

TBMM Genel Kurulu, sosyal medyanın 15 yaş altına engellenmesi ve kadınların doğum izninin 16 haftadan toplam 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin düzenlemeleri içeren ve ilk 24 maddesi kabul edilen Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'nin ikinci bölümünde yer alan maddelerin görüşmelerine devam edilmesi için Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.
Kanun görüşmesi öncesinde siyasi partilerin önerileri görüşülürken, CHP ve DEM Parti ayrı ayrı Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin araştırma önergesi verdi. DEM Parti'nin önerisinin gerekçesini Tunceli Milletvekili Ayten Kordu açıklarken, CHP'nin önergesini ise CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca paylaştı.
DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu, “Altı buçuk yıl aradan sonra yaşanan gelişmeler elbette oldukça önemlidir fakat bunca yıldır bu soruşturmanın sümen altı yapılmış olması ve tüm önergelerimize sıradan cevaplar vererek araştırma önergelerimizi reddeden buradaki siyasal iktidarın sorumluluğunu elbette buradan sorgulayacağız” dedi.
“CİNSİYETİNE BAKILMAKSIZIN KİM MAZLUMSA, ONUN YANINDAYIZ”
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu ise “Bakın, şimdi, Gülistan Doku'yla ilgili yargılamada yeni delillerin ortaya çıkmasıyla beraber ortaya çıkan bu safahat başka bir partinin yönetiminde, başka bir hükûmette mi ortaya çıktı? AK Parti hükümetiyle ortaya çıktı. Suçluları adaletin önüne kulağından tutar, çıkartırız, AK Parti'nin iradesi budur. Bununla ilgili herkes kendisi aynaya bakarak suçluyu arayabilir, kendi sıfatlarınızı bizim üzerimize boca etmeye kalkmayın diyorum. Cinsiyetine bakılmaksızın kim mazlumsa, onun yanındayız. Kadınlarımızın yanındayız, çocuklarımızın yanındayız” ifadesini kullandı.
CHP'Lİ KARACA, ABLA AYGÜL DOKU'NUN MESAJINI OKUDU
CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca ise konuşmasına Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku'nun Meclis'e iletmek istediği mesajı okuyarak başladı. Karaca şöyle konuştu:
– “Dün Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku beni aradı ve sizlere şu mesajı iletmemi istedi: 'Meclis'ten tek bir şey istiyoruz. Kardeşimin bir mezar taşına kavuşabilmesi için ve bu mesele sadece ve sadece Doku ailesinin değil, sadece Gülistan meselesi de değil, bu, artık Türkiye'nin meselesidir. Bu meselenin aydınlatılması için Gülistan Doku bir aracı olacaksa çok mutlu oluruz. Lütfen, oradaki 600 milletvekili bu önergeye 'evet' desin ve Türkiye'nin artık Gülistan Dokuların kaybettirilmesinden bir daha gündemi meşgul edilmesin.'
– Ben de elçiye zeval olmaz, bu meseleyi sizinle paylaşmak istedim. Deniyor ki: 'Delil yok.' Şimdi, ben, 2022 yılında Sayın Genel Başkanımızın görevlendirmesiyle, bu cinayet sebebiyle, kaybettirilme sebebiyle Tunceli'ye gittim. Milletvekili arkadaşımızla birlikte yaptığımız araştırmalarda, emin olun, bugün gözaltına alınan, tutuklanan her bir şüpheliyle ilgili 'Soruşturulmalı, ifadesi alınmalı, dijital materyaller üzerinde inceleme yapılmalı.' demişiz; 2022 yılından bahsediyorum arkadaşlar, 2026 yılındayız.
– O gün bir iki milletvekili arkadaşımızla biz bunları görebilmiş isek bunu savcıların, dönemin savcılarının, dönemin İçişleri Bakanı’nın, dönemin Emniyeti’nin görememe ihtimali var mı sizce? Birkaç örnek vereyim: Ulusal Kriminoloji Raporu 2020 yılında geliyor ve diyor ki: 'Burada bir intihar iddiası yok, bu, bir ışıltıdır, yansımadır.'
– Peki, soruyorum: Bu dosyaya giren bilirkişi raporu, Ulusal Kriminoloji Laboratuvarının raporu sonrasında neden hala beş yıldan bu yana 'intihar' dediniz? Neden bir kez olsun cinayet şüphesinden bahsetmediniz? Bundan bahsedilmedi ama 'Bu, bir intihar değildir, raporla kanıtlanmıştır.' diyen ailenin avukatı hakkında soruşturma açtınız yani asıl konuyu saptırmak tam da böyle bir şey.
