reklam
reklam
DOLAR 44,6304 % 0.11
EURO 52,5769 % 0.46
STERLIN 60,2952 % 0.18
FRANG 56,5729 % 0.29
ALTIN 6.812,73 % -0,26
BITCOIN 73.651,63 0.772
reklam

Gençlerin Yeni Kabusu: Bel Fıtığı

Yayınlanma Tarihi : Google News
Gençlerin Yeni Kabusu: Bel Fıtığı
reklam

Yapılan araştırmalar, şiddetli bel ve bacak ağrısının en yaygın nedenlerinden biri olan bel fıtığına bağlı sinir kökü sıkışmasının yaşam süresince ortaya çıkma riskinin dünya genelinde yüzde 3-5 civarında olduğunu göstermektedir. Türkiye'de ise her 4 kişiden 1'inin son bir yıl içinde bel ağrısı yaşamış olması dikkat çekmektedir. Acıbadem International Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Özkan Yükselmiş, genellikle 30-50 yaş aralığında görülen bel fıtığının modern yaşam koşullarının etkisiyle son yıllarda 20'li yaşların başında ve hatta üniversite çağındaki gençlerde giderek artış gösterdiğini belirtti. Yükselmiş, “Telefon, tablet ya da bilgisayar karşısında kambur pozisyonda uzun süre oturmak, hareketsiz bir yaşam sürmek, egzersiz sırasında hatalı teknikle ağırlık kaldırmak ve fazla kilolu olmak, özellikle gençlerde bel fıtığının artışında en sık görülen nedenlerdir” dedi.

Ağrı 2 Hafta Sürerse!

Omurgamızdaki bel omurları arasında yer alan ve “disk” olarak adlandırılan yastıkçıkların zamanla yıpranarak dışarı doğru bombeleşip sinir köklerine baskı yapması bel fıtığı olarak tanımlanıyor. Ani başlayan ya da giderek artan bel ağrısı, belden başlayarak bacağın arkasından topuğa kadar inen “elektrik çarpması” ya da “çekilme tarzında” ağrı, hissizlik ve iğnelenme (bacakta, ayakta veya parmaklarda) ile belde kas spazmı, sık görülen şikayetler arasındadır. Hastaların çoğu belirtileri 'geçer' düşüncesiyle görmezden gelerek doktora gitmeyi geciktirmektedir. Hastalığın ilerlemesiyle ağrının kronikleşmesi ve şiddetinin artması günlük aktiviteleri ciddi şekilde kısıtlayabilir ve acil ameliyat gereksinimi doğabilir. Yükselmiş, bel fıtığının erken belirtilerini ihmal etmemek gerektiğini vurgulayarak, “İlaç ve istirahate rağmen yaklaşık 2 hafta süren şiddetli bel ve bacak ağrısında zaman kaybetmeden bir doktora başvurmak son derece önemlidir” uyarısında bulundu.

İlk Basamak Fizik Tedavi

Fizik tedavi ve rehabilitasyon, bel fıtığında ameliyatsız tedavi yöntemlerinin temel taşını oluşturmaktadır. Yüzeyel ısı uygulamaları, derin ısı ajanları, elektrik akımları, manuel terapi ve traksiyon, esneme ile güçlendirme egzersizleri, duruş ve ergonomi eğitimi, fizik tedavinin başlıca yöntemlerindendir. Yükselmiş, bu yöntemlerin genellikle tek tek değil, kombine şekilde uygulandığını ve hastanın kliniğine ile MR bulgularına göre kişiselleştirildiğini vurgulamaktadır. Ayrıca, ilaç ve fizik yöntemlerine rağmen ağrısı çok şiddetli olan veya ameliyat öncesi “ara basamak” tedavisine ihtiyaç duyan hastalarda epidural veya transforaminal gibi girişimsel yöntemlerin de gündeme geldiğini belirtmiştir.

Ameliyat Şart Mı?

Yaygın inanışın aksine, bel fıtığı tanısı alan hastaların büyük bir kısmı ameliyatsız tedavi olabilmektedir. İdrar kaçırma, ileri derecede güç kaybı ve felç gibi acil durumlar söz konusu değilse, öncelikle konservatif (ameliyatsız) tedavilerin denenmesi önerilmektedir. Yükselmiş, “Veriler, erken tanı sayesinde ameliyata gerek kalmadan başlanan fizik tedavi, egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemeleriyle şikayetlerin belirgin şekilde düzeldiğini, hastaların günlük yaşamlarına dönebildiğini göstermektedir. Bazı hastalarda şikayetler neredeyse tamamen ortadan kalkarken, bazı hastalarda hafif ve aralıklı ağrılar kalıcı olabiliyor; bu noktada düzenli egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleri devreye giriyor” ifadesini kullanmıştır.

Bel Fıtığının 7 Önemli Sebebi

Genetik Yatkınlık: Ailede bel fıtığı öyküsü varsa, disk yapısı daha kolay yıpranabilir.

Yaşa Bağlı Yıpranma: Diskler yaşla birlikte su kaybederek esnekliğini yitirir. Bu doğal süreç fıtıkla sonuçlanabilir.

Hareketsiz Yaşam: Düzenli egzersiz yapmamak ve hareketsiz yaşam bel fıtığı riskini artıran faktörler arasındadır. Çünkü, bel ve karın kasları güçlü değilse, omurganın yükünü diskler ve eklemler taşımak zorunda kalır.

Yanlış Duruş ve Uzun Süre Oturma: Kambur pozisyonda saatlerce telefon veya tablet kullanmak omurgaya binen yükü artırır. Ayrıca bilgisayarda çalışırken veya araç kullanırken uzun süre yanlış pozisyonda oturmak ve eğilerek çalışmak da bel fıtığına neden olabilir.

Ağır Kaldırma ve Ani Hareketler: Eğilerek ve gövdeyi çevirerek ağır bir yük kaldırmak diskin aniden yırtılmasına ve fıtığın ortaya çıkmasına sebep olabilir.

Fazla Kilo: Vücut ağırlığı arttıkça bel omurlarına binen yük de artmaktadır.

Sigara: Disklerin beslenmesini bozarak daha hızlı yıpranmasına sebep olabilir.

reklam

YORUM YAP