

DİLAN KUTLU / NEFES
Bahçeşehir Üniversitesi Klinik Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ayten Zara, okullarda artan şiddetin arkasındaki en kritik başlıklardan birinin “kurumsal güvenin aşınması ve cezasızlık algısı” olduğunu söyledi.
NEFES okullarda art arda yaşanan saldırıları Prof. Dr. Ayten Zara ile konuştu. Zara, sorularımıza şu yanıtları verdi:
EŞİTSİZLİKLER TETİKLİYOR
– Toplumda şiddetin artmasında ilk olarak kurumsal güvenin aşınması belirleyici bir faktördür. Adalet sistemine duyulan güvenin zedelenmesi, cezasızlık algısının yaygınlaşması ve hesap verilebilirliğin zayıflaması, toplumsal normlara bağlılığı azaltır. Bireyler kurallara uyum yerine kendi adaletini sağlama eğilimine yönelebilir.
– İkinci olarak yapısal eşitsizlikler ve ekonomik baskılar önemli bir rol oynar. İşsizlik, güvencesizlik ve derinleşen yoksulluk, bireylerde kronik stres, değersizlik ve dışlanmışlık duygusu yaratır. Özellikle gençler açısından bu durum, statü kaybı hissi ve öfke birikimiyle birleşerek saldırgan davranış riskini artırır.
YOKSULLUK BÜYÜTÜYOR
– Okullarda rehberlik hizmetlerinin yetersizliği yalnızca sayısal değildir. Daha temel sorun, erken uyarı ve müdahale mekanizmalarının sistematik biçimde işlememesidir. Etkili bir okul yapısı, öğrencilerin duygusal ve davranışsal risklerini erken fark edebilmeli, aile ile sürekli iletişim kurabilmeli ve kriz oluşmadan önce müdahale edebilmelidir.
– Yalnızca güvenlik altyapısını güçlendirmek sorunun özünü çözmez. Önemli bir nokta, risk altındaki çocukların genellikle önceden çeşitli sinyaller vermesidir. Sosyal geri çekilme, yoğun öfke, dışlanmışlık hissi ve şiddete yönelik ilgi gibi göstergeler sıklıkla ‘disiplin sorunu’ olarak etiketlenir ve göz ardı edilir.
– İncel gibi yapılar, bireysel hayal kırıklıklarını ve incinmişliği kolektif bir kimlik ve ideolojiye dönüştürür. Güçlü bir aidiyet duygusu sağlar. Yalnızlık, dışlanmışlık ve değersizlik hissi yaşayan bireyler için bu aidiyet, oldukça çekici olabilir. Ancak bu aidiyet çoğu zaman düşmanlık ve öfke üzerinden kurulur. Aidiyet ihtiyacı sağlıklı karşılanmadığında yıkıcılık, yok etme devreye girer.
ÇÖZÜM: ERKEN MÜDAHALE
– Bu tür saldırılar tekil değil, tekrar eden bir yapının sonucu. Çözüm için de ilk olarak adalet duygusunu onarmak gerekir. Cezasızlık algısı yayıldığında insanlar ya geri çekilir ya da kendi adaletini kurmaya yönelir. Bu nedenle adaletin hızlı, tutarlı ve görünür işlemesi hayati önemdedir.
– Eğitim sisteminde erken uyarı ve ilişki temelli bir yapı kurulmalıdır. Şiddet bir anda ortaya çıkmaz; birikir. Bu nedenle öğrenciyi yalnızca akademik başarıyla değil, duygusal durumu ile de takip eden, risk sinyallerini erken fark eden ve aileyle gerçek bağ kuran bir sistem gerekir. Rehberlik hizmetleri kriz sonrası değil, kriz öncesi çalışmalıdır.
– Toplumsal dil ve rol modeller meselesi göz ardı edilmemelidir. Sürekli şiddet içerikli program ve dil ile toplumsal şiddeti önleyemeyiz, parlatır, faili kahramanlaştıran yapımlar zedelenmiş bir toplumda daha fazla katil, daha fazla kadın dövücü ve daha fazla istismarcı üretir.


