaryakıt parasını ödemek yeterli mi?
Çifte standart.


