

ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland'ı ABD topraklarına katma isteği, özellikle Venezuela operasyonunun ardından Avrupa'da derin endişelere yol açtı.
Danimarka Krallığı'na bağlı özerk bir bölge olan Grönland'da halkın büyük çoğunluğu ABD'ye bağlanmaya karşıyken, Trump ve diğer ABD'li yetkililer Grönland'ın “ABD'nin ulusal güvenliği için gerekli” olduğunu daha güçlü bir şekilde ifade etmeye başladı.
Politico haber kuruluşu, Avrupa Birliği (AB) yetkilileri, NATO kaynakları, savunma uzmanları ve diplomatlarla yaptığı görüşmelere dayanarak Trump yönetiminin Grönland'ı ele geçirmek için izleyebileceği yöntemleri kaleme aldı.
1. ADIM: BAĞIMSIZLIK FİKRİNİ GÜÇLENDİRMEK

Trump, göreve başlamasıyla birlikte Grönland'ın bağımsızlığı konusunu dile getirmeye başladı. Bağımsız bir Grönland, ABD ile doğrudan anlaşmalar yapma yetisine sahip olsa da, mevcut durumda Kopenhag'ın onayı gerekmektedir.
Grönland'da bağımsızlık için referandum yapılması ve sonrasında Danimarka ile müzakereler gerçekleştirilmesi gerekiyor. 2025'te yapılan bir ankete göre Grönlandlıların %56'sı bağımsızlık isterken, %28'i karşı çıkıyor.
Danimarka basınında yer alan haberlere göre, Trump'a yakın Amerikalılar son zamanlarda Grönland'da gizli “etki operasyonları” yürüttü. Danimarka istihbaratı PET, bölgenin çeşitli etki kampanyalarının hedefi olduğunu bildirdi.
Kullanılan yöntemler arasında sosyal medya manipülasyonu ve “kaçınılmazlık algısı” yaratma bulunmaktadır. Uzmanlar, bu etki operasyonunun Rusya'nın Moldova, Romanya ve Ukrayna'daki yöntemlerine benzer olduğunu vurguluyor.
2. ADIM: CAZİP BİR TEKLİF

Grönland bağımsızlık yoluna girerse, ABD'nin bir sonraki hamlesinin bölgeyi etki alanına almak olabileceği düşünülüyor. Ancak Grönland'da ABD'ye bağlanma fikri büyük ölçüde reddedilmektedir.
Bağımsızlık anketlerinde halkın %85'i ABD'nin bir parçası olmayı istemediğini ifade etmiştir.
Trump yönetiminin gündeminde başka bir seçenek de bulunuyor: Serbest Birlik Anlaşması (COFA). ABD'nin Mikronezya, Marshall Adaları ve Palau ile yaptığı bu anlaşmalar, askeri özgürlük karşılığında bu bölgelere güvenlik ve ekonomik destek sağlıyor.
Grönlandlı siyasetçi Kuno Fencker, Politico'ya yaptığı açıklamada ABD ile ikili anlaşmaların ya da COFA benzeri bir modelin halk oylamasına sunulabileceğini belirtti. Ancak Danimarkalı askeri uzmanlar, Trump ile yapılacak bir müzakerede Grönland'ın zayıf bir taraf olacağına dikkat çekiyor.
3. ADIM: AVRUPA'YI İKNA ETMEK

Avrupa ülkeleri, Grönland'ın Danimarka'dan koparılmasına karşı durmakta. Ancak ABD'nin elinde güçlü bir koz olan Ukrayna, bu durumda kullanılabilir.
Bazı diplomatlara göre Washington, Ukrayna'ya daha güçlü güvenlik garantileri verilmesi karşılığında Avrupa'nın Grönland talebine onay vermesini isteyebilir. Bu durum Avrupa için “acı bir pazarlık” olarak değerlendiriliyor.
4. ADIM: ASKERİ MÜDAHALE İHTİMALİ
Danimarka ya da Grönland, tüm bunlara rağmen ABD himayesine hayır derse ne olur?
Politico'ya konuşan uzmanlar, ABD'nin Grönland'ı zorla ele geçirmesi durumunda önemli bir engelle karşılaşmayacağını düşünüyor.

ABD'nin kuzeydeki Pitufikk Uzay Üssü'nde yaklaşık 500 askeri personelin bulunduğu ve Danimarka'nın bölgedeki askeri varlığının oldukça sınırlı olduğu belirtiliyor. Danimarka Savunma Koleji'nden Thomas Crosbie, Trump'ın askeri müdahalede bulunarak Grönland'ı kontrol altına alabileceğini ifade ediyor. Uzmanlar, ABD'nin Grönland'ın başkenti Nuuk'u yarım saatten kısa sürede ele geçirebileceğini söylüyor.
Peki ya NATO?
Ancak bu son adımın atılmasının uluslararası hukukta hiçbir dayanağı olmadığını ve ABD Kongresi'nin onayı olmadan 60 günden uzun süremeyeceği belirtiliyor.
Uzmanlar böyle bir müdahalenin NATO'nun sonunu getirebileceğine dikkat çekiyor. ABD Avrupa Kuvvetleri'nin eski Komutanı Ben Hodges, bunun müttefiklerin ABD'ye olan güvenini sarsacağını ve istihbarat paylaşımından üs erişimine kadar birçok alanda ciddi zarar vereceğini vurguluyor.


