reklam
reklam
DOLAR 47,0054 % 0.02
EURO 53,7072 % 0.06
STERLIN 63,0183 % 0.07
FRANG 58,0959 % -0.13
ALTIN 6.133,23 % -1,48
BITCOIN 62.992,00 -1.353
reklam

2026 Beklentisi Açıklandı: Hayal Olmuş Görünüyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
2026 Beklentisi Açıklandı: Hayal Olmuş Görünüyor
reklam

Elazığ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek, Kurban Bayramı öncesinde ortaya çıkan şap hastalığı nedeniyle et fiyatlarının 5 ay boyunca sabit kaldığını belirtti.

Ancak, şap hastalığının durumu düzelmeden, son bir ayda et fiyatlarında yüzde 20-25 oranında bir artış yaşandığını belirten Çiçek, şu ifadeleri kullandı:

“Şaptan dolayı vatandaşlar ocak, şubat ve ramazan döneminde hayvanlarını erken kestiler. Şu anda piyasada yerli besilik hayvan bulunmuyor. Bu nedenle et fiyatları oldukça yükseldi. Bakanlık tekrar devreye girdi ve 'Çeşit çeşit karkas et getireceğiz' diyerek piyasayı kontrol altında tutmaya çalışıyor. Ancak, besiciler üzerinde Et ve Süt Kurumu ile Tarım Bakanlığı tarafından ciddi bir baskı var. İthalat sürüyor. Türkiye'nin hayvan varlığı oldukça yetersiz. Besicilerimiz besilik dana bulmakta zorlanıyor. Şu an dana fiyatları oldukça yüksek.

Bir diğer önemli konu ise tüketicilerin haklı endişeleri. Türkiye'de yaklaşık 100 milyon insan bulunuyor; turistler ve sığınmacılarla birlikte bu sayı artıyor. 100 milyon insanı doyurmak gerçekten zor. Türkiye'nin mevcut besilik malı, bu nüfusa yetmiyor. Bu nedenle devlet, haklı olarak dışarıdan besilik, karkas ve kasaplık et ithal ediyor. Şu anda Türkiye'de tüketilen her 5 kilo etten 1 kilosu ithal ediliyor; bu ya ithal dana, ya ithal besi ya da karkas et şeklinde.

Çiçek, şap hastalığının Türkiye hayvancılığına büyük zararlar verdiğini ifade ederek, “Durumumuz zaten iyi değildi. Hayvancılıkta 5-10 yıl geriye düştük” dedi.

Dünya genelinde hayvan fiyatlarının yükseldiğine de dikkat çeken Çiçek, şunları ilave etti:

“Gelecek olan 2026 yılı, hayvancılık açısından oldukça zorlu geçecek. Türkiye bunun farkında olmalı. Artık ucuz et görmek bir hayal haline geldi; bu çok zor. Devlet, piyasayı istikrarlı tutmaya çalışıyor ancak fiyatları düşürmek kolay değil. Çünkü Türkiye'de tarım maliyetleri yüksek ve besicilik oldukça masraflı.

Bu nedenle Türkiye, süt üreticilerine destek sağlamalı ki süt inekleri beslenebilsin, bu da dana üretimini artırabilsin. Besilik mal arttıkça et fiyatlarının normale dönmesi mümkün olacaktır. Mevcut durum oldukça iç açıcı değil. Besi materyali ve dana bulmakta güçlük çekiyoruz. İnsanlar inek bulmakta, süt üreticisi süt ineği bulmakta zorlanıyor. Dana bulmak da aynı şekilde sıkıntılı. Fiyatlar düşmeyince yükselmeye devam ediyor. Bu yıl tarımsal don olayları yaşandı, ceviz, badem ve kayısı fiyatları rekor seviyelere ulaştı; incir fiyatları da buna dahil.

Bakanlık, tarımsal dona gerekli şekilde müdahale ederek afet yılı ilan etti ve meyve üreticilerine sigorta ve destek sağladı. Ancak besicilere ve süt ineklerine aynı seviyede önem verilmediği gözlemleniyor. Bu büyük bir eksiklik. 60 yıl içinde yaşanan ilk büyük şap hastalığı nedeniyle, danalar ve inekler telef oldu ve damızlık vasıflarını kaybetti. Besiciler büyük kayıplar yaşamaktadır.

Türkiye, cari açığı olan bir ülke ve tarım girdileri dünya genelinde yüksek. Hayvan yemlerinin yüzde 60’ı ithal ediliyor; bu da yem fiyatlarının yükselmesine neden oluyor. Türkiye'de mera hayvancılığı artık sona erdi. Kapalı ahır ve açık besicilik devam etmekte. Girdiler yüksek, enflasyon da oldukça fazla. Besiciler zor günler geçiyor ve küçük aile işletmeleri oldukça zor durumda. Devletin üreticilere ucuz yem ve düşük faizli destek sunması gerekiyor ki hayvancılık sürdürülebilir hale gelebilsin.”

reklam

YORUM YAP