reklam
reklam
DOLAR 43,1482 % 0.03
EURO 50,4278 % 0.39
STERLIN 58,0717 % 0.31
FRANG 54,1383 % 0.48
ALTIN 6.354,76 % 1,65
BITCOIN 91.887,30 1.332
reklam

Yayınlanma Tarihi : Google News
reklam

Meclis’te “beyaz don” önlemi

MAHMUT AYDIN – TARIK IŞIK / NEFES

TBMM’nin 1 Ekim’deki yeni yasama dönemi açılışı, Atatürk Anıtı’nda düzenlenen törenle başladı. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Ulu Önder’in anıtına çelenk koyma görevini üstlendi. Fakat olay anında beklenmeyen bir kaza meydana geldi. Törende üniformalı bir polis, çelengi bırakmak için eğildiğinde pantolonunun arka kısmı söküldü. Bu durum, canlı olarak yayın yapan bazı televizyon kanallarında yer buldu. “İnsanlık hali” deyip geçtik, fakat bu talihsiz olayın ardından tören kıtasındaki polislerin, “kıyafet rengindeki iç çamaşırını giymeleri” gerektiği konusunda uyarıldıklarını öğrenmekteyiz. Peki burada “hata” kime ait? Kıyafet renginde iç çamaşırı giymeyen polise mi, yoksa polise uygun kalitede üniforma dikerken ihale sürecinde sorun yaşandığına mı? Bizce bunu sorgulamak daha mantıklı. Anlaşılan o ki, kıyafet ihalesinde ciddi sıkıntılar var. Asıl uyaran, üniformaları diken şirket olmalı.

CHP’de butlan kaygısı yerini İmamoğlu iddianamesine bıraktı

CHP Genel Merkezinin 38. Kurultay ile ilgili yaşadığı “mutlak butlan” davası, 24 Ekim tarihinde sonuçlanacak. Hükümsüz kalması için CHP, iki defa olağanüstü kurultay gerçekleştirdi. Genel Merkez, butlan kararının hükümsüz kalacağı düşüncesiyle rahat bir nefes almışken, Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan iddianameler gündeme geldi. Meclis kulislerinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ilgili üç ayrı iddianamenin hazırlandığı konuşuluyor. Bunlar, Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü, Ekrem İmamoğlu (Ahtapot) ve Ekrem İmamoğlu Kent Uzlaşısı iddianameleri olarak biliniyor. İddianamelerde, Genel Merkez yöneticilerinden 8-9 kişinin adının geçeceği söyleniyor.

AKP’ye göre Mecliste siyasi polemik yapılmazmış

TBMM’nin çatısı altında pek çok söz söylenmesi beklenirken, AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta bu düşünceye aykırı bir açıklama yaptı. Meclis Genel Kurulu’nda TBMM Başkanvekili Pervin Buldan ile İYİ Parti Grup Başkanvekili Turan Çömez arasındaki “ulak” tartışması sürerken Leyla Şahin Usta, söz alarak; “Verilen yetkiyi yanlış kullanmamak, hakarete dökmemek, burayı siyasi polemik ya da PR alanı haline getirmemek gerekiyor” dedi. Ancak siyasetle ilgili bu söylem, bizi hayrete düşürdü. Siyaset derken, polemik ve PR unsurlarının da dahil olduğu anlamına geliyor. Bu tartışmalar Meclis’te yapılmayacaksa, nerede yapılacak?

Ulak tartışmasında Buldan’a kadın vekillerden destek

TBMM Başkanvekili olarak birleşimi yöneten İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’in, “İmralı’dan haber taşıyorsunuz. Bir işiniz de ulaklık” ifadesine, Pervin Buldan’dan sert karşılık geldi. Hem iktidar hem de muhalefet kanadından kadın milletvekilleri Buldan’a destek verdiler. Buldan, kendisini ziyaret eden kadın milletvekillerine “Geri adım atmayacağım. Her platformda cevap vereceğim” belirtti.

Alkol Meclis’e nasıl girdi?

Meclis personelinin yemek yediği lokantanın girişinde, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü’ne ait bir broşür dikkat çekiyor. Bu broşürde gıda alerjilerine neden olabilecek besin maddeleri hakkında bilgi veriliyor. Sol alt köşedeki “kükürt dioksit ve sülfitler” ifadesi ile birlikte bir şişe ve kadeh dikkat çekiyor. Bu maddeler, şarapta koruyucu madde olarak kullanılıyor.

