reklam
reklam
DOLAR 44,2158 % -0.06
EURO 50,6047 % 0.05
STERLIN 58,5955 % -0.84
FRANG 55,9580 % 0.06
ALTIN 7.083,15 % -0,74
BITCOIN 72.593,31 2.244
reklam

2026'da Kıtlık ve Borçların Artışı Bekleniyor

Yayınlanma Tarihi : Google News
2026'da Kıtlık ve Borçların Artışı Bekleniyor
reklam

Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ekonomi bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Kamil Yılmaz'a göre, bu yılı %30'un üzerinde bir enflasyon oranıyla kapatacağız. 2026 sonu için belirlenen %19'luk enflasyon hedefinin gerçekleştirilemeyeceği de gün yüzüne çıkmış durumda. Prof. Dr. Yılmaz ile ekonominin geleceğine dair görüşlerini paylaştık.

Sıkı para politikasına rağmen, 2025 sonunda enflasyon %30’un altına düşmeyecek. Neler bekliyorsunuz?

Programın başlangıç hedefi, 2026 sonunda enflasyonu tek hanelere indirmek ve 2027 yılı itibarıyla %5'in altına düşürmekti. Ancak bu hedeflerin gerçekleşeceğini öngörmediğimizden, Merkez Bankası'nın %19’luk hedefinin tutulmasının da mümkün olmadığını belirtmek isterim. Bu yılı %30'un biraz üstünde bir manşet enflasyonla kapatacağımız kesin. 2023’ten bu yana, 2027'nin bir seçim yılı olduğu varsayımımı koruyorum. 2026’nın son çeyreğinden itibaren kamu bankalarının kredi musluklarını kademeli olarak açmasını bekliyorum. Bu durum, sıkı para politikasının ana makro göstergeler üzerindeki etkilerini zayıflatacaktır. Muhalefet adayları üzerinde yaşanacak siyasi baskılar, döviz kurunun beklenenden hızlı şekilde artmasına neden olabilir ve bu da yıl sonu enflasyonunun birkaç puan daha yükselmesine yol açabilir.

GENÇLERİ ETKİLEYEN DÜZENLEMELER

Ciddi bir gelir kaybı bekleniyor. Vatandaşları zor günler mi bekliyor?

Ekonomik koşullar belirgin şekilde zorlaştı, gelir dağılımındaki adaletsizlik daha belirgin hale geldi. 2026 için asgari ücretin 28.075 TL olması bekleniyor; bu rakam, 29.878 TL olan açlık sınırının yaklaşık %6 altında kalacak. Yıl içerisinde ikinci bir artış yapılmadığı varsayımında, sürekli enflasyon nedeniyle asgari ücretin yıl sonuna doğru açlık sınırının %30 altında kalacağı öngörülüyor.

Bu olumsuz tablo, vatandaşların 2026’daki sıkıntılarını üç açıdan artırabilir. İlk olarak, reel gelirdeki düşüş, zorunlu tüketim dışındaki harcamaların kısılmasına ve yaşam standartlarının düşmesine sebep olacak. Gelirin yetersiz kalması, vatandaşların borçlanmalarını ve borç ödemelerinde gecikmeleri de artıracak. Yetersiz beslenme ve eğitim/sağlık harcamalarının kısıtlanması, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde kalıcı etkiler bırakacaktır.

İFLAS SAYISI ARTABİLİR

Reel sektördeki durum pek iç açıcı değil. Daha fazla iflas ve işsizlik bekleniyor mu?

Yüksek faiz oranları işletmelerin sermaye ihtiyacını artırmakta, seçici kredi uygulamaları ise birçok firmanın nakit akışını zorlaştırmaktadır. TL’nin reel değer kaybı ve kurun kontrollü artışı, ihracatçıların rekabet gücünü zayıflatarak kapasite kullanımını ve kârlılığını düşürmektedir. Bu koşullar altında, konkordato ve iflas başvurularının artması olağan olacaktır. 2026’nın büyük bölümü boyunca bu eğilimin devam etmesi bekleniyor. İstihdam açısından ise, 'sessiz ayarlama' (fazla mesai azaltımı, kısa çalışma, yeni işe alımları durdurma) ve belirli sektörlerde işten çıkarmalar görülebilir. İşsizlik oranında yukarı yönlü riskler mevcut.

