

ŞEHRİBAN KIRAÇ / NEFES
Açlık sınırının altında açıklanan asgari ücret nedeniyle milyonlarca çalışan zor günler geçiriyor. DİSK verilerine göre, Türkiye’de 3.6 milyon işçi, yasal asgari ücretin bile altında bir maaşla yaşamaya çalışıyor. Her 100 işçiden 9’u asgari ücretin yarısını ancak kazanabiliyor.
Asgari ücretin %10 üstünde olan ücretleri de hesaba kattığımızda, 9.5 milyon işçi asgari ücret civarında veya altında bir gelirle hayatını idame ettirmeye çabalıyor. Ücretli çalışanların %87.3’ü (15.6 milyon kişi) asgari ücretin altı ile iki katı arasında sıkışmış durumda.
2026 yılında milyonlarca çalışan, 28 bin 75 liralık asgari ücretle açlık sınırının altında bir yaşam mücadelesi verecek. İşçi kesimi olmadan belirlenen 2026 asgari ücreti, ne işçileri ne de işverenleri tatmin etti. Uzmanlar, yanlış ekonomi politikalarının bedelini hem çalışanların hem de işverenlerin ödediğine dikkat çekiyor.
“Bu Ücret Kabullenilemez”
2026 için brüt olarak belirlenen 33 bin 30 TL asgari ücretin işverene maliyeti, 39 bin 553 TL oldu. Kesintilerin toplamı 4 bin 955 TL olduğunda net asgari ücret 28 bin 75 TL olarak belirlenmiş durumda.
Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay, “Geçen yıla göre %14.38’lik bir kaybımız var. 28 bin lira, taleplerimizi karşılamıyor. Bu rakam, ne kamuoyunun ne de bizim kabul edebileceğimiz bir rakam değil” açıklamasında bulundu.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ise, “Açlık sınırının altında kalan asgari ücreti kabul etmiyoruz. İnsanca yaşanabilir bir ücret istiyoruz. İktidar ülkemizi ucuz emek cennetine dönüştürme kararlılığında ise, biz de emeğimizi ve ekmeğimizi koruyacağız” dedi.
İşveren temsilcileri de, rekabette geri kaldıklarını ve asgari ücretin huzurlu bir toplum için önemli bir unsur olduğunu ifade etti.
“2026'da da Sıkıntı Çekeceğiz”
TOBB Konfeksiyon ve Hazır Giyim Sanayi Meclis Başkanı Şeref Fayat, hem çalışanların hem de işverenlerin mağduriyet yaşadığını belirtti. Fayat, “Eskiden asgari ücret açıklandığında en azından bir taraf memnun olurdu. Şimdi hiç kimse memnun değil. İşçi haklı olarak açlık sınırının altındayım diyor. İşveren de maliyet artışları nedeniyle rekabette geri kalmış durumda. 2026'nın ilk yarısında hem işveren hem de çalışan sıkıntı çekmeye devam edecek. Şu anki asgari ücret seviyesi yüksek olarak değerlendirilemez. Eğer döviz kuru baskılanmasaydı, asgari ücret daha yüksek olurdu” dedi.
“Vasatlık Tuzağına Giriyoruz”
İstinye Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Caner Özdurak, ucuz işgücüne dayalı büyüme stratejisinin Türkiye’yi bir “orta gelir tuzağından” öte, “vasatlık tuzağına” sürüklediğini vurguladı.
Özdurak, işgücü ödemelerinin milli gelirden aldığı payın azaldığını belirterek, “Ekonomik yönetimlerin enflasyonu kontrol altına almak için sadece ücret baskılama yöntemine başvurması temel bir hatadır. Dar ve sabit gelirli kesimleri daha da yoksullaştırarak enflasyonu düşürmeye çalışmak, iç pazarı daraltırken toplumsal huzursuzluğu ve kalifiye işgücü göçünü artırır” ifadelerini kullandı.



DOLAR
EURO
İNG. STERLİNİ
İSV. FRANGI
KAN. DOLARI
ÇEYREK ALTIN
BITCOIN