reklam
reklam
DOLAR 44,9221 % 0
EURO 52,6148 % 0.03
STERLIN 60,6708 % -0.01
FRANG 57,2402 % -0.03
ALTIN 6.845,12 % 0,00
BITCOIN 78.546,00 3.759
reklam

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan İsias Otel tebliğnamesi

Yayınlanma Tarihi : Google News
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan İsias Otel tebliğnamesi
reklam

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan İsias Otel tebliğnamesi

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerde, Adıyaman'daki Grand İsias Otel'in yıkılması sonucu aralarında KKTC'li öğrenciler ve tur rehberlerinin de bulunduğu 72 kişi yaşamını yitirmesiyle ilgili davada, Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 Aralık 2024'te, sanıklara “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan; otel sahibi Ahmet Bozkurt'a 18 yıl 5 ay 17 gün, oğlu Mehmet Fatih Bozkurt'a 17 yıl 4 ay 28 gün, mimar Erdem Yıldız'a 18 yıl 5 ay 17 gün, fenni mesul Hasan Aslan'a 16 yıl 4 ay 20 gün, inşaat mühendisleri Halil Bağcı ve Mehmet Göncüoğlu'na ise 8 yıl 4 ay hapis cezası vermişti ve sanıklara “iyi hal indirimi” uygulanmıştı. Sanıklardan Bilge Açık, Efe Bozkurt, Seda Zeren, Şule Özbek ve Ulviye Bozkurt ise beraat etmişti.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi'nin de yerel mahkemenin kararını hukuka uygun bulması üzerine, İsias Otel'de çocuklarını kaybeden aileler, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti ve sanık avukatları kararı Yargıtay'a taşımıştı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı temyiz istemiyle ilgili tebliğnamesini tamamladı.

Tebliğnamede, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti'nin suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı belirtilerek, temyiz taleplerinin reddi istendi. Tebliğnamede, yerel mahkemece verilen hükmün kısmen onanması ve kısmen de bozulması talep edildi.

Otel sahibi Ahmet Bozkurt, oğlu Mehmet Fatih Bozkurt, inşaat mühendisi Mehmet Göncüoğlu ve mimar Erdem Yıldız'a, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma” suçundan verilen hükmün onanması istenen tebliğnamede, şu ifadelere yer verildi:

– “5 Ocak 1993 tarihli ilk ruhsat sürecinde dördüncü derece deprem bölgesinde inşa edilen yapıda, 1975 Deprem Yönetmeliğine aykırı olacak şekilde, uygun kalite ve yeterlilikte malzeme kullanılmaması ve sonrasında 8 Kasım 2001 tarihli tadilat ruhsat sürecinde 1998 Deprem Yönetmeliğine uygun statik proje ve hesap raporu hazırlatılmadan, yalnızca mimari olarak projelendirilen, sonrasında proje ve ruhsat dışı kaçak kat eklenmesi suretiyle deprem ve benzeri sebeplerin etkisiyle yapının yıkılarak, yaralama ya da ölüme neden olabileceklerini öngörmeleri gereken sanıkların, meydana gelen muhtemel sonucu kayıtsız kalarak kabullendiklerine ve arzuladıklarına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamasından dolayı 'olası kast'ın uygulanma koşullarının oluşmadığı, gerçekleşmesini istemedikleri ancak öngördükleri sonucun meydana gelmesini engelleyecek şekilde objektif özen yükümlülüğüne uygun davranmayan sanıkların 72 kişinin ölümüne ve 10 kişinin de yaralanmasına neden olma eylemlerinde bilinçli taksirle hareket ettikleri, sonuç olarak sanıkların eylemlerine uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilleri ve sanık müdafilerinin bu kapsamda belirtilen ve sair nedenlere ilişkin temyiz istemleri yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talep olunur.”

SANIK ASLAN VE BAĞCI'YA VERİLEN CEZALARA BOZMA TALEBİ

Başsavcılığın tebliğnamesinde, fenni mesul Hasan Aslan'a verilen 16 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının “ruhsat süresi ve sorumluluk sınırları” gözetilmeden orantılılık ilkesine aykırı belirlendiği, ayrıca 8 yıl 4 ay hapis cezası verilen inşaat mühendisi Halil Bağcı hakkında “eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle” hüküm kurulduğu belirtilerek her iki sanık yönünden kararların bozulması istendi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesinin bağlayıcılığı bulunmuyor. Son kararı Yargıtay'ın ilgili dairesi verecek.

“SAVCILIĞIN GÖRÜŞÜ BİZLER İÇİN BÜYÜK BİR HAYAL KIRIKLIĞIDIR”

Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği'nden konuya ilişkin açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

– “İsias davamıza ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tebliğnamesi açıklanmıştır. Savcılığın görüşü bizler için büyük bir hayal kırıklığıdır. Ancak unutulmamalıdır ki bu görüş, kararı verecek daire için bağlayıcı değildir. Biz çocuklarımızı bir depremde değil, kasıtlı ihmallerle, usulsüzlüklerle ve göz göre göre yaratılmış bir düzende kaybettik. Bu bir ihmal değil, bir cinayettir.

– Temyiz başvurumuzda açıkça ortaya koyduk: Bu dava 'olası kastla' yargılanmalıdır. Savcılık anlamak istemese de, biz anlatmaya devam edeceğiz. Susmayacağız. Vazgeçmeyeceğiz. Çünkü bizim meleklerimize verilmiş bir sözümüz var. Adalet yerini bulana kadar buradayız. Son nefesimize kadar mücadeleye devam.”

reklam

YORUM YAP