2025’i Aratmayacak Bir Yıl

2026 Türkiye ekonomisi, vatandaş ve reel sektör açısından nasıl bir yıl olacak?

2026’nın, 2025’den çok farklı bir yıl olacağını düşünmüyorum. Ana senaryo olarak enflasyonun düşmeye devam etmesini ve %24 ile yılı kapatmasını, büyümenin ise 2025’teki büyümeye (yaklaşık %4’ün üzerinde) tekabül etmesini mümkün görüyorum. Vatandaş açısından 2026’nın öne çıkan teması, yüksek fiyat seviyeleri ve gelirlerin gecikmeli uyumu olacak. Reel sektör için ise maliyet yönetimi, nakit akışı ve finansmana erişim daha da önemli hale gelecek. İç siyasi belirsizliklerin artması, küresel finansal koşulların sıkılaşması veya jeopolitik/emtia şokları gibi riskler gerçekleşirse, 2026 daha olumsuz bir yıl haline gelebilir. Bu nedenle 2026'nın, “zor ama yönetilebilir; risklere açık” bir yıl olarak tanımlanması daha doğru olacaktır.

En Acil Sorun: Enflasyon

Rahatlamanın ne zaman gerçekleşmesi bekleniyor?

2027 seçimleri yaklaştıkça geçici bir rahatlama yaşanabilir. 2026’nın son çeyreğinde yeniden yapılandırma ya da uzlaşma mekanizmalarının daha etkin bir şekilde devreye alınması gündeme gelebilir. Bu, iflas dalgasını tamamen sona erdirmese de hızını azaltabilir. Ancak, seçim sürecinde enflasyon yeniden artış göstereceği için bu iyileşme geçici olacaktır.

-Türkiye ekonomisinin en yakıcı üç sorunu nedir?

Türkiye ekonomisinin en acil problemi yüksek enflasyon olup, ikincisi gelir dağılımındaki bozulma ve verimlilik/ücret dengesi sorunudur. Üçüncü sorun ise hukuki ve kurumsal belirsizliktir.

Siyasi ortam ve operasyonlar ekonomik durumu nasıl etkiliyor?

Siyasi ve hukuki belirsizlikler ekonomiyi net bir şekilde etkilemektedir: Risk primlerinin artması, döviz talebini yükseltmekte, bu da kur üzerinde baskı oluşturmakta; kur geçişkenliği nedeniyle enflasyon düşüşü yavaşlamaktadır. Artan risk primleri, kamu ve özel sektörün borçlanma maliyetlerini artırarak, yatırım ve istihdam üzerinde olumsuz etkilerde bulunmaktadır. Bu mekanizmaları, 19 Mart 2025 sonrası belirgin bir biçimde gözlemledik. Hukuki öngörülebilirliğin kaybolması, yalnızca bir algı meselesi değil; direkt olarak kur, faiz, enflasyon ve büyüme dinamiklerini etkileyen bir makro risk unsurudur.

Hem Ekonomik Hem de Hukuki Kriz

Türkiye'nin krizden çıkması için bir çözüm var mı?

2021'den bu yana yaşananları yalnızca ekonomik kriz olarak değerlendirmek yerine, aynı zamanda hukuki ve kurumsal yönetişim krizi olarak görmek gerekir. Ekonomi politikaları güvene dayalıdır. Kuralların öngörülebilir olduğu, kurumların bağımsız ve hesap verebilir bir şekilde işlediği bir ortamda, enflasyon ve risk primi daha kolay düşer. Demokratik hukuk devleti standartlarına geri dönmeden ve kurumların (yargı, düzenleyici otoriteler, Merkez Bankası, TÜİK vb.) güvenilirliğini tekrar sağlamadan ekonominin istikrar kazanması mümkün değildir.

reklam

YORUM YAP

reklam

DÖVİZ KURLARI

  • Dolar DOLAR
    ALIŞ SATIŞ FARK
    44,1720 44,2158 % -0.06
  • Euro EURO
    ALIŞ SATIŞ FARK
    50,5246 50,6047 % 0.05
  • Sterlin İNG. STERLİNİ
    ALIŞ SATIŞ FARK
    58,5081 58,5955 % -0.84
  • Frang İSV. FRANGI
    ALIŞ SATIŞ FARK
    55,8652 55,9580 % 0.06
  • Kanada Doları KAN. DOLARI
    ALIŞ SATIŞ FARK
    32,2011 32,2477 % 0.07
  • Çeyrek Altın ÇEYREK ALTIN
    ALIŞ SATIŞ FARK
    11.331,65 11.580,95 % -0,74
  • Gram Altın GRAM ALTIN
    ALIŞ SATIŞ FARK
    7.082,28 7.083,15 % -0,74
  • Bitcoin BITCOIN
    FİYAT DEĞİŞİM
    72.593,31 2.244
reklam

DÖVİZ ÇEVİRİCİ

  • Satış
    Alış