“BU ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜ ORTAYA ÇIKARMAK HER BİRİMİZİN GÖREVİDİR”
– Başka bir mesele, Gülistan'ın erkek arkadaşı olduğu iddia edilen, 'Zeynal' denilen şahsın cep telefonu ve dijital materyalleri Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderiliyor; bir buçuk yıl boyunca tık yok Emniyet Genel Müdürlüğünden, bir buçuk yıl sonra bir A4 kağıdında diyor ki: 'Suç unsuru bulunamamıştır.' 2'nci incelemede aynı materyallerden onlarca suç unsuru bulundu ve bu materyalden çıkan suç unsurlarıyla bugün bu soruşturma bu aşamaya geldi ve soruşturmaya ışık tuttu.
– Hani delil yoktu arkadaşlar? Hani delili karartmak yoktu? Hastane kayıtları; hastane kayıtları POLNET üzerinden Emniyete direkt geçiyor, Emniyetin eline bu kayıtlar geçmiş, böyle bir kaybettirilme vakası var, neden Emniyet hastane kayıtları silindi ya da silinmedi bilmeden bunu savcılığa teslim etmedi arkadaşlar, neden teslim etmedi? Bu soruların cevabını bulabiliyor muyuz?
– Ya da beş dakika arayla olaydan iki gün sonra kendisini ASELSAN yetkilisi olarak ifade eden kişi 155'i arıyor ve diyor ki: 'O üniversitedeki kameraların yönünü değiştirin.' Sevgili arkadaşlar '3 araç geçecek, yönünü değiştirin.' diyorlar, neden bu konunun üzerine gidilmedi? Neden o dönemde, sonrasında da 3 Cumhuriyet Başsavcısı değişti, 4 Emniyet Müdürü değişti, Bakan değişti; neden gidilmedi arkadaşlar? Neden bu konu araştırılmadı?
– Arkasından, devam eden bir soruşturma var, Gülistan Doku'nun dijital materyali yani sim kartı aileden Vali tarafından alınıyor. Arkadaşlar, valinin delil toplama yetkisi mi var? Devam eden bir soruşturma, dosyaya verilmiyor, özel bir ulakla, koruma müdürüyle Ankara'daki bir siber uzmana gönderiliyor. Arkadaşlar, bunu öğrenen o dönemin savcısı neden Vali hakkında İçişleri Bakanlığına bilgi vermiyor, suç duyurusunda bulunmuyor? Neden bu incelemeyi yapan ya da bu inceleme için evrakı, sim kartı götüren hakkında, bu götüren de Emniyet yetkilisi arkadaşlar…
– Neden bu konu araştırılmıyor, soruyorum. Zaynal'ın ailecek Antalya'da beş yıldızlı otele gitmesi için kim gidiyor? Tunceli İl Emniyet Müdürü, Tunceli Asayiş Şube Müdürü, koruma müdürleri. Diyor ki: 'Antalya İl Emniyet Müdürü size bir otel ayarladı.' Antalya İl Emniyet Müdürü hakkında bir inceleme var mı şu ana kadar arkadaşlar? Nereden bakarsanız bakın, öncelikle o Valiliğe ait gençlik merkezindeki olan biten iddialar, üniversitedeki iddialar açığa kavuşturulmalı.
– Onunla birlikte de Valilikten ve kayyum Belediye Başkanının ihalesini alan Altaş ve Açıkgöz soy isimli firma sahipleri kimdir? Çünkü her ikisinin evladı da, oğlu da bu dosyada soruşturulma, araştırılmalı. Bu konu kapatılamaz. Yargı devam eder ama bu Meclis'in vebalidir, bu çürümüşlüğü ortaya çıkarmak her birimizin görevidir.”
BAKAN ÇİFTÇİ’DEN GÜLİSTAN DOKU SORUŞTURMASI AÇIKLAMASI
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sosyal medya hesabından Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Çiftçi’nin Tunceli Valiliği’nde bugün düzenlenen soruşturma kapsamlı toplantıyı alıntılayarak yaptığı paylaşım şöyle:
– “İçişleri ve Adalet Bakan Yardımcılarımız bugün Tunceli’de ilgili kurum ve yetkililerle bir araya geldi. Jandarma Genel Komutanlığımız, yürütülen arama çalışmaları kapsamında teknik ve lojistik destek sağlamaktadır.
– Dört Mülkiye Başmüfettişimiz ve iki Polis Başmüfettişimiz; hem mülki idare hem de Emniyet boyutunda, dönemin yetkililerine ilişkin herhangi bir ihmal olup olmadığını titizlikle incelemektedir.
– Hiçbir iddiayı karşılıksız bırakmadan, hiçbir ihmali göz ardı etmeden somut gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için süreci sonuna kadar kararlılıkla sürdüreceğiz.”


