reklam
reklam
DOLAR 43,1999 % 0.05
EURO 50,3868 % 0.16
STERLIN 58,2259 % 0.29
FRANG 53,9255 % -0.05
ALTIN 6.403,36 % -0,43
BITCOIN 96.270,73 1.188
reklam

Uzman İsim Uyardı: Ölümle Sonuçlanabilir

Yayınlanma Tarihi : Google News
Uzman İsim Uyardı: Ölümle Sonuçlanabilir
reklam

Prof. Dr. Duran Tok, H3N2 virüsünün influenza A grubuna ait bir grip virüsü olduğunu belirtti. Türkiye'de her yıl ekim ve kasım aylarında başlayıp, nisan-mayıs aylarına kadar devam eden grip sezonuna dikkat çekti.

Kapalı alanlarda artan öksürük ve hapşırık gibi solunum yolu semptomları sadece H3N2 virüsünde değil; domuz gribi, diğer influenza türlerinde ve çeşitli solunum yolu virüslerinde de artışa yol açıyor. Tok, H3N2 virüsünün bu yıl geçmiş yıllara göre daha yaygın olduğunu vurgulayarak, özellikle risk gruplarının dikkatli olması gerektiğini ifade etti.

Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tok, grip sezonuna dair şunları söyledi:

“Her yıl ekim-kasım döneminde başlayıp nisan-mayıs aylarına kadar süren grip sezonu, havaların soğumasıyla belirgin bir şekilde artış gösteriyor. Kapalı alanlarda geçirilen zamanın çoğalması, sadece H3N2'yi değil, domuz gribi, diğer influenza türlerini ve farklı solunum yolu virüslerinde de artışa sebep oluyor. Ancak bu yıl mutasyona uğramış H3N2’nin daha baskın olduğu biliniyor.”

Yeni H3N2 varyantının daha hızlı yayıldığına dair bazı öngörüler bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Tok, “Ancak daha ağır bir hastalık tablosuna yol açtığına dair kesin bir veri yok. 5 yaş altı çocuklar ve 50 yaş üzerindeki bireylerde hastalık daha ciddi seyredebilir. Ayrıca kronik akciğer, karaciğer ve kalp hastalığı olanlar, diyabet ve kanser hastaları, hamileler, küçük çocuklar ve obez bireyler yüksek risk grubundadır” şeklinde konuştu.

'Bazı Kişilerde Ateş Olmadan Seyredebilir'

H3N2 belirtilerinin genelde ani başladığını ve ateşin bu belirtiler arasında olmama olasılığının bulunduğunu kaydeden Dr. Tok, “Ateş, baş ağrısı, kuru öksürük, halsizlik, terleme, boğaz ağrısı, kas ve eklem ağrıları ile burun tıkanıklığı ya da akıntısı görülebiliyor. Ancak bazı kişilerde ateş olmadan da seyredebilir. Çocuklarda bulantı, kusma ve ishal de tabloya eşlik edebilir. H3N2 dahil influenza virüsleri, solunum yollarının koruyucu mekanizmalarını bozarak hastalığın ağır ve uzun sürmesine neden oluyor. Bu durum yeni enfeksiyonların eklenmesine zemin hazırlıyor. H3N2, ölümle sonuçlanabilen ve mutlaka ciddiye alınması gereken bir hastalıktır” ifadelerini kullandı.

'Kapı Kolları Sık Sık Dezenfekte Edilmeli'

Gripten korunmanın kişisel ve toplumsal önlemlerle mümkün olduğunu vurgulayan Dr. Tok, şu önerilerde bulundu:

“El hijyenine dikkat edilmeli, eller sık sık ve dikkatlice yıkanmalı, aralık-mart ayları arasında kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Mecbur kalındığında maske ve mesafe kurallarına uyulmalıdır. Hasta kişilerle yakın temastan kaçınılmalı, toplu yaşam alanlarında kapı kolları ve lavabo başlıkları sık sık dezenfekte edilmelidir.

Mevsimsel grip aşısı her yıl güncellendiği için, özellikle risk gruplarının ekim-kasım aylarında aşılarını yaptırması gerekmektedir. Düzenli uyku, dengeli beslenme, düzenli egzersiz, vitamin eksikliklerinin (özellikle D vitamini) giderilmesi ve moral-motivasyonun korunması bağışıklık sistemi için büyük önem taşımaktadır.”

reklam

YORUM YAP