

Bilim insanları, hem Alzheimer hem de kanserin bir kişide aynı anda bulunmasının neden nadir görüldüğünü nihayet aydınlatmış olabilir.
2020 yılında yayımlanan kapsamlı bir çalışmada, kanser tanısı almış bireylerde Alzheimer gelişme riskinin yaklaşık %11 oranında azaldığı belirlenmişti.
Bununla birlikte, bu bağlantının değerlendirilmesi, kanser hastalarının Alzheimer belirtileri ortaya çıkmadan önce hayatlarını kaybetme riski ve bazı kanser tedavilerinin bilişsel işlevleri olumsuz etkileyerek Alzheimer teşhisini gizleyebilmesi gibi faktörler yüzünden mümkün olmamıştı.
ARAŞTIRMACILAR ÇİN’DEN GELDİ
Fareler üzerinde gerçekleştirilen 15 yıllık yeni bir inceleme, kanser hücrelerinin ürettiği bir proteinin Alzheimer ile ilişkilendirilen zararlı protein kümelerini parçalayabildiğini ortaya koydu.
Çin'in Wuhan kentinde bulunan Huazhong Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden nörolog Youming Lu ve ekibi, Alzheimer ile kanseri birlikte inceleyebilecekleri uygun bir model oluşturmak amacıyla altı yıl boyunca çalıştılar.
Sonuç olarak, araştırmacılar insanlarda akciğer, prostat ve kolon kanserine sebep olabilen üç farklı tümörü, Alzheimer bulunan farelere aktardılar. Fakat kanserli farelerde Alzheimer’a özgü beyin plakaları oluşmadı.
BİR PROTEİN ETKİSİ
Araştırmacılar, kanser hücreleri tarafından salgılanan proteinleri tek tek inceleyerek, kan-beyin bariyerini geçebilen ve beyne ulaşabilenleri belirlemeye çalıştı. Altı yılı aşan bu detaylı incelemenin sonucunda yalnızca bir proteinin bu koşulu sağladığı belirlendi.
Sistasin C adı verilen bu proteinin beyne ulaşabildiği ve Alzheimer’da görülen zararlı protein kümelerini parçaladığı tespit edildi.
Uzmanlara göre, Sistasin C’nin etkisini taklit eden ya da arttıran ilaçlar gelecekte Alzheimer tedavisi için yeni bir yöntem sunma potansiyeline sahip olabilir. Ancak araştırmanın daha başlangıç aşamalarında olduğu vurgulanıyor.


