

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), 25 Nisan 1980’de İran’ın Tebes kentinde ABD’nin rehine kurtarma amacıyla düzenlediği ve başarısızlıkla sonuçlanan “Kartal Pençesi” operasyonunun yıl dönümü nedeniyle bir bildiri yayımladı.
DMO açıklamasında, ABD’nin İsfahan eyaletinin güneyine yönelik son saldırı girişimleri “Beyaz Saray’ın aşağılanmasının tekrarı ve küresel emperyalizmin İran milleti karşısındaki kaçınılmaz yenilgisi” olarak nitelendirildi.
Açıklamada, “Bu durum, ABD’nin yaşadığı tarihi ve utanç verici yenilgiden hala ders almadığını göstermektedir. ABD’nin saldırgan ve hegemonik karakteri, İslam Devrimi ve İran’a karşı yeni alanlarda da düşmanlık üretmeye devam etmektedir” denildi.
“ESİR KAMPLARI DAHİ HAZIRLANDI”
Muhtemel kara ve hava saldırılarına karşı tüm askeri ve istihbarat unsurlarının tam teyakkuz halinde olduğunun belirtildiği açıklamada, “İran Silahlı Kuvvetleri’nin sahip olduğu istihbarat gücü ve hazırlık seviyesi, düşmanın kara operasyonları da dahil olmak üzere muhtemel tüm faaliyetlerine karşı koyabilecek düzeyde olduğunu ortaya koyuyor. Bu kapsamda, muhtemel saldırganlar için esir kampları dahi hazırlandı” ifadeleri kullanıldı.
“TEK SEÇENEK BÖLGEDEN ŞARTSIZ ÇEKİLMEK”
ABD’ye yönelik sert uyarıların yapıldığı açıklamada, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da sert bir dille eleştirildi. Bildiride, “ABD’liler gerçeği kabul etmeli ve kendilerini artık suçlu ve çocuk katili Siyonist Başbakan Netanyahu’nun elinde bir oyuncağa dönüştürmemelidir. Ayrıca bölgede, İran silahlı kuvvetlerinin saldırıları sonucu ağır hasar alan üslerine de bakmaları gerekir çünkü bu tesislerin yeniden işler hale getirilmesi artık mümkün görünmemektedir. Önlerindeki tek seçenek ise, kalan personel ve teçhizatlarını toplayarak bölgeden hızlı ve şartsız şekilde çekilmektir” ifadelerine yer verildi.
“YENİ DÜNYA DÜZENİ ŞEKİLLENİYOR”
Küresel gelişmelere de değinilen açıklamada, İran’ın son dönemdeki askeri ve siyasi duruşunun güç dengelerini etkilediğini savunularak, “Dünya, tek kutuplu düzenin ötesine geçilen yeni bir döneme hazırlanmaktadır. Bu yeni düzen, direniş, bağımsızlık ve adalet temelinde şekillenecektir” ifadeleri kullanıldı.
HÜRMÜZ BOĞAZI STRATEJİSİ VURGUSU
Açıklamada ayrıca, Hürmüz Boğazı’nın yönetimi ve kontrolü konusuna dikkat çekilerek, “Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü sağlamak ve bunun caydırıcı etkisini ABD ile Beyaz Saray’ın bölgedeki müttefikleri üzerinde sürdürmek, İran’ın küresel güçlere karşı yürütülen savaş sürecindeki temel stratejisidir. Bu strateji kapsamında, sahada aktif rol oynanırken, ABD-İsrail bağlantılı unsurlar ve bunlara bağlı olanlar hariç, tüm ülkelerin ticari gemilerinin geçişinin kolaylaştırılması hedeflenmektedir” ifadeleri kullanıldı.
“HER SALDIRIYA DAHA AĞIR KARŞILIK VERİLECEK”
Açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın “bölünmüşlük” söylemlerine rağmen, ülke yönetimi içindeki birlik ve uyumun güçlendiği ifade edilerek, “Bu topraklara yönelik her yeni saldırı, düşmanların beklediğinin ötesinde ve stratejik caydırıcılık düzeyinde bir karşılıkla sonuçlanacaktır. Her türlü saldırı girişimine daha ağır, caydırıcı ve yıkıcı darbelerle karşılık verilecektir” ifadelerine yer verildi.


