

Uzun yıllardır “Kadın sayısı erkekten fazla” algısı tarihe karışıyor. Max Planck Demografik Araştırma Enstitüsü'nün PNAS dergisinde yayınlanan yeni çalışması, dünya nüfusunun hızla “maskülenleştiğini” ortaya koydu.
Bilim insanları 2024 itibarıyla tarihsel eğilimin tersine döndüğünü ve artık kadın başına değil, erkek başına düşen çocuk sayısının daha düşük hale geldiğini belirtiyor. Araştırmacılara göre 2030'a geldiğimizde çoğu ülkede erkekler kadınlara göre daha az çocuk sahibi olacak.
Bu Değişimin Nedenleri Ne?
Eskiden savaşlar ve ağır çalışma koşulları nedeniyle erkekler daha erken ölürken modern tıp ve azalan savaşların erkeklerin hayatta kalma oranını artırdığı ifade ediliyor. Afrika'nın güneyinde savaş kaynaklı erkek ölümleri hâlâ yüksek olsa da bu bölgenin istisna olduğu ve dünyanın geri kalanında savaş nedeniyle erken ölümlerin azaldığı aktarılıyor. Bir diğer neden ise özellikle Çin ve Hindistan gibi ülkelerde geçmişte erkek çocuk tercihi nedeniyle yapılan kürtajların doğal dengeyi yüzde 20 oranında erkek lehine bozması.
Fertilite Tersine Döndü
Öte yandan kadın sayısının görece daha az olması, teorik olarak çoğu kadının partner bulabilmesine olanak tanırken birçok erkeğin eş bulamamasına yol açıyor. Bu durum da erkek başına düşen çocuk sayısının azalmasına neden oluyor.
Tablo Karanlık
Uzmanlar erkek fazlalığının uzun vadede toplumsal riskleri artırabileceği konusunda uyarıyor. Araştırıcıların dikkat çektiği tehlikeler arasında yalnız ve çocuksuz kalan erkekler arasında şiddet eğiliminin, suça karışma oranının ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların artması bulunuyor. Araştırmada partner bulamayan erkeklerin oluşturduğu “istemsiz bekar (incel)” gibi toplulukların artışına dikkat çekiliyor. Bu tür gruplar internette kadın düşmanlığını ve şiddeti körüklüyor.
Anketlerde dikkat çeken bir unsur ise Z kuşağı (1997-2012 doğumlular) erkeklerinin toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda Baby Boomer kuşağına göre çok daha muhafazakâr ve kısıtlayıcı fikirlere sahip olması. Genç erkeklerin yüzde 57'sinin kadınlara yönelik eşitlik politikalarının artık erkekleri dezavantajlı konuma getirdiğini düşündüğü bildiriliyor.


