

Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi'nde 20 yıllık deneyime sahip Dr. Gül Kahraman, bir eczacı arkadaşının istediği üzerine yüksek polifenollü zeytinyağlarının kanser tedavisine olan etkileri hakkında bir araştırma gerçekleştirdi. Dr. Kahraman, bu süreçte Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden Prof. Dr. Mücahit Taha Özkaya ile tanışarak zeytinyağı hakkında kapsamlı bilgi edindiğini belirtti. “Daha sonra moleküler deneylere geçtik ve önemli veriler topladık. Kanserde bu yağların nasıl kullanılacağını, hangi moleküllerin daha etkili olduğunu ve kanser ilaçlarıyla nasıl sinerjik çalıştıklarını araştırdık” dedi.
Tavşan Yüreği Zeytinyağının İnanılmaz Etkisi
Moleküler deneyler için Antalya'dan tavşan yüreği ve farklı bölgelerden çeşitli zeytinyağları yollandığını ifade eden Dr. Gül Kahraman, “Bu zeytinyağlarının kimyasal ve biyolojik analizlerini gerçekleştirdik. Tavşan yüreğindeki düşük polifenol seviyesinden dolayı bu çalışmayı bırakmayı düşündüm. Ancak biyolojik deneylere devam ettiğimde, tavşan yüreğinin hücre kültürü üzerindeki etkinliğinin kemoterapi ilacı kadar etkili olduğunu keşfettim. Bu sonuçları görünce tavşan yüreği üzerinde yoğunlaştım” diye belirtti.

Faz 2 ve 3 Çalışmaları Sürecek
Araştırmalarda tavşan yüreği ve kimyasal bileşiklerin oranlarına yoğunlaştıklarını belirten Dr. Gül Kahraman, “Hayvan deneyleri ve ardından insan deneyleriyle, izole edilen molekülleri ilaç haline getirebiliriz. Zeytinyağını sağlık için günlük olarak tüketmek önemli. Ancak bu bir ilaç değildir. Faz-2 çalışmaları deney hayvanları üzerinde, Faz-3 çalışmaları ise klinik deneyler olacaktır. Sonuçları görmek için bakanlıktan onay almamız gerekecek. Bir sonraki adımımız, gösterdiğimiz fenolik bileşikleri tek tek izolasyona tabi tutmak ve bunların kombinasyonlarını farklı kanser türlerinde test etmek. Kanserle ilgili zeytinyağı çalışmalarıma devam edeceğim. Beslenme, diyet alışkanlıkları ve egzersiz ise sağlıklı yaşam için bir üçgen oluşturmakta. Yemeklerinizde ve günlük yaşamınızda kesinlikle zeytinyağına yer verin.” şeklinde konuştu.
Deney 10 Kez Tekrarladı
Antalya Ticaret Borsası tarafından düzenlenen 'Zeytinyağı Çalıştayı'nda üreticilere bir sunum gerçekleştiren Dr. Gül Kahraman, “Deneylerimde kullandığım dört zeytinyağı arasından en yüksek fenolik bileşen oranına sahip olanı seçmekteydim. Ancak biyolojik analizler yapmaya da karar verdim çünkü tavşan yüreğinin fenol oranı oldukça düşüktü. Biyolojik analiz sonuçlarında, karaciğer kanser hücreleri üzerinde uyguladığım tedavinin etkisini gözlemledim. Dört saatlik inkübasyondan sonra, tavşan yüreğini barındıran kuyucuklar ile kemoterapi uygulanan kuyucukların renk açılma oranı aynı seviyedeydi. Makinede yaptığımız hücre sayımlarında inanılmaz değerlere ulaştım. ‘Yanlış yaptım sanırım’ diyerek bu deneyi tam 10 kez tekrarlamak zorunda kaldım” ifadelerine yer verdi.

Sentetik İlaçların Kullanımını Azaltma Yöntemi
Zeytin bitkisinin 4 bin yıllık geçmişe sahip olduğunu ve Mezopotamya'dan dünyaya yayıldığını vurgulayan Dr. Kahraman, “Tavşan yüreği, Antalya'nın coğrafi bir çeşitliliğidir. Zeytin, biyoçeşitlilik açısından çok değerli bir ürün. Bilim dünyası, sentetik ilaçların vücutta bıraktığı zararlarda hemfikir. Kanser ilaçlarının kendileri aslında primer kanserojen ajanlardır. Şimdi bilim insanları, bu ilaçların minimum dozda kullanımının yollarını araştırıyor. Yani biyoaktif moleküllerin ilaçlarla birleşmesi ve etkisini artırmasıyla sentetik ilaçların daha az kullanımı mümkün mü? Tavşan yüreği zeytinyağında bunu gerçekleştirebildiğimizi gördük, çünkü normalde kullanılması gereken 10 birimlik bir ilaç yerine 1 birim yeterli oldu” diye dile getirdi.
Dünyanın En Sağlıklı Zeytinyağı
Öte yandan, İspanya Cordoba Üniversitesi'nde yapılan incelemelerde, Antalya'ya özgü coğrafi işaretli tavşan yüreği zeytininden elde edilen oleokantal oranının, dünyada bulunan türler içinde en yüksek zeytinyağı olduğu tespit edildi. Diğer zeytin türlerinde 5 kilodan 1 litre yağ elde edilirken, tavşan yüreği zeytinde 14 kilodan 1 litre yağ çıkabiliyor. Litre fiyatının ise 1500 TL'den başladığı bildiriliyor.


