

Kuzey Kore'nin nükleer cephaneliğinin, ABD'nin 30 yılda inşa ettiği milyarlarca dolarlık savunma sistemlerini sayıca bastırabilecek kritik eşiğe yaklaştığı düşünülüyor.
Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, ocak ayında yaptığı açıklamada Pyongyang'ın yılda 20 adet nükleer silah üretebilecek kapasiteye ulaştığını söyledi. Bu hızla devam ederse Kim Jong Un'un cephaneliğinin önümüzdeki 10 yıl içinde Fransa'nın seviyesine yaklaşabileceğini tahmin ediliyor.
Uzmanlar, yeni tesislerin de üretime başlamasıyla bu büyümenin daha da hızlanabileceğine işaret ediyor.
ABD SAVUNMASINI ZORLAYABİLİR

Amerikan medya kuruluşu Bloomberg'in haberine göre Kuzey Kore'nin Hwasong-15, 17, 18 ve 19 kıtalararası balistik füzeleri (ICBM), mevcut nükleer başlıklarla birleştiğinde ABD'nin savunma sistemini aşabilecek bir kapasite oluşturabilir.
Kuzey Kore'nin elindeki ICBM sayısına ilişkin tahminler değişse de bazı analizler bu sayının 24'e kadar çıkmış olabileceğini, üretimin ise sürdüğünü ortaya koyuyor. Pyongyang'ın elindeki kısa menzilli füzelerin de ABD'nin Asya'daki müttefiklerini ve Guam'daki askeri üsleri hedef alabilecek kapasitede olduğu belirtiliyor.
ABD'nin Alaska ve Kaliforniya'da konuşlandırdığı 44 adet önleyici füzenin, büyük çaplı bir saldırıya karşı yetersiz kalabileceği ifade ediliyor. Söz konusu savunma sisteminin daha küçük tehditlere karşı tasarlandığı aktarılıyor.

Trump yönetimi, İsrail'in Demir Kubbesi'ne benzer bir savunma projesi olan “Altın Kubbe” için harekete geçse de projenin tahmini maliyeti 1 trilyon doları aşıyor.
SİLAHLARI SAVAŞ TESTİNİ GEÇTİ
Kuzey Kore'nin Ukrayna savaşı esnasında Rusya'ya kısa menzilli balistik füzeler gönderdiği biliniyor. Bu füzeler Ukrayna'da fiilen kullanıldı.
Kim Jong Un'un bu sayede füzelerinin ABD ve Batı'nın savunma sistemlerine karşı gerçek bir savaşta nasıl performans gösterdiğine dair canlı veri elde edebildiği belirtiliyor.
Öte yandan Kuzey Kore'nin nükleer füzelerini hiç gerçek başlıkla test etmemesi ve füzelerin Kuzey Amerika'ya olan uzun uçuş ile atmosfere yeniden giriş aşamasını gerçekten atlatıp atlatamayacağının belirsizliğini koruması nedeniyle bazı çekinceler de bulunuyor.