TBMM’de alkol servisi, 2018 yılının Mart ayından itibaren alınan bir karar ile tüm tesislerde kaldırıldı. Ayrıca, çanta veya poşetin içinde alkol şişesi ile X-ray’den geçerken yakalanmanız durumunda, içeride saklanması bile yasak. Ancak, “Alkol olduğu dönemde vekiller ya da konuklar sarhoş mu olup sorun çıkartıyordu?” sorusuna yanıt bulamadık. Meclis’te alkolün kaldırılmasının temel sebebinin, genel olarak kendine benzemeyenlere karşı tahammülsüzlük olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu dönem içinde alkol, Meclis’e sadece bu şekilde girebildi.

Vekilimin ağzına sağlık

TBMM kulislerinde ağız sağlığı ürünlerinin yerleştirildiği cihazlar dikkat çekti. Vekiller, burada gargara yaparak ağız sağlıklarını korumakta ve ferah bir tat elde etmektedir.

Bir milletvekili bu durumu değerlendirirken, “Gargara makinesi tamam, ama suyun kalitesine dikkat etmediniz” diyerek bir meseleye dikkat çekti. Bir başka vekil, kendisine uzatılan suyun üzerinde “Çene Suyu” ifadesinin olduğunu gösterdi. Vekil, “Vekilimin ağız sağlığına çifte destek” diyerek esprisini patlattı. Sohbete katılan bir kadın milletvekili de, “Çirkin söz söyleyen siyasetçiler için acı biber suyu” önerisinde bulundu. “Haksız” deme şansımız olmadı.

Vekillerin “ziyaretçi” ile imtihanı

Yeni yasama yılı başlayınca Meclis’teki ziyaretçi trafiği de katlanarak arttı. Özellikle grup toplantılarının yapıldığı salı ve çarşamba günleri ziyaretçi yoğunluğu zirveye çıkıyor. Bu ziyaretlerle ilgilenenler ise tabii ki milletvekilleri ve danışmanları. Neredeyse her milletvekili, yanında kalabalık bir grupla Meclis’te dolaşıyor. Ziyaretçilerin yol masraflarını ve konaklama gibi giderlerini karşılayan vekiller de mevcut. Her ne kadar ses çıkarmasalar da vekiller bu durumdan rahatsız. Bir milletvekilinin, “Ziyaretçilerimizi ağırlamaktan Genel Kurul’a giremiyoruz” demesi bu durumu gözler önüne seriyor. Diğer bir vekil ise, “Her milletvekili için kendi illerinde ofisler açılsın. Böylece vatandaş da Ankara’ya gelmek zorunda kalmaz” önerisini getirdi. Bu öneri mantıklı görünüyor.

İmralı satrancı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında devam eden Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, toplumun birçok kesiminden temsilcilerin düşüncelerini paylaştığı bir platform oldu. Bir zamanlar TBMM binasına girişi imkansız olan isimler bile Komisyonda haklarını ifade etti. Çalışmalarını büyük ölçüde tamamlayan Komisyon, DEM Parti sözcüleri tarafından temsilcilerin İmralı’ya gidip terörist Abdullah Öcalan ile görüşmesi önerisi dile getirildi. MHP lideri Devlet Bahçeli de bu öneriyi destekleyerek İmralı’ya gidilmesini istedi. TBMM Başkanvekili ve İmralı heyeti üyesi Pervin Buldan, İmralı’ya gidecek 5 kişilik komisyon üzerinde bir uzlaşma sağlandığını açıkladı. Ancak CHP Grup Başkanvekili ve Komisyon üyesi Murat Emir, CHP’nin toplantılarında böyle bir karar alınmadığını bildirdi. Biz de konuyu araştırdık; görünen o ki, AKP ve CHP üyeleri diğer partilerin açıklamalarını bekliyorlar. Her iki parti de, “Diğerleri açıklamalarını yapmadan biz neden açıklama yapalım?” görüşünde birleşiyor. Siyasi satrançta olabilecek hamlelerin gün geçtikçe azalması dikkate değer bir durum.

“I’m the big boss”

Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı’nın “Bana ‘ak teneke’ diyorlar” sözü, Meclis kulislerinde espri konusu olmaya devam ederken, yeni anekdotlar gündeme geldi. Karadağlı, Genel Müdür olduktan sonra bir süre özel misafirlerini makam odasında karşılamak için ayaklarını masanın üzerine koyarak ve İngilizce olarak, “I’m the big boss” (Büyük patron benim) şeklinde ifade etmeyi tercih etti. Karadağlı, Çocuk Esirgeme Kurumu’nda kalan çocukları kabul ederken bir çocuğun “en beğendiği oyuncu kim?” sorusuna, “Tamer Karadağlı” dediği belirtiliyor. Karadağlı, Genel Müdür olduktan sonra, “Ben dışişlerinden, Sükun Işıtan (Genel Müdür Yardımcısı) iç işlerinden sorumlu” ifadeleriyle genel müdürlüğü fiilen Sükun Işıtan’a devrettiği konuşulmakta.

reklam

YORUM YAP