

Bakırın libresi, 2025'te %41,9 artış göstererek 2009'dan bu yana en hızlı sıçramayı kaydetti.
Geçtiğimiz yıl emtia piyasasında kıymetli metallerin yanında baz metallerde de ciddi yükselişler yaşanırken, bakır bu artışın öncüsü oldu.
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirimlerine gitmesi, reel faizlerin düşmesi ve dolara olan talebin azalması, bakır fiyatlarını destekleyen faktörler arasında yer aldı.
Bakır Fiyatındaki Yükselişin Nedenleri
Bakır fiyatı, geçmiş yıl özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarının ve arz yönündeki endişelerin etkisi altında kaldı.
Yıla 3,99 dolardan başlayan bakırın libresi, Trump’ın Temmuz ayında bakır ithalatına %50 tarife getireceğini duyurmasının ardından rekor seviyede 5,92 dolara yükseldi.
Trump yönetiminden gelen, “bakır ithalatına yönelik gümrük vergisinin rafine bakırdan üretilen bazı ürünlerde uygulanmayacağına” dair haberler sonucunda bakırın libresi 4,31 dolara kadar geriledi. Ancak, arz endişeleri nedeniyle tekrar yükselerek yılı 5,64 dolardan tamamladı.
2025 yılı bakırın libresinin %41,9 artarak 2009'dan bu yana yaşanan en yüksek artışı kaydettiği bir yıl oldu. Bakır, 2009 yılında %144,8 değer kazancı sağlamıştı.
ABD merkezli Freeport McMoran şirketinin Endonezya'daki Grasberg maden ocağında yaşanan kazanın bakır arzını olumsuz etkilemesi, fiyatların artışına neden oldu.
Grasberg madeni, dünya bakır arzının yaklaşık %3,2'sini oluştururken, Freeport'un toplam bakır üretiminin %70'inden fazlasını karşılamakta.
Bakır, özellikle Çin pazarındaki güçlü talep ile desteklenmiş durumda. Ayrıca, tarife endişeleri nedeniyle ABD’ye bakır akışının devam etmesi, artan arz kaygılarını da beraberinde getiriyor.
Bakır, gümüş gibi yeşil enerji talebinin artırdığı ürünler arasında yer almakta. Küresel büyüme beklentilerinin iyileşmesi ve yapay zeka yatırımlarının artması, bakır fiyatlarının yükselmesine katkıda bulunuyor.
Küresel çapta altyapı yatırımlarının sürmesi, baz metalleri olumlu yönde etkilerken, bakıra olan talep özellikle ön plana çıkıyor. ABD’ye ulaşan yoğun metal akışı ise diğer bölgeler için arz sıkışması endişelerini artırmakta.
Elektrikli araç yatırımlarının çoğalması ve küresel elektrik şebekelerinin yenilenmesi, bakıra olan talebin güçlü kalmasını sağlıyor.
Çin ekonomisine dair kaygılar sürse de ABD, Avrupa ve Hindistan kaynaklı talebin devam etmesi öngörülmekte. Bakır, savunma sanayisinde de önemli bir yere sahip.
Arz Açığı Endişeleri
Ak Yatırım Uluslararası Piyasalar Stratejisti Uraz Çay, 2025'in son çeyreğine yaklaşırken bakır fiyatlarındaki artışta yaşanan olayların, değişen risklerin ve öngörülerin önemli olduğunu söyledir.
Eylül ayı sonlarında Endonezya’daki dünyanın ikinci en büyük bakır madeninin kapatılması, son çeyrekte yaşanan yükselişin temel tetikleyicisi olarak değerlendirilmektedir. Bu gelişme, arz-talep dengesinde 2026 yılına dair arz açığı tahminlerini gündeme getirmiştir.
Çay, bir diğer önemli konunun ise ABD Başkanı Donald Trump’ın Fed bağımsızlık risklerini artırması ile reel varlıklara ve emtia talebinin artışı olduğunu vurguladı.
“ABD doları için Fed bağımsızlığının risklerinin artması, değerli metallerden endüstriyel metallere kadar birçok emtia ürününe talep getirdi. Dolar endeksinde 2025 yılı itibarıyla kayıp yaklaşık %10 civarındaydı.” dedi.
Büyüme Revizyonları Bakırı Destekledi
Bakır fiyatlarındaki artışı destekleyen bir başka unsur ise global ekonomik büyüme beklentilerinin 2026 yılı için olumlu yönde revize edilmesi. Fed, Aralık ayı toplantısında 2026 yılına dair ABD reel büyüme beklentisini yukarı yönlü revize etmiştir.
Çay, Çin ekonomisindeki kırılganlıkların devam etmesine rağmen 2025 yılı hedeflerinden önemli bir negatif sapma yaşanmadığını belirtti.
Almanya’nın 2025 yılı içinde savunma sanayisi ve altyapı paketleri açıklaması, Avrupa’da büyümeye heyecan kattığını vurgulayan Çay, Trump yönetiminin tarife risklerinin 2025’in ikinci yarısında önemli ölçüde azaldığını ifade etti.
Çay, şu ifadelere yer verdi:
“Global yatırım bankalarının bakır için 2026 yılı beklentileri olumlu yönde geldi. Bakırın yeşil enerjiden savunmaya, sanayi ve yapay zeka veri merkezlerine kadar birçok yeni sektörde yer alması, 2025-2030 döneminde talep tarafını olumlu etkileyecek. 2025'in son çeyreği oldukça iyi geçti ancak 2026'nın ilk çeyreğinde belki bir düzeltme hareketi yaşanabilir. Ancak, olası düzeltmelere rağmen 2020 ile başlayan yükseliş trendinin devam edeceği, 'arz-talep dengesi' ve 'yapısal dönüşümler' nedenleriyle söylenebilir.”



